Aganta Burina Burinata

8,1/10  (31 Oy) · 
110 okunma  · 
26 beğeni  · 
1.422 gösterim
"Balıkçılar, sünger avcıları, dalgıçlar, gemiciler...Halikarnas Balıkçısı'nın hikaye ve romanlarıyla gelen bu tipler, sadece edebiyata ilk kez geldikleri için ilginç değildirler. Balıkçı, denize bağlı olarak, güzelliği, özgürlüğü, başkaldırıyı, insanoğlunun geçmişteki ve gelecekteki arayışlarını kayıplarını, bunalımlarını, korkularını, ışığı kırar gibi kendiliğinden alabildiğine etkin bir anlatımla ortaya koyarak, çağdaş insancıl bakışla eski uygarlıklar arasındaki bağları göstermiştir.

Balıkçı'nın ilk romanı olan Agata Burina Burinata, yazarın şiirli ve müzikli dilinin, doğa ve insan sevgisinin, tanıtım ve duygusal gücünün en güzel örneklerinden biridir.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    192
  • ISBN:
    9789754941883
  • Yayınevi:
    Bilgi Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Emine Acarer Sarı 
27 Mar 14:33, Kitabı okudu, 12 günde, Beğendi, 8/10 puan

Bazı insanlar kara insanıdır, bazıları ise deniz... Bir kere aldılar mı denizin, tuzun kokusunu; işittiler mi dalgaların sesini vazgeçemezler ondan asla... Ölüme gideceklerini, bir mezar taşlarının olmayacağını bile bile... Kim engellemeye çalışırsa çalışsın deniz çeker onları kendine. Aganta burina burinata'da kendinizi Mahmut'la birlikte kah masmavi denizde bulacaksınız kah fırtınanın ortasında. Bodrum canlanacak gözlerinizin önünde tüm güzelliği ile. Tek sorun denizcilikle ilgili terimlerin fazlalığı.

@sevgul 
11 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

okurken zevk almıştım; fakat aman aman birşeyler kattığını söyleyemem.Deniz ile ilgili terimler çok fazla sözlüğe başvurmştum ben okuduğum zamanlarda.Çerez niyetine okuyabilirsiniz diyebilirim=)

Meşrebi Kalender 
07 Tem 12:32, Kitabı okudu, 3 günde, 7/10 puan

Bu, yüzyıllardır yaşanan gerçek bir hikayedir. Artık hayatta olmayan kahramanlara ve onlara sevgi duyanlara saygımızdan, gerçek konuşmalar olabildiğince “edep ya hu” çerçevesinde aktarılmaya çalışılmıştır. Aşağıdakiler sadece “meal”dir, tefsiri size kalmış efenim…

İTİNA İLE EMİR TELAKKİ EDİLİR

Uzun Zaman Önce Çok Çok Uzak Bir Galakside....

- Efendimiz, efendimiz… Sormayın başımıza geleni.

- yine ne oldu Olric! Bir gün ayaklarımı uzatıp keyfime bakamayacak mıyım şu hayatta. Her gün mü bu milleti kurtaracağım ?

- Efendimiz ne deseniz haklısınız ancak siz “üst akıllı” lar olmadan biz bu kaosu atlatamayız. Emir telakki etmek zorunda olduğumuz çok acil bir konu var.

- O zaman ne duruyorsun hemen emir telakki edelim.

- Bunu nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum. Ancak bir şey öğrendik ki; halkın bunu duyması halinde felaket olur bütün inanç sistemi kökünden sarsılır. Peygamberimiz, sonradan halife de olacak damadına zamanında bir “katır” hediye etmiş ve adı da “düldül” müş.

-Ne diyorsun sen, bu bir felaket. Ne demek bu ya hiç peygamber katır hediye eder miymiş. Peygamberin karizmasına uygun mu bu. Kesinlikle bu bir iftiradır. Gelişmemizi istemeyen dış mihrakların oyunu bu. Tekrar araştırın !

- Efendimiz, defalarca araştırdık ama üzülerek söylüyorum ki kesinlikle katır hediye etmiş.

- At o düşünceyi kafandan Olric! At diyorum sana at, at, at …. Aha buldum “at”.

-Nassı efenim ?

