Alamut Kalesi

8,7/10  (11 Oy) · 
27 okunma  · 
9 beğeni  · 
1.362 gösterim
Hanlar hanı Hülagu, bir dağ kaplanı kadar keskin bakışlarını gözlerime dikip, bir süre öylece kaldıktan sonra şöyle dedi.

"Alamut bir sonraki dolunayda düşecek. Kaledeki ilmi eserlerin dışındaki kitapları yaktır. Yaktır ki, insanlar onları okuyarak yollarını şaşırmasınlar."

Sonuç dediği gibi oldu. Dolunaylı bir gecenin sabahında kale düştü. Peki ben görevimi tam olarak yapabildim mi? Buna evet diyemem. Çünkü yakmam gereken kitaplardan birini yakmamıştım. Dağ şeyhi Hasan Sabbah'ın günlükleri çantamdaydı! Aradan yıllar geçti. Herkesin her şeyi unuttuğu bir zaman dilimine girmiştik. Alamut Kalesi de, onun gizemli şeyhi de çoktan unutulmuştu. …ve ben günlükleri yayınladım.
-Cüveyni-

Gerek Hasan Sabbah'ın günlüklerinden, gerekse Cüveyni'nin anlattıklarından yola çıkılarak yazılan bu roman, Hasan Sabbah'ın, Alamut Kalesi'nin ve fedailerin hikâyesidir…
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2014
  • Sayfa Sayısı:
    448
  • ISBN:
    9786055143664
  • Yayınevi:
    Panama Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Erhan Kurupınar 
05 Eyl 2015, Kitabı okudu, 9 günde, 8/10 puan

Güzel bir tarihi roman.Kitabın her bölümünde sürükleyici bir hikâye var ve merakla okuyorsunuz. Kitabın ana kahramanları rostov,hülagü ve hürşah.Selçuklulara direnen Alamut hülagu döneminde artık dayanamayıp düşüyor. Kitapta kahramanların birbirlerine anlattıkları hikayeler yoluyla hasan sabbah hakkinda detaylı bilgilere ulaşıyoruz. Elinizden bırakmak istemeyeceginiz bir roman olmuş.

Kitaptan 5 Alıntı

Asiye Yıldız 
18 Tem 16:01, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Mala, mülke, servete ve makama aşırı tutku, zamanla hırsa dönüşür. Hırsın giderek büyümesiyle birlikte, ruhlar kin ve nefretle dolar. İşte Yezit gibiler böyle bir oluşumun ürünüdür.

Alamut Kalesi, Orhan Yeniaras (Sayfa 36)Alamut Kalesi, Orhan Yeniaras (Sayfa 36)
Asiye Yıldız 
18 Tem 16:34, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Tesadüfler plan dışıdır ve sınırları akılla çizilmiş zahiri dünyaya özgüdür. Akılla anlaşılır ya da anlaşılmaz. Aklın anlamakta aciz kaldığı Batini dünyada tesadüflere yer yoktur. Her şey Allah'ın ol emriyle olur. Tecellinin olduğu yerde tesadüfün sözü edilemez. Sana zamanın ve mekanın olmadığı bir anı tanımla dersem ne cevap verirsin?

Alamut Kalesi, Orhan Yeniaras (Sayfa 167)Alamut Kalesi, Orhan Yeniaras (Sayfa 167)
Asiye Yıldız 
18 Tem 16:09, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Herkesin üzerinde ittifak ettiği tek bir doğru yok ki. Bazılarının doğruları, bazılarının yanlışı olabilir.

Alamut Kalesi, Orhan Yeniaras (Sayfa 139)Alamut Kalesi, Orhan Yeniaras (Sayfa 139)
Asiye Yıldız 
18 Tem 16:07, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

.........Onun bahsettiğin özelliği düşman olduğunu değil, karakterinin senden farklı olduğunu gösterir. Bize benzemeyen herkesi düşman olarak görürsek dünya yaşanacak yer olmaktan çıkar.

Alamut Kalesi, Orhan Yeniaras (Sayfa 98)Alamut Kalesi, Orhan Yeniaras (Sayfa 98)
Asiye Yıldız 
18 Tem 16:19, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

....... Değil mi ki insanlık, Hay deryasından doğup Hü ırmağına doğru akıp gidiyordu. Bu serüvende, sevmek de sevilmek de onun hem hakkı hem göreviydi. Bu dünya, bazılarının zannettiği gibi insan atasının kovulduğu bir cehennem değildi. Burası bir sınav yeriydi ve insanoğlu olgunlaşmak için buraya gönderilmişti. Onun yaşama hakkına saldırmak kimsenin hakkı değildi. Ne var ki nefsinin ağır baskılarından bunalan insanlık, dünyayı bir sınav yeri olmaktan çıkarıp cinnet odasına çevirmişti. İşte insanın, bu haksızlığa karşı çıkma hakkı vardı. Ne yazık ki bu bilinci içselleştirip inanan insan sayısı azdı.

Alamut Kalesi, Orhan Yeniaras (Sayfa 160)Alamut Kalesi, Orhan Yeniaras (Sayfa 160)