Deniz Feneri

8,2/10  (10 Oy) · 
47 okunma  · 
12 beğeni  · 
1.078 gösterim
İngiliz edebiyatının başyapıtlarından biri olan Deniz Feneri, son derece basit olay örgüsünün ardında yaratıcısının özyaşamının ayrıntılarını, toplumsal meselelere ilişkin sorgulamalarını, içgözlemlerini ve derin felsefi gizemleri barındırır.

Deniz Feneri 'nin merkezinde I. Dünya Savaşı'nın öncesinde ve sonrasında İskoçya'nın Skye Adası'ndaki evlerinde kalan Ramsay ailesi ve konukları vardır. Çocuklar oynarken, yetişkinler sohbet eder, düşüncelere dalar ve keşiflerde bulunur. Yapıtın roman türünde alışık olduğumuz anlatı sürekliliğini kesintiye uğratan yapısı ve her bir anlatıcının kendi bilinç akışının perspektifiyle çözülen olay örgüsü, bir deniz fenerinin kendi ekseni etrafında dönen ışığını andırır. Böylece Ramsay ailesinin sıradan gündelik yaşamı zaman, ölüm, toplumsal cinsiyet ve ahlak üzerine derin düşüncelere gömülür.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2015
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9786053324423
  • Orijinal Adı:
    To The Lighthouse
  • Çeviri:
    Sevda Çalışkan
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hatice Çakır 
 06 Kas 13:21, Kitabı okudu, 42 günde, Beğendi, 10/10 puan

Roman, bitmekte olan Victoria Dönemi'nin orta yaşı çoktan devirmiş kuşağıyla ergenlik ve erişkinliğe girmiş kuşağı arasındaki derin ayrılığı o kadar iyi anlatıyor ki, okurken bu esere neden başyapıt dendiğini anlayabiliyorsunuz. Sadece konu açısından değil, yazarın getirdiği bilinç akışı tekniği de romanı benzersiz kılıyor. Okunması zor, sindire sindire gidilmeli bu kesin. Çabuk sıkılan, hemen sonuca doğru gitmek isteyen, heyecan ve macera türündeki kitapları sevenler için uygun olmadığını söyleyebilirim.

Roman iki bölümden oluşuyor: İlk bölümde Ramsey ailesinin İskoçya'daki adalardan birinde bulunan yazlık evlerindeki günlük yaşam anlatılıyor. Aile dostu olan yaşlı bir şairle yaşlı bir bilimadamı, genç bir akademisyen adayı, henüz otuzlarının başında bekar bir ressam kadın, evin annesinin tanıyıp kol kanat gerdiği genç bir kızla erkek ve evin sekiz çocuğu arasındaki tüm ilişkiyi Mrs. Ramsey bir orkestra şefi gibi yönetiyor. (Victoria çağı kadını fazla okumadan hemen evlenmeli, bol çocuk sahibi olmalı, konuşmadan eşinin ne demek istediğini anlamalı, sevgi dolu ve yardımsever bir anne /ev sahibesi olmalı...)

Bekar yaşamaktan hoşlanan, kadınların da ressam olabileceğini hatta erkeklerin tekelinde olan her işi kadınların da başarıyla yapabileceğini düşünen, ancak bunu belli bir tonla dile getirebilen ressam hanım ile evin hanımı Mrs. Ramsey arasındaki bu belirgin fark, geçen her konuşmada, olayda göze çarpıyor.

İkinci bölümde ise yıllar sonra ailenin sağ kalan fertlerinin ve aile dostlarının yeniden adada bir araya gelmesi, uzun zaman öncesinde kalan olayları hatırlamaları yer alıyor.

Kitapta beni çarpan çok şey vardı: İki kadının iç konuşmaları, dile getiremedikleri beklentileri, bazen kendilerini suçlu hissetmeleri...Özellikle de Ramsey ailenin fertlerinin bazılarının ölümlerinin adadaki ev metaforu üzerinden anlatılması, çocukların babalarından sevgi görme ve onaylanma ihtiyaçları çoğu yerde durup düşünmeme ve ağlamama sebep oldu.

Edebi değeri yıllar içinde anlaşılan - ki Woolf ' un bu kitap yüzünden çok eleştirildiğini öğrendim - ölümsüz bir eser okumak isteyenlere tavsiye ederim.

Dila. 
19 Oca 11:07, Kitabı okudu, 9 günde, Puan vermedi

Okunması en zor kitaplar listesine girmiş bir Virgina Woolf kitabıdır. Bilinç akışı o kadar yoğundur ki hikaye nerden gelmiş nereye gitmiş çok anlamazsınız. Akar gider kitap, altını çizecek yer bile bulamazsınız çünkü hızdan farketmemişsinizdir.
Akar gider diyorum ama çok anlayarak da götüremezsiniz doğrusu, aslında yazılma tekniğine inat, yavaş okumak gereklidir anlayabilmek adına.
Ara ara geriye dönüp en azından sayfanın başından almak gerekebilir. belki zorlar ama kitaptan alacağınız keyfi kesinlikle arttırır.

Burak Erdoğdu 
07 Eyl 2015, Kitabı okudu, 1 günde, Puan vermedi

Kesinlikle bir solukta okunacak bir kitap.İlk başta içine girmekte zorlanıyorsunuz ,bocalıyor,aynı yazarın tasvirin ettiği yetişkinliğe geçemeyen insanlar gibi kitabın içerisine dalmakta bir hayli zorluk yaşıyorsunuz.Ancak biraz sabırdan sonra kitabın akışına kapılıyor,takip mekanizmanızın baskılarından arınıyor ve soluksuz okuyorsunuz.Kesinlikle tavsiye ederim.Yetişkin hayatının garip ilişkileri ve gereksiz yükleri cesurca gözler önüne serilmiş.

Cavanşir Gadimov 
06 Kas 12:18, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 8/10 puan

Bilinç akışı tekniği ile yazılmış bir roman. Nedir bu teknik soranlar için kısa ve kabaca şöyle: Romanda çok fazla hareket, olay yok. Hatta çok az diyalog var. Ancak romanın büyük bir kısmını karakterlerin iç monologları oluşturuyor. Kendi iç alamlerinde olup bitenler ile ilgili düşüncelerini dile getiriyorlar. Belki de bir birlerine söyleyemedikleri duygu ve düşünceleri bu iç monologlardan okuyoruz. İşte bilinç akışı tekniği budur.
https://kitapokurum.blogspot.com.tr/...deniz-feneri_18.html

Bohem_kizi 
18 Mar 00:03, Kitabı okudu, 22 günde, Beğendi, 9/10 puan

Dili biraz ağır olsa da o kadar derin ki ağırlık önemini yitirip derinliğe bırakıyor. Biraz uzatmalı bitirseniz de kitabı , damağınızda farklı ve derin bir hava sezinliyorsunuz. Virginia Wooolf okunması zor ama bitirdikten sonra ki bağımlılığınızı artîran yazarlardan. Icerisinde o kadar güzel bilgiler var ki edebiyat dünyası , sanat dünyasını da yer yer görebiliyorsunuz.

Bülent Eryiğit 
17 Mar 23:36, Kitabı okudu, 5 günde, 8/10 puan

Kitap okumaya yeni başlayanlar için zor olacaktır Deniz Feneri'ni okumak. Orlando'dan daha kolay okunan bir kitap olmasına rağmen yine de biraz zor. Sindire sindire, her cümleye kafa yora yora okumak lazım Woolf'u anlamak için. Genel itibariyle konuyu beğendim.

Kitaptan 4 Alıntı

“Her şeyi tam zamanında yapmak, ancak yaşamımızın sonlarına doğru öğrenebildiğimiz o küçük erdemlerden biridir.’‘

Deniz Feneri, Virginia WoolfDeniz Feneri, Virginia Woolf
Bohem_kizi 
09 Mar 15:54, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Derin düşüncelere dalarak , hayalinde bu küçük havuzu denize , minik balıkları da köpekbalığına ve balinalara dönüştürdü , elini güneşin önünde tutarak bu minik dünyanın üzerine büyük bulutlar düşürdü ve hiçbir şeyin farkında olmayan bu milyonlarca cahil ve masum yaratığa tıpkı Tanrı gibi karanlık ve perişanlık getirdi , ama sonra elini birden çekti ve ışığın aşağı akmasına izin verdi.

Deniz Feneri, Virginia Woolf (Sayfa 78 - isbankasi yayinlari)Deniz Feneri, Virginia Woolf (Sayfa 78 - isbankasi yayinlari)

"Düşüncesinin izini sürmek, yazıyla kaydedilemeyecek kadar hızlı konuşan birinin sesini izlemek gibiydi ama bu ses kendi sesiydi ve kendiliğinden yadsınamayacak, kalıcı, çelişkili şeyler söylüyordu."

Deniz Feneri, Virginia Woolf (Ayrıntı Yayınları)Deniz Feneri, Virginia Woolf (Ayrıntı Yayınları)

Kitapla ilgili 1 Haber

En zor 10 kitap
En zor 10 kitap Okunması en zor 10 kitap arasında Joyce'un "Finnegans Wake"i, Virginia Woolf'un "Deniz Feneri", Heidegger'in "Varlık ve Zaman"ı da bulunuyor. Araştırmada Batı dünyasından yazarların yapıtları temel alındı.