- O inatçı katır oldu sana at! Ünlü bir kılıcı da yok muydu halifemizin. Tamamdır. Hemen kitaplara resimler çizilsin halifemiz beyaz bir atın üzerinde elinde kılıcı ile düşmanlarını yenerken…
Kesinlikle tek bir kusur bırakmamalıyız her şeyi yeniden dizayn etmeliyiz. Biliyorsun daha önce de Kuranımızdaki Abese suresinde ne zorluklarla karşılaştık. Neymiş efenim yüce Allah’ımız peygamberimizi ikaz etmişmiş. Kesin yanlış çeviriydi.Peygamberimizin imajını sürekli korumalıyız. Konumuza dönersek eminim ki ikisi de yaşasalardı dinimizin geleceği açısından bu ufak değişiklikleri mazur görür ve hatta en büyük destekçileri olurlardı. Çok sevaba girdiğimi düşünüyorum Olric çook.…

Çok Daha Yakın Bir Zaman Önce Çok Çok Daha Yakın Bir Galakside...

- Efendimiz, efendimiz… Sormayın başımıza geleni.

- yine ne oldu Olric! Bir gün ayaklarımı uzatıp keyfime bakamayacak mıyım şu hayatta. Her gün mü bu milleti kurtaracağım ? Aha dejavu oldum Olric!

- Efendimiz ne deseniz haklısınız ancak siz “üst akıllı” lar olmadan biz bu kaosu atlatamayız. Emir telakki etmek zorunda olduğumuz çok acil bir konu var. Vallahi ben de dejavu oldum efenim hatta hala oluyorum.

- O zaman ne duruyorsun hemen emir telakki edelim.

- Efendim bildiğiniz gibi sigara alışkanlığına karşı verdiğimiz büyük mücadele devam ediyor.

-Tek bir sigara içen kalmayıncaya kadar da devam edecek Olric.

-Zıpırlardan bazıları, bizi biraz köşeye sıkıştırdı. Atamızın fotoğraflarından bir çoğunda sigara olduğunu , o şeytan icadı sosyal medyada paylaşıyorlar.

- Olmaz Olric! Buna kesinlikle izin veremeyiz .Atamızın imajının sarsılması demek ülkenin bölünmesi demektir. Tek bir kusur kalmadan tüm pürüzleri ortadan kaldırmalıyız. “Kadro Hareketi” zamanında bunu adam gibi yapsaydı hiç uğraşmayacaktık…
Neyse acaba elindeki sigarayı misvakla mı değiştirsek ? Yo yo bu seferde dinciler durumu kendi çıkarlarına kullanırlar … Ya da Red Kit ‘e yaptığımızı yapalım ağzındaki sigarayı saman parçası ile değiştirelim…. Bu da olmaz, olmaz, olmaz… Evreka! Sigara yerine bir şey koyacağımıza ,ithal edip millileştirdiğimiz teknolojimizi kullanıp, sigara olan yerleri tamamen silelim. Böylece hiç sigara içmemiş gibi olur yani kusursuz…
Hem eminim ki kendisi de yaşasaydı, nasıl daha önce ispat ettiğimiz gibi bizim tutuğumuz futbol kulübünü tutup, oy verdiğimiz partiye oy vereceğine göre, cumhuriyetimizin geleceği açısından bu ufak değişiklikleri de mazur görür ve hatta en büyük destekçileri olurlardı. Çok çağdaş hissediyorum kendimi Olric çook...

- Efendim muhteşemliğinizi yine gözümüze gözümüze soktunuz. Maşallah efenim. Ama çıkmadan çok küçük bir konu daha var incir çekirdeğini doldurmayacak cinsten onu da arz edeceğim izninizle. Efenim bir kitap var kitapta insanın hedefleri için, yaşamak istediği hayat için; tüm zorluklara karşı gelmesi, ekmek elden su gölden yaşasa bile onları elinin tersiyle itmesi mücadele edip onu elde etmesini tembihliyor.

- Buna izin veremeyiz. Herkes her istediğini yaparsa bizim istediğimizi kim yapacak Olric? Bu anarşidir bu terördür, halkı kışkırtmaktır… Olmaz derhal kitap toplatılsın, yazarı teröre destekten içeri atılsın. Hatta öyle bir bastıralım ki üstüne bundan sonraki yazacaklarını biz bir şey demeden direkt kendisi oto sansürlü hali ile yazsın. Aramızda kalsın bu daha çok hoşuma gidiyor.

- Efenim yazar sizlere ömür…

-Bak bu olmadı işte. Bir dakika, bir dakika ! bahsettiğin kitap elindeki kitap mı yoksa?

- Evet yüce efendimiz.

- Olric bazen gerçekten çok saçmalıyorsun. Bu kitap MEB zoruyla derslerde okutulan bir kitap bundan kimseye zarar gelmez. Hadi onu bırak kitabın ismine bak “Aganta Burina Burinata”… Vay anam vay kitap değil İspanyol boğa güreşçisi ismi sanki! Rahat ol Olric, ismini bile telaffuz edemedikleri bir şeyi mi okuyacaklar ?

