Bir oyun mu koyacaksınız sahneye,parçalara bölün onu!
Becerebilmelisiniz böyle bir etli yemeği;
Düşünüldüğunde kolaydır bu.
Siz oyunu bütün sunsanız ne işe yarar?
Seyirci nasıl olsa onu didik didik parçalar.
Görmuyor musun?
Tepemde kara bulutlar var
Bugün günlerden pazar
Üstüme yürüyen duvarlar var
Bir yelkenlim var güngörmez yakacı mavi
Sonsuzluğa demirlemiş gövdeyi
Çünkü ne bu mavi göklerin ne de kara bulutların rotası belli
sonsuzluğa demirledim gövdeyi
denizde yüzen umutlar var
bu umutlar oltaya gelir, yemi yer ve giderler.
-Zeynep Eriş
Sigara ve esrar içtiğimi, tüm dilleri boğuk seslerle konuşmakla lanetlendiğimi , morfini ve demerol'u ve tekilayı ve agav içkisini,kadınları ve erkekleri sevdiğimi söyleyecekler. Omuzlarımın illuzyonunu silkecek ve bir su kadını olduğumu söyleyeceğim; bir araç ya da üzerinde yelken açabileceğiniz ya da kiralayabileceğiniz bir şey değil. Onun yerine ben bir akarsuyum, nehirim,akan bir kaynağım , denizin kendisiyim. Onun tüm yağmurlu çıkarımlarıyım. Ve sen o paslı pusulanla, ne bilirsin ki aşkı?