Aşka Dair

7,5/10  (47 Oy) · 
239 okunma  · 
41 beğeni  · 
1.873 gösterim
Aşkın başlangıcı "görme", sonucu "bakma"dır. İlk görüş anında başlayan ilginin sırasıyla sevgiye, bağlılığa, kalbin erimesine, tutkuya, özleme ve nihayet aşka dönüşmesinin bir tek gayesi vardır; sevilenin yüzüne bakabilmek, o ilk görüş anının lezzetini ve hazzını derece derece artırarak kemale erdirebilmek.

Görmekten bakma derecesine yükselebilmek için aşkın binbir türlü tecellisi, sayısız çile durağı, firkat, hicran ve hasrete adanmış elemleri vardır ki, bunların her biri âşıkı kabalıklarından yontar, ruhunu arıtıp billurlaştırır ve en son noktada doya doya "bakma" eylemi için onu hazırlayıp sevgili huzuruna çıkartır.
Aşkın "bakma"dan sonraki durağı "tapma"; yani sevenin sevilene kul olmasıdır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2012
  • Sayfa Sayısı:
    167
  • ISBN:
    9786054683260
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Aşkın, hakiki aşkın 'görmeyle' başlayıp 'bakmayla' sonuçlandığını ve görme-bakma arasındaki geçen dilimde olması gerekenleri ve olanları en safihane duygularla okuyucuya aktarabilen, güçlü bir kitap.
İskender Pala, aşkın tabiatında olan çileyi, üzüntüyü hayranlık bırakır şekilde harmanlamış ve onları divan şiirleriyle süslemiş.

Fatih St 
29 Nis 18:14, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Kitap maneviyatın bozulmamış dönemindeki yani divan edebiyatımızdan örneklerle olması gereken aşkı güzel bir şekilde tanımlamış. akıcı bir kitap.

Müzeyem Adem 
04 Eki 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Aşk'ın farklı anlatımı, ya da aslolan Aşk'a ışık tutan bir kitap. Alışkın olduğumuz aşk hikayelerinden değil bu. Yazar bu duyguyu tarif ederken, sevenin sevilene kavuşmak yolunda geçtiği duraklara değinmiş, ki bunlar: "alaka", "sevgi", "tutku", "aşk", "şevk" ve "kulluk" tur. "Çünkü kim birini severse ona boyun eğer". Bir nevi kul olmayana aşık denilmez, denilemez. Düşündüren ve asıl aşık olunması gereken şeye değinen bir kitap. Ben sindire, sindire okudum, okumaya karar veren arkadaşlara da öyle yapmalarını tavsiye ederim. Ki bu kitap öyle bir günde okunup anlaşılabilecek türden değil. Ve asıl soru: okunmalı mı? Benim cevabım: evet. :)

zehra şeker 
20 Tem 22:38, Kitabı okudu, 8 günde, Beğendi, 7/10 puan

Gönlündeki ateşin yeterince büyüyüp kalbe ve bedene zarar vermeye başadığı aşamaya ''aşk'' denir. Aşk; seven ile sevilen arasındaki maceranın dördüncü kademesidir ve önce aklı kovar, mantık zincirini bozar. Bu ruhsal ve anatomik tagayyür sebebiyle aşka bir hastalık gözüyle bakanlar olmuşsa da bunun tedavi eder bir şey olmadığı ortadadır.

Aşk bir can rahatlığıdır, hastalık anlamayın..

Hediye 
28 Tem 14:27, Kitabı yarım bıraktı, Puan vermedi

Belki "Aşka Dair" bir şey öğrenirim de şu karanlıkta kalmış kalbim aydınlığa çıkar demiştim. Öğrendim ki biz ne aşık olabilmişiz ne de maşuk. Daha fazla yüzüme vurulmasına dayanamıyorum. Üzülerek yarıda bırakıyorum.

umhn 
21 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Bu tarz kitapları seviyorum sanırım.Üstelik deneme şeklinde anlatımı insanı sıkmadan okunabilir bir tat bırakıyor.Anlamını yitirmeye yüz tutmuş aşkı yeniden anlatan ''aşka dair'' okunacak kitaplardan.

Yasin Eren 
 27 Ara 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 9/10 puan

Yazarın bölüm bölüm aşkı anlatmaya çalıştığı eser. İskender Pala'nın bilinen ağır dilinin aksine akıcı ve kendine bağlayıcı bir kitap. Fuzuli, Yunusemre gibi büyük şairlerin divanından dörtlükler paylaşıp bazılarının altına yaptığı açıklamalar ayrı bir okuma zevki katıyor.

Kitaptan 74 Alıntı

Aşka bir hastalık gözüyle bakanlar olmuşsa da bunun tedavi kabul eder bir şey olmadığı ortadadır.

Aşka Dair, İskender Pala (Sayfa 15 - Kapı)Aşka Dair, İskender Pala (Sayfa 15 - Kapı)

Seven ile sevilen arasında olup bitenler değiştikçe kimlikler de değişir, seven ile sevilen rol dönüşümüne uğrarlardı.

Aşka Dair, İskender Pala (Sayfa 2 - Kapı Yayınevi)Aşka Dair, İskender Pala (Sayfa 2 - Kapı Yayınevi)

Kim bilir hangi yurek, nadıl bir derde düşmüş de bir maniye içindeki dertleri yükleyip fısıldamıştır:

Ağlarım çaglar gibi
Derdim var dağlar gibi
Ciğerden yaralıyım
Gülerim sağlar gibi.

Aşka Dair, İskender Pala (Sayfa 159 - Kapı)Aşka Dair, İskender Pala (Sayfa 159 - Kapı)

Bir güzelin güzellik derecesi yüzünde, yanağında; gözünde, dudağında belirmez, ancak aşıkın kalbinde belirir.

Aşka Dair, İskender Pala (Sayfa 12 - Kapı)Aşka Dair, İskender Pala (Sayfa 12 - Kapı)

Ben recadan sen de cefadan el çek
Ver aklımı, al aşkını ey melek
Beyhudedir senden ihsan beklemek
Nerde kaldı ahd u peymanelerin

Yozgatlı Hüzni

Aşka Dair, İskender Pala (Sayfa 7 - Kapı)Aşka Dair, İskender Pala (Sayfa 7 - Kapı)

Kays'ı Mecnun eden şey, onun cemalinden ziyade hayali idi. Kays Leyla'yı hayal ede ede Allah arzusu arttı. Hatta bu arzu "Leyla!... Leyla!" sayıklamalarıyla şiddetlenerek lezzete dönüştü, onu deli divane etti. Daha sonra Leyla yanına gelip de "Aradığın işte yanında, gel kavuşalım!" dediği vakit hiç onunla alakadar olmadı. Çünkü ete kemiğe bürünüp karşısına geçen Leyla'yı, hayalindeki Leyla ile örtüştüremedi. Gerçi onun hayalinde âlem Leyla ile dolup taşmıştı, her zerrenin adı Leyla olmuştu ama dokunabilecek kadar yakınında tam karşısında duran Leyla onun muhayyel Leyla'sı değildi.

Aşka Dair, İskender Pala (Sayfa 76)Aşka Dair, İskender Pala (Sayfa 76)