( Olric ve Yüce Efendi yavaşça çıkarlar, ışıklar söner ve perde yine yeni yeniden üstümüze kapanır…)

ASLI 
21 Eyl 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Severek okumuştum. Denize karşı ilgim yok ve hayatımda hiç deniz görmedim ama denizle ve denizcilikle ilgili terimler çok hoşuma gitti. Ayrıca Halikarnas Balıkçısının şimdiye kadar okuduğum tek kitabı , devamının gelmesi dileğiyle önerdiğim bi kitap :)

Enes ESEN 
20 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Balıkçılar, sünger avcıları, dalgıçlar, gemiciler... Halikarnas Balıkçısı'nın hikâye ve romanlarıyla gelen bu tipler, sadece edebiyata ilk kez geldikleri için ilginç değillerdir. Balıkçı, denize bağlı olarak, güzelliği, özgürlüğü, başkaldırıyı, insanoğlunun geçmişteki ve gelecekteki arayışlarını, kayıplarını, bunalımlarını, korkularını, ışığı kırar gibi kendiliğinden alabildiğine etkin bir anlatımla ortaya koyarak, çağdaş insancıl bakışla eski uygarlıklar arasındaki bağları göstermiştir. Denizi ve denizcilerin hayatını tüm saflığıyla ortaya koymuştur. Tadı hala damağımda. Teşekkürler Kaptan...

Nuray Kirik 
07 Ara 2015, Kitabı okudu, 12 günde, Beğendi, 10/10 puan

Deniz kokan denizi anlatan bir eser.Denizle ilgili birçok terimi barındırmasına rağmen sürükleyicidir.Yazar çocukluğunun geçtiği egeyi de anlatmıştır.

Emre Küçük 
01 Nis 08:42, Kitabı okudu, 7/10 puan

Deniz ve toprak arasında gidip gelen bir yaşam. Yazar Kara (Toprak) ile denizi de karşılaştırıyor eserde. Özellikle denizin anlatıldığı bölümler insanı başka duygulara götürüyor.

Kitaptan 23 Alıntı

M.Ali BARAN 
19 Eki 18:56, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Fakat bu gördüğüm yeni yeni yerlerin tadı tanıdığım yeni yeni insanlar ve edindiğim yeni yeni arkadaşların yanında birer hiçti. ‘’Huyu,suyu aykırı, dilleri başka olanlar birbirlerine ısınmazlar’’ derler a. Yalan! Beraber çalışıp beraber çile çeken insanlar bir birlerine öyle bağlanıyorlar ki, bir kısmı buz, bir kısmı da ateş olsa, birbirine uyup can ciğer kardeş oluyorlar. Ben öyle arkadaşlar edindim ki onların birisi yanıma gelince, yanıma birisi gelmiş gibi değil, yanımdan yabancılar ayrılmış da kendimle baş başa kalmış gibi oluyorum.

Aganta Burina Burinata, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 101)Aganta Burina Burinata, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 101)
Yunus Emre Dilsizmen 
17 May 22:00, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Derler a, kaptanın iyisi fırtınada, dostun gerçeği de
fıkaralık, hastalık ve hapishanede belli olurmuş"

Aganta Burina Burinata, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 59 - Bilgi yayınevi)Aganta Burina Burinata, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 59 - Bilgi yayınevi)
Yunus Emre Dilsizmen 
17 May 21:58, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ne biçim dünyaya doğmuştum ben? "Güzel" diyordum, güzel dediğime dönüp bakmıyorlardı bile. "İyi" diyordum, omuz silkiyorlardı. Birisinin dobra dobra dosdoğruyu söylediğini duyuyor, heyecanlanıp, "Doğru!" diye bağırıyordum. "Aman sus!" diyorlardı. Hele "Deniz!" deyince, bütün kaşlar çatılıyor, "Sakın ha!" diyorlardı. Peki, güzele bakma, iyiye aldırma, doğruya kulak asma, denizi anma; peki öyleyse ben ne edip ne söyleyecektim?

Aganta Burina Burinata, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 52 - Bilgi yayınevi)Aganta Burina Burinata, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 52 - Bilgi yayınevi)

Bana öyle geliyor ki dünyada mevcut sonsuz sevgi dile gelmek için can atar, dudaklarda tir tir titrer, gelgelelim dile gelmeye utanır, utanır, utanır!

Aganta Burina Burinata, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 110)Aganta Burina Burinata, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 110)

Ben öyle arkadaşlar edindim ki, onların birisi yanıma gelince yanıma birisi gelmiş gibi değil, yanımdan yabancılar ayrılmış da kendimle baş başa kalmışım gibi oluyordum.

Aganta Burina Burinata, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 119)Aganta Burina Burinata, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 119)
3 /