Mahur Beste

8,2/10  (12 Oy) · 
81 okunma  · 
8 beğeni  · 
1.604 gösterim
Mahur Beste'de Tanpınar'ın Huzur ve Sahnenin Dışındakiler adlı romanlarında önemli bir motif olan "Mahur Beste" teması önemli yer tutar. Mahur Beste, acı bir aşk hikayesinin klasik musiki kalıplarıyla soyutlanmasıdır. Tanpınar, klasik Türk musikisini medeniyetimizin özlü bir yansıması olarak kabul eder. Mahur Beste'de Tanpınar'ın diğer eserlerinde de görülen medeniyet meselesi büyük bir ağırlıkla ele alınır.
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    156
  • ISBN:
    9759952464
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
sena dökmeci 
16 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Bu kadar az bilinmesine şaşırdığım, Saatleri Ayarlama Enstitüsü veya Huzur kadar güzel olan roman. Dönem hakkında da çok fazla bilgi veriyor. Özellikle İsmail Molla ile Sabri Hoca arasında geçen konuşma Abdülhamid dönemi hakkında çokça fikir edinmeyi sağlıyor. bir de Ahmet Hamdi'nin romanlarında o kadar karakter içinden birinde mutlaka kendini görüyorsun. Ben çoğunlukla o baş karakter olmasına rağmen silik kişiliğiyle geride kalmış, neredeyse unutulacak olan insanda kendimi görüyorum. Mahur Beste'de de bu kişi Behçet Bey'di. romanın sonlarına doğru iyice unutulmuşken, yazarın Behçet'e yazdığı mektup sayesinde daima hatırlanacak bir karakter haline geldi.
''sizde garip bir mazhariyet var, Behçet bey; herkes gibi maddesiyle gezinen bir insan olduğunuz halde bir rüyaya benziyorsunuz. belki de hayatınızı doğru dürüst yaşamadığınız için bu tesiri yapıyorsunuz. o kadar ki, yaklaştığınız insanlara kendinize mahsus bir zamanı aşılıyorsunuz. bölünmezlerin bölünmezi, çekirdek halinde bir zaman..''

Bahar Acar 
13 Eki 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Huzur" ve "Sahnenin Dışındakiler" serisinin ilk romanı. diğerlerine göre hacmi küçük de olsa derinliğinden bir şey kaybetmemiş. Ve tabii ki yine müthiş bi anlatım.
8 bölümden oluşuyor kitap. "İki Uyku Arasında" ile Behçet Bey'in saat tiktakları ve kitap kokularıyla dolu dünyasına giriyoruz. "Baba ile Oğul" kısmında Behçet Bey ile babası İsmail Molla arasındaki ilişki anlatılıyor. "İki Dünür" bölümünde İsmail Molla ile çocukluk arkadaşı ve dünürü Ata Molla'nın hikayesine konuk oluyoruz. Tabii bunları okurken o dönemin yaşayışı, sarayı ve saraya yakın kişilerin yaşayışlarını da öğreniyoruz. "Behçet Bey'in Evlilik Yılları" bölümünde Atiye Hanım'la tanışıyoruz. Başlı başına bi roman olabilecek bölüm ise "Garip Bir İhtilalci". Doğu medeniyetinin çöküşünü ve değişim sancıları içindeki imparatorluğu anlatıyor Sabri Hoca ile. "Hısım Akraba Arasında" bölümünde Halit Bey'in hikayesi yer alıyor. "Eski Bir Konak" adlı bölümde dönemin sosyal hayatı gözler önüne seriliyor. Son bölüm "Mahur Beste Hakkında Behçet Bey'e Mektup". Her bölüm bir hikaye gibi tek başına okunabilir.

rafet demir 
30 Kas 2015, Kitabı okudu, 4 günde, 7/10 puan

Bir kişi üzerinden onun hayatına etki eden şahısları anlatan,cok fazla diyalog icermeyen, uzun agdalı cumleler olmasina ragmen sıkıcı olmayan bir roman. Sürükleyici bir konusu yok.Ancak anlatılan karakterler ilginc olduğu için elinizden bırakamıyorsunuz.

emembi 
01 Ara 2015, Kitabı okudu, 9 günde, 6/10 puan

huzur ve saatleri ayarlama enstitülerini okuduktan sonra bu kitaptanda da beklentilerim çok yüksekti ancak o iki efsane kitaptaki tadı bulamadım maalesef.

