Deli Kadın Hikayeleri

8,6/10  (52 Oy) · 
106 okunma  · 
41 beğeni  · 
1.831 gösterim
" Girdiği kabın şeklini alan su, geçtiği yolların rengini de çalarmış…"

Mine Söğüt'ten Unutulmayacak Delilik Hikâyeleri

Beş Sevim Apartmanı - Rüya Tabirli Cinperi Yalanları, Kırmızı Zaman, Şahbaz'ın Harikulâde Yılı 1979, Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey gibi romanları ve çeşitli biyografi, monografi, söyleşi kitaplarıyla okurların yakından tanıdığı Mine Söğüt bu defa hikâyeleriyle karşımızda.

"…kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri kendini de çok seviyor demektir... kendini ve deliliğini" diyen yazar, Deli Kadın Hikâyeleri kitabında, aklın kıyısında gezinen, kadınlıklarını bir lanet gibi sırtlarında taşıyan, hepsi "kaybetmeye" yazgılı, içe işleyen yalnızlıklarıyla kalp burkan hayatları, varoluş kâbuslarını anlatıyor. Kitapta ayrıca, Bahadır Baruter'in bu hikâyelerin izlenimleriyle yaptığı on resmi de yer alıyor.

Kalemini zehire, kana, cinnete, ölüme ve hayata aynı lezzetle batıran Mine Söğüt'ten unutulmayacak yirmi bir delilik hikâyesi...
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2011
  • Sayfa Sayısı:
    176
  • ISBN:
    9789750821073
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
KubraYSN 
09 May 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Bazen duymak istediğiniz tek şey tüm algılarınızı kapayan, ruhunuzu bile yok sayan bir müziktir.O müzik size saatlerce yürüme isteği aşılar. Yürürsünüz, yürürsünüz kendinize geldiğinizde neredeyim ben fikri oluşur. Bazen o müzik bitse de farkına varmazsınız. Çünkü gözleriniz tavanda ya da her hangi bir yerde aynı noktaya saplanıp kalmış olur. Düşündüğünüz de bir şey yoktur. Boştur zihniniz.Tek hissettiğiniz içinizde dışarıya çıkmaya çalışan,nefes alamayan bir başkası olduğudur. Ben anlatınca üç beş uyduruk cümle oldu, Mine Söğüt yazınca roman olmuş . Daha ne diyebilirim ki . Bu hissi paylaşan herkesin seveceğini düşünüyorum.

Gülçehre Aydın 
25 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kadının adı yok, dedirtecek bir kitap. Kadınların yalnızlıklarından sıyrılamayıp akıllarını korumaya çalışırken verdikleri mücadelede yok olduklarını, tek çareyi ölümde bulmalarını anlatan bir efsane. Her hikaye ayrı bir hayat gibi görünse de yalnızca tek hayat. Birçok kadının günümüzde de yaşadığı sorunlar, o görmezden gelinen sorunlar, kaleme alınmış.
Şiirsel bir dil kullanılmış, eklenen resimler de öyle çarpıcı ki... Her şekliyle etkileneceksiniz.

Sanırım son zamanlarda neşter etkisi yapan bir eser oldu benim için.Kitabın içinde yer alan şahane çizimler eşi Bahadır Baruter'e ait.Okudukça nefessiz kaldım,elimde durdukça rahat edemedim;kadını alaşağı eden tüm sistemlere küfredesim geldi yeniden.Sanki Mine Söğüt tüm kadınların içindeki tonlarca ağırlıktaki kederi ve suskunluğu toplayıp denize fırlatmış ama yine de sıkıntısını yokedememişti (zaten amacı da bu değildi) kitabı bitirdiğimde.21 öykü üzerinden kadınlığın sarsıcı yanını anlatmış.Gece uykularınızı kaçıran,uyusanız da rüyalarınızda bir yerde size bakan o kadınların hayatına yolculuğu çıkıyorsunuz.Bitmiyor,kurtulamıyorsunuz o hayatlardan.Satırlara tekrar tekrar gidiyorsunuz,hapsoluyorsunuz kelimelere,bir şey yapmalı diyorsunuz ama yapacak ne kaldı elimizde diye çaresizlik içinde dalıp gidiyorsunuz işte.

"geceleri ben