Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev (eleştirilere Yanıtlar)

8,0/10  (3 Oy) · 
12 okunma  · 
1 beğeni  · 
545 gösterim
“[...] Eski devlet adamları durmaksızın ahlaktan ve erdemden söz ederlerdi; bizimkiler sadece ticaretten ve paradan söz ediyorlar. [...] İnsanlara bilgi veren bu bilginlerin halkın mutluluğu için çalışmaları onlara yaraşan tek ödül olsun; İşte o zaman erdemin, bilimin ve iktidarın soylu bir rekabet içinde çaba harcayarak, insanların mutluluğu için bir araya gelerek neler yapabileceği görülür. Ama iktidar ve güç bir tarafa, bilgi ve bilgelik diğer tarafta ayrı ayrı kaldıkça bilginler önemli şeyleri pek az düşünürler, hükümdarlar büyük işleri pek az başarırlar ve halklar yoksulluk içinde yaşlanmaya ve mutsuz bir halde yaşamaya mahkûm olurlar.”

Birinci söylevin bu iki çarpıcı pasajı Rousseau’nun temel kaygılarını yansıtmakta. Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Rousseau’nun yapılan eleştirilere verdiği yanıtlarla bir bütünselliğe ulaşarak gerçek anlamını kazanıyor.
  • Baskı Tarihi:
    2009
  • Sayfa Sayısı:
    170
  • ISBN:
    9789754688436
  • Çeviri:
    İsmail Yerguz
  • Yayınevi:
    Say Yayınları
  • Kitabın Türü:
Beyhude 
05 Kas 02:05, Kitabı okudu, 9 günde, 7/10 puan

Rousseau'nun Söylevi; 1749 yılında Dijon Akademisi'nin ortaya attığı bir soru üzerine yazılmıştır. ''Bilimlerin ve sanatların gelişmesi ahlakın düzelmesine yardım etmiş midir? Bu soruya yazarın kesin ve net cevabı şudur. HAYIR!!! İşte bu kitap 70 sayfalık kitap neden hayır olduğunu anlatmaktadır.

Rousseau'nun kitabı öncelikle hepimizin beynimizde yücelttiğimiz, edebiyat sanat ve düşünce dünyalarımızda yücelttiğimiz şeylerin aslında insanlığı daha kötü, daha yapay, daha doğalından uzak bir duruma sürüklediğini anlatmaktadır.. Bu yönüyle yücelttiğimiz şeylere tam tersinden bir bakış açısı getirerek o yerdiği bilimsel gelişimin bir sonucu olan, matbaa ve düşünme yetisini ortaya koyarak, yarattığı eser sayesinde okurunu farklı bir sorgunun içine sürükleyerek bu eleştirdiği şeyin içinde yer almıştır ve halla bu gün yaşamış olsaydı yine benzer şeyleri söylerdi zannedersem. Çünkü onun eleştirdiği şey, öncelikle Antik Yunan filozofları (Platon) dışında, amacından saptığını ve işin daha çok askeri ve savaş değerlerinin ve bu tarihsel gelişim süreci içinde; Askeri, savaşçı vasıflardan uzaklaşarak teslimiyetçi bir hal aldığına ilişkin... Tarihsel örnekler içine girmiş... Toplumun özgür düşünce adı altında gerçek erdemlerden(davranışsal açıdan) uzaklaştığını ama bunun güzel sözcüklerle edebi diye nitelendirilen eserlerle ortaya konulduğunu, Ama yaşam pratiği içinde halkların gelişiminden çok yozlaştığını ifade eder.. Çünkü felsefe(düşünce dünyası sorgulayan araştıran ve içinde kuşkuculuk barındıran unsurlardır) Tam bu noktada Rousseau^nun savunduğu millet olma, sınırları koruma gibi inanç toplumu bir arada tutan tüm unsurlara aykırı bakış açısı getirmesi bakımından çelişir.

Genel anlamda doğru tespitlerin de yer aldığı, evet ne yapıyoruz... Okumanın sanata ve bilime yada sanatçılara duyduğumuz hayranlığı bize sorğulattıran anti tez üretebileceğimiz donelerin bir kısmını bize basit bile olsa elimize veren, güzel bir kitap diyebilirim... Mamafih insan düşünmeye, üretmeye, topluluk halinde yaşamaya başladığı andan itibaren, Rousseau'nun bahsini ettiği o tren çoktan kaçmıştır. Onun ifadeleri evrensel diyalektiğe aykırı olduğu için bana göre anlamlı bir direniş değildir. O'da bunun farkında olduğunu anlamış olmalı ki sancılı bir serzeniştedir. İnsanlık evet kirli bilgilerle kafa karıştırmaya, uç noktada ki sorgularıyla insanlığa farklı şeyler sunup değerlerini alt üst edip yeni değer yargıları inşa etmeye devam edecektir.....Bilimsel gelişmeleri insanlık için olumlu ve olumsuz yönde kullanmaya devam edecektir. Bizlerin(İnsanlığın) bu kaosun içinde (Sanatı ve Edebiyatı, bilimsel gelişmeleri) bizi daha yukarıya taşıyacak eserlerin peşine düşmemiz gerekmektedir. Yani işimiz pekte kolay sayılmaz. Çünkü ; her eser, ESER değildir. Bunun ayrımını yapmakta dikkatli olmamız gerektiğine inanıyorum.. Umarım bunu kendi adıma başarabilirim.