Kitaptan 28 Alıntı

seher 
17 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Sevginin, merhametin eşiğini atlayanlar ıstırabın gömleğini de kendiliğinden giyinirler.

Mahur Beste, Ahmet Hamdi TanpınarMahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar
Bahar Acar 
20 Eki 2014, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

"Ah eski İstanbul! İçten içe kaynaşan hayatıyla, durmadan çarpışan ihtiraslarıyla, kin ve sevgileriyle, birdenbire coşan nefretleriyle, kaynayan sular gibi içten dönen ve derinleşen dolaplarıyla, daima kızdırılmış bir kaplan gibi atılmağa, parçalamağa hazır ocaklarıyla, tekkeleriyle, esnafıyla, o kadar parça parça, dağınık göründüğü halde istediği gün, sokakta, çarşıda, meydanda birdenbire birleşen, acayip ve korkunç bir mahluk gibi halka halka büyüyen, genişleyen, okyanuslar gibi homurdanan, önüne çıkan her şeyi yakıp yıkan, devirip altüst eden, kadını erkeğini tamamlayan halkıyla her türlü canlılığın üstünde canlı şehir."

Mahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 44 - Dergah Yayınları, 10. baskı)Mahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 44 - Dergah Yayınları, 10. baskı)
seher 
17 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Eski saatler bakılması, iyileştirilmesi lazım gelen temiz yüzlü, iyi yürekli hastalardı ve kitaplar, iyi ciltlenince birdenbire gençleşiyor, güzel giyinmiş kadınlara benziyorlardı.

Mahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 15)Mahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 15)
seher 
17 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Siz kâinatın etrafınızda dönmesini istiyorsunuz. Düşünmüyorsunuz ki hayat sizi mahrekinin dışına atmış. Hayat kimsenin etrafında dönmez, herkesle beraber yürür.

Mahur Beste, Ahmet Hamdi TanpınarMahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar
Mine Can 
06 Tem 2015, Puan vermedi

Fakat bu kadar güzel bir şeyin içinde onunla beraber tükenmek mukadderse bundan ne diye kaçmalıydı?

Mahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 64)Mahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 64)
Bahar Acar 
13 Eki 2014, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Fikirlerimiz, onları taşıyacak kudrette olduğumuz nispette bizimdirler.

Mahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 85 - Dergay Yayınları, 10. baskı)Mahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 85 - Dergay Yayınları, 10. baskı)
sena dökmeci 
16 Haz 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

'' -Hele bir o gitsin de..(Aldülhamit)
-İşte tam onların ağzıyla konuştun. Hele bir o gitsin.. Hele bir sabah olsun.. Biz sanıyoruz ki bütün fenalıklar sadece ondandır. Halbuki değil; fenalık daha derin, daha köklü. Abdülhamit gibi bir ifriti doğuracak kadar büyük. İyice yerleşmiş. Abdülhamit nedir? Senin, benim gibi bir insan. Yalnız bizden biraz başka türlü. Aldülmecit'in oğlu olmayıp benim oğlum olsaydı hiç de fena adam olmazdı. Biraz vehimli, korkak. orta halli bir marangoz. titiz, dikkatli, küçük şeylerin üzerinde durmaktan hoşlanan
bir adam. Saraydan çıkar şu adam, öyle orta halli bir eve koy;
muhakkak her akşam kalemden gelir gelmez soyunup dökünüp
mutfağa girecek, yahut da elinde keser, tahtaboş tamir edecekti.
terliklerini takkesini giymiş bir Abdülhamit bey… Rütbesine göre
beyefendi, yahut da saadetlü Abdülhamit paşa hazretleri..''

Mahur Beste, Ahmet Hamdi TanpınarMahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar
Mine Can 
06 Tem 2015, Puan vermedi

''Zaman'' denen şeye inanır kendisine son kararını verdirecek birtakım tesadüfleri beklerdi. İradesinin üstünde yarın dediğimiz o sihirli imkan, onun verdiği hayat iştahı, onun içimizde yarattığı mucizeli iklim vardı.

Mahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 69)Mahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 69)
zebercet zengin 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Cahilsin; okur, öğrenirsin. Gerisin; ilerlersin. Adam yok; yetiştirirsin, günün birinde meydana çıkıverir. Paran yok ; kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.

Mahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar (Dergah)Mahur Beste, Ahmet Hamdi Tanpınar (Dergah)
3 /