........Bu şehri silerken elleri nasır tutanlar ve sehirden silinenler..Çetrefilli hayatlar, ekmek parası için gül satan ufaklıklar ve arabalarının filmli camlarından burun kıvıran hegomanyalar,yanlış yolda olanlar,katli vacip sayılanlar.... yazımın devamını okumak isterseniz profilimdeki linkten bu yazıma ve diğerlerine ulaşabilirsiniz :)
Ne yaparsın Tanrım, ben ölürsem eğer?
Ben senin testinim(ya kırılırsam?)
İçtiğin içki benim(ya bozulursam?)
Senin giysinim ve uğraşınım
anlamınıda yitirirsin benimle.
Benden sonra olmayacak evin ve orada
seni içtenlikle selamlayacak sözcükler.
Yorgun ayaklarınıkadife terlikler gibi
saran ben, olmayacağım
Sırtındaki bol harmaniden de olacaksın.
Yanağımla, sıcak bir yastıkta gibi
ağırladığım bakışların gelecek,
arayacak beni hemde uzun süre-
ve bırakacak kendini günbatımında
yabancı taşların kucağına.
Ne yapacaksın Tanrım?Korkuyorum.
İyi bir yaşamım yok muydu? Yaşamımın giderek daralan bir dehlize geri dönülmez bir biçimde dönüşmekte olduğunu kime anlatabilirdim? Çektiğim işkenceyi, uykusuz gecelerimi, intiharla flört etmemi kim anlayabilirdi?