Son katıldığım bir seminerde söyleşi sırasında, satır arasında geçen bir kitaptı ve merak ettim okudum. Bence okumaya değer. Yapmış olduğum alıntılardan da görüleceği üzere üzerine düşünebileceğimiz bir eser.. İlgi duyan okusun!!!..

Asma Yaprağı 
23 Eki 2015, Kitabı okudu, 11 günde, Beğendi, 7/10 puan

Güzel bir kitap, kesinlikle okunmalı diye düşünüyorum fakat okumaya başlamadan önce kendi düşüncelerinizi bir kenara bırakmakta fayda var. Çünkü yazar çok farklı bir yerden ele alıyor konuyu.Eğer kendi fikirlerinizi bir kenara bırakıp okumaya başlamazsanız büyük ihtimalle her sayfa da her paragrafta "öyle şey mi olur?" gibi cümleler kurarsınız kendi kendinize diye düşünüyorum. Ve son olarak kelimelerin doğru kullanıldığında ne kadar güçlü etkisi olduğunu göreceksiniz. Dünyanın doğru kabul ettiği bir noktayı acaba yanlış mı gerçekten bile diyeceksiniz.

Bana göre Rousseau'nun en sağlam kitabıdır. Çoğu düşüncesine katıldığım filozof, insanın ''doğa'' durumundaki özgürlüğünden ve bilim-sanat kavramlarının onu gittikçe yönetilir hale getirdiğini söyler. Bilim ve sanatlar geliştikçe insanlar samimiyetlerini kaybeder. Maskeler yaratırlar. Tek zararı bu değil, ahlak ve erdem kavramlarını da yok eder. Aydınlanmanın çocuğu olmasına rağmen aydınlanmayı eleştirebilen nadir filozoflardan.

Kitaptan 8 Alıntı

Beyhude 
28 Eki 15:55, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Aramızda bilginler yetişmeye başlayalı, iyi insanlar ortadan kayboldu. O zamana kadar Romalılar erdemi yaşayışlarında göstermekte kalmışlardı. Erdemin bilimini yapmaya başladıkları gün her şey mahvoldu.

sayfa;16

Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques RousseauBilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques Rousseau
Beyhude 
03 Kas 13:11, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Bizim gibi, Tanrının yüksek yetenekler vermediği, büyük şereflere ulaşmak için yaratmadığı basit insanlara gelince, bizler bilinmeyen köşemizde kalalım. Ulaşmayacak olduğumuz ve dünyanın bugünkü durumunda zahmetine de değmeyecek bir ünün peşinde koşmayalım.Kendi içimizde bulabileceğimiz mutluluğu, başkalarının bizi beğenmesinde aramak neye yarar? İnsanlara görevlerini öğretmek işini başkalarına bırakalım ve kendi görevlerimizi iyi bilip yapmaya çalışalım; bizim daha çoğunu düşünmemiz gerekli değildir.

J.J.Rousseau sayfa;31

Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 31)Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 31)
Beyhude 
03 Kas 13:51, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Ey medeni milletler, ilimler ve sanatları besleyin; eyy mesut köleler, o sizin özene bezene teşhir ettiğiniz kibar ve ince zevki olanlara borçlusunuz. Aranızdaki münasebetleri pek tatlı, pek kolay hale getiren, o yumuşak huylarınızı, medeni şehir adetlerinizi, hulasa hiç bir fazilete sahip olmadan bütün faziletlere sahipmiş gibi görünmek maharetini onlar sayesinde elde ettiniz.!!!...


sayfa;44

Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 44)Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 44)
Beyhude 
28 Eki 14:40, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Zamanımızda hoşa gitmek sanatı daha ince bir zevk ve daha mahirane özentilerle birtakım düstur
ve kaidelere boğulmuş olduğu için ahlak ve adetlerde bayağı ve aldatıcı bir yeknesaklık hüküm sürmekte, bütün ruhlar aynı kalıba dökülmüş gibi görünmektedir. Hep nezaket icapları kibarlık zaruretleri içindeyiz hep adetlere usullere uymaktayız. Hiç kendi ruhumuza uyduğumuz yoktur. Kimse olduğu gibi görünmeye cesaret edemez olmuş. Zorunlulukların sürkli baskısı altında toplum denilen bu sürüyü meydana getiren insanlar belirli durumlar karşısında hep aynı şeyleri yapacaklardır. Başka türlü hareket edebilmeleri içini çok mühim sebepler olması lazım. Bu yüzden karşımızdakinin nasıl bir adam olduğunu hiç bilemeyeceğiz; bu yüzden dostumuzu tanıyabilmek için büyük hadiseleri bekliyeceğiz; o zaman da
iş işten geçmiş olacak ; çünkü onu tanımak zaten bu olaylar için gerekliydi.
sayfa;9-10

Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 10)Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 10)
Beyhude 
28 Eki 20:15, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Her sanatçı alkışlanmak ister. Beraber yaşadığı insanların övgüleri onun için en değerli armağandır. Bugünkü gibi bilginlerin moda olduğu, eğlence düşkünü bir gençliğin zevklere hükmettiği, erkeklerin kadınlara kul köle olup onların istediği gibi yaşadığı, kadınların ürkek huylarına uygun gelmediği için dram şiirinin şahaserlerine, müzik harikalarına değer verilmediği bir çağda ve ülkede doğmak felaketine uğramış bir sanatçı kendini beğendirmek için ne yapar? Ne mi yapar, baylar? Dehasını zamanın düzeyine indirir; ölümünden çok sonra beğenilebilecek eşsiz eserler yaratacak yerde, yaşadığı sürece hoşa gidecek eserler vermeye çalışır. Söyleyin ünlü Voltaire, bizim sahte nezaketimize uymak için nice kudretli ve erkekçe güzellikleri feda ettiniz! Kadınların hoşuna giden bir sürü küçük şeylere kapılmak , sizi ne büyük işler görmekten alıkoydu!?

J.J Rousseau

Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques RousseauBilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques Rousseau
Beyhude 
03 Kas 14:11, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Eğer uzak bir ülkede
yaşayan biri Avrupa ahlakı üzerine bir görüş edinmeye
çabalayacak olsaydı ve bunu bilimlerin aramızdaki durumuna,
sanatlarımızın eksiksizliğine, gösterilerimizin
düzgünlüğüne, tavırlarımızın inceliğine, söyleşilerimizin
nezaketine, iyilik severliğimizin sürekli sergilenişine ve
her yaştan ve her durumdan ve sabahtan akşama dek birbirlerine
iyilik etmekten başka hiç bir şey ile ilgilenmiyor
görünen insanların gürültü patırtı içindeki toplantılarını
dikkate alarak yapacak olsaydı, böyle bir yabancı ahlakı_mız
üzerine gerçekte olduğunun tam tersi bir sonuca
varmaz mıydı?

Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 47)Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 47)
Beyhude 
28 Eki 13:57, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Ruhunda vücut gibi ihtiyaçları vardır. Vücudun ihtiyaçları toplumun temeli, diğerleri de ziynetidir. Hükumet ve yasalar, bir araya toplanmış insanların, birlik ve huzur içinde yaşamalarını sağlar. Onlar kadar egemen olmamakla beraber, belki onlardan daha güçlü olan bilim, edebiyat ve sanatlar insanları bağlayan zincirleri çiçeklerle örter; özgür yaşamak için doğmuş görünen insanların damarlarında taşıdıkları özgürlük duygusunu söndürür. Onlara kölelik hayatını sevdirir. Onları uygar milletler dediğimiz topluluklar durumuna sokar.
Sayfa;8

Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 8)Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques Rousseau (Sayfa 8)
Beyhude 
28 Eki 15:11, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Hiçbir eserin bulunmadığı yerde illet aramaya lüzum yoktur; fakat burada eser
aşikardır; tefessüh meydandadır; ilimieriniz ve sanatlanmız tekamüle
doğru gittikçe ruhlarımız bozulmuştur. Bu yalnız bizim devrimize ait bir felaket midir, diyeceksiniz. Hayır, efendiler; insandaki boş tecessüsün doğurduğu fenalıklar yeryüzü kadar eskidir. Nasıl Okyanus sularının alçalıp yükselmesi gece bizi aydınlatan
seyyarenin muntazam tesirine bağlı ise namus ve ahlakın akıbeti de ilim ve
sanatların tekamülüne bağlıdır. Onların ışıkları ufkumuzda yükseldikçe faziletin
kaybolduğu görülmüş ve aynı hadise her devirde ve her yerde vaki olmuştur.

Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques RousseauBilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Jean-Jacques Rousseau