Sahnenin Dışındakiler

8,7/10  (11 Oy) · 
48 okunma  · 
7 beğeni  · 
1.486 gösterim
"Sahnenin Dışındakiler"de zaman 1920 yılıdır ve mekan İstanbul'dur. Türk milletinin yaşadığı o ateşten günlerde İstanbul hem bir sahnedir, hem de sahnenin dışı. Asıl sahne Anadolu, bu sahne dışı İstanbul'da pek az görünür, değişik aynalardan görülür.
"Sahnenin Dışındakiler"de kalabalık bir şahıs kadrosu vardır. Bunlar içinde gözden düşmüş fakat kendilerinin her an hatırlanacağını uman devlet adamları, harp vurguncuları, idealistler, hainler, fedakar kadınlar, düşmüş kadınlar, değişen hayat şartları içinde yerlerini arayanlar, ızdırabın hayatlarını kararttığı insanlar yer alır.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2010
  • Sayfa Sayısı:
    343
  • ISBN:
    9789759952402
  • Yayınevi:
    Dergah Yayınları
  • Kitabın Türü:
Celal Uslu 
21 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Anadolu sahnesinde kuva-yi milliyenin öncülüğünde gerçekleşen halk kurtuluş savaşının İstanbul'da ki seyircilerini - kitapta ismini buradan alıyor - anlatıyor.

Kitabı iki kısımda incelemek mümkün, ana karakter Cemal'in İstanbul'dan ayrılışı ve 6 yıl sonra yeniden dönüşü.

İstanbul'un işgali ile bir çok şey değişiyor, kadınlar çarşaf kullanmayı bırakıyor, yine kadınlar iş hayatına atılıyor ( birçok erkek ya tutuklu ya Anadoluya geçmiş vb. nedenlerden dolayı), günlük hayatta yozlaşma hat safhada her yerde barlar, genelevler, kahvehaneler açılıyor. İnsanlar savaş ve işgal buhranından kurtulmak için kendilerini bu tür zaaflarla uyuşturma yolunu seçiyorlar.

Bir de Anadoluda ki mücadelenin karşısında olan İstanbulda ki yerli işbirlikçilerle verilen savaş anlatılıyor.

Kitap, Huzur ve Mahur Beste ile üçleme olarak adlandırılıyor.

Keyifli okumalar.

Kafka T. 
26 Ara 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Güzel bir Tanpınar klasiği daha. Kitap vitrinlerini batılı yazarlarla süsleyenler keşke Tanpınar için özel bir köşe ayırabilseler. Kitapta yer verdiği her karakter o kadar canlı ve belirgindir ki simaları canlı bir şekilde karşınızda görmeniz mümkündür. Muhteris, bedbaht, aciz, riyakar ve farklı karakterdeki insanları o denli güzel bir şekilde tahlil ve tasvir eder ki o halet-i ruhiye sizde de derin etkiler bırakır.
Kitapta geçen şu söz sanırım en derin anlatımıdır bu karakterlerin:
"Fakat insan,Yarabbim insan ne kadar zayıftı. Kime dokunmak istesem kuru bir dal gibi elimde kalıyordu."

Sahnenin Dışındakiler’de dönem 1920 yıllarıdır. Cumhuriyet öncesi mücadelede rejim ve saltanat yanlıları ile yeni akımı takip edenler arasındaki mücadele Cemal’in diliyle anlatılır. Asıl sahne Anadolu’dur fakat olaylar İstanbul’da geçer, savaş öncesi İstanbul’u anlatırken eski sokak kültürü hakkında çok güzel bilgilere yer verir Tanpınar.

Bu sokakta Cemal ile Sabiha arasında gelişen dostluk paralelinde, araya yeni yüzler girer Cemal’in Sabiha’ya duyduğu derin aşk ve hayranlık kitap boyunca bir arayış olarak sürdürür kendini. Sabiha’dan ayrı dönemler içerisinde tanıdığı insanlar vasıtasıyla Sabiha’ya ulaşmaya çalışırken bu arayış o dönemin İstanbul’u hakkında ve kurulacak yeni ülkenin temellerinin nasıl şekillendiğinin ipuçlarını verir bize.

Bireysel mücadeleler, yabancı ülkelerden gelen kadın ve erkeklerin Osmanlı yaşamındaki derin ve sarsıcı etkisi, bir yandan çıkar peşinde koşan bir yandan zenginleşen devlet adamları, gelecek hakkında ateşli fikirler üreten aydınların çıkmazlarını okuyacaksınız kitapta.
Ve şu tesbit sanırım o dönemin değişimini, savrukluğunu ve derin farklılaşmayı en yalın haliyle yansıtması açısından can alıcıdır:

"Ne kadar değişik kıyafet vardı İstanbul’da! Tesbihin dizisinin koptuğunu, bu kıyafet değişikliği kadar hiçbir şey gösteremezdi."

Tanpınar’ın kafa karışıklığı yer yer kitaba da sinmiş diye düşünmekteyim çünkü okudukça bulanıklaşan bilgiler ve nereye varacağını bilemediğim olaylar örgüsünde ilginç bir şekilde sonlanan bir kitaptı Sahnenin Dışındakiler. Sonucu da böyle belirsiz bir şekilde sonlanıyor kitabın. Cemal, Sabiha, Nasır Paşa ve diğer yüzler o dönem Anadolu’sundan ilginç izler bırakıyorlar zihnimizde.

Akoglan 
19 Oca 14:03 · Kitabı okudu · 1 günde · 6/10 puan

Acaba Tanpınar planlı olarak mı yamış ve karşımıza sahnenin dışındakiler, mahur beste ve huzur nehir romanları çıkmış ya da öylesine, daha doğrusu 1920'lerden o dönemleri yazayım mı demiş? Mesela Dumas'ı okuyunca diyorsunuz ki vatandaş, dönemimi -öncesiyle falan- anlatayım diye düşünmüş...

Kitaptan 11 Alıntı

Celal Uslu 
20 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Birkaç defa kendime, acaba sarhoş muyum, sualini sormuştum. Hayır değildim, zaten çok az içmiştim. Sadece tiksiniyordum.
İnsandan tiksiniyordum, tabiattan tiksiniyordum, eşyadan tiksiniyordum. Dışarıda lapa lapa yağmaya başlayan kardan tiksiniyordum. Varlığın türlü yüzlerinden tiksiniyordum.

Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 256)Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 256)
Celal Uslu 
 20 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Bilmem Anadolu türkülerini sever misiniz? Korkunç şeylerdir. Birdenbire kulağınızın dibinde bir daha içinden çıkamayacağınız bur uçurum açılıverir... Artık ondan sonra sizden hayır gelmez! Her şey etrafınızda alt üst olmuştur. Çünkü sıcak ekmek gibi insan ıstırabıyla, azmiyle, hasretle, ölümle baş başa kalırsınız!

Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 208)Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 208)
Celal Uslu 
20 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Bir insan her şeyden evvel burnuyla anlaşmalıdır. Öbür işler çok sonraya kalır. Burun dışarı hayatın anahtarıdır. Dargın bir burun şahsiyeti dağıtır, yok eder. Hâlbuki siz burnunuzu kaba, çirkin, kibirli, kıskanç, dedikoducu ve fazla rahatsız edici buldunuz ! Kaç defa yolda yürürken onu düşürmeye, hatta yanlışlıkla bir yerde unutmaya çalıştınız.

Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 102)Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 102)
Celal Uslu 
16 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Gariptir ki Nuri Bey hiç kitap hediye etmezdi. Belki de, fikrin mesuliyetini üzerine almaktan çekinecek kadar derin düşünceliydi.

Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 25)Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 25)

"'... Belki hiç sevmeyeceğim bir adamı seveceğim!'
'O nasıl olur? Birisini seversen sevdiğin o olmaz mı?'
'Kim bilir, belki de nefret ederim. Düşman olurum. İnsan her sevdiğini sever mi?'"

Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Dergah yayınları)Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Dergah yayınları)

“Zaten hayatımızın eksiği nedir?
Para mı? Elbette hayır. Aziz Cemal, yüz bin defa hayır. Para nedir? Belki hayatta üzerinde en az üzerinde durulacak şey. Para her zaman vardır. Bende, sende yoksa, başkasında vardır. O halde olmayınca da bulunur. Enerji mi? Nasıl israf ettiğimizi görüyorsun? Fikir mi? Asla! O her yerde, her cemiyette, her zaman mevcuttur.
…
Kaldı ki olmasa da olur ve zaten varlığını yokluğundan ayırmak kabil değildir. Tabiî bu gibi meseleler için söylüyorum. Sonra hayat, kendisi bizi alıp sürükleyecek kadar zeki ve beceriklidir. Hayır dostum, hayır, bunların hiçbiri değil. Bunların hepsi birbirini telafi eder. Paran yoksa enerjini, zekânı kullanırsın. Enerjin yoksa, tembelsen paran onun yerine geçer, yerine başkasını çalıştırırsın, düşünemiyorsan hayatı hür bırakırsın, o senin yerine düşünür.
…
En büyük eksiğimiz bunlar değildir. En büyük eksiğimiz kadındır, anladın mı azizim, kadın. Hayat yolunu erkek için aydınlatan meşale, ilahi yardımcımız! Tek yardımcımız, idealin çetin yollarında ellerimizden tutacak, bizi zahmetsizce yolumuzda yürütecek mahlûk!”

Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi TanpınarSahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar
Celal Uslu 
27 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Meğer bu tecrübe denen şey, bizim kitaplardan öğrendiğimiz manasından çok ayrı bir yerde kullanılırmış. Onun asıl manası dünya işlerinde bir nevi sinizmi benimsemek, onun içinde dört tarafını iyice kollayarak, kimseyi rahatsız etmeden, büyüğü kuşkulandırmadan, küçüğü sabrın son haddine getirmeden rahatça, yahut gailesizce yaşamak, hayat yolunda her vesileden istifade ederek ilerlemek, ev, köşk, apartman, han, esham sahibi olmakmış.

Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 50)Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 50)

Daha o gün Pakize, benimle Napolyon arasında mukayeselere başladı. Vakıa, Napolyon'u bilmiyordu ama, "Yusufu bilmeziz, amma seni rana tanırız." fehvasınca, beni iyi biliyordu.

Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 149 - Dergah Yayınları)Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 149 - Dergah Yayınları)
Celal Uslu 
13 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Bereket versin sokak vardı. Çocuğun tek yardımcısı sokaktır. Her yerde ve her nesil için çocuğu hayata sokak ayarlar. Büyükler orada evden, mektepten çok başka türlü ve daha tabiî görünürler. Sokakta herkes kendisidir. Orada hayat sıcak bir ekmek gibi karşınıza çıkar. Orada iyice ayıklanmış, sentetik bir ilaç gibi süzgeçlerden geçmiş, aslının dışına çıkmış şeylerle karşılaşmazsınız.
İnsanı, işi, hürriyet aşkını, sefaleti, merhameti çocuk orada tadar. Korkutacak şeye rast gelse bile, bu içtimaî makinenin ezen ve değiştiren korkusu değildir. Belki size aksülamel imkânı bırakan, kaçıp kurtulduğunuz zaman peşinizden gelmeyen bir korku ile korkarsınız.
Sokak, evinizin kapısından başlayan hayat, ayrıldığınız zaman hüzün duyduğumuz arkadaş, bir humma gibi sizi saran macera ve yarın içine gireceğiniz kördövüştür.

Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 54)Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 54)
Celal Uslu 
26 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Niçin kadere bu kadar bağlı olan insanlar, bir türlü ona razı olmaz ? Ertesi sabah bunu, Sabiha'ya Sabiha'ya sorduğum zaman bana:
-Hiçbiri kendi hayatını yaşamıyor da onun için, cevabını verdi.

Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 36)Sahnenin Dışındakiler, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 36)
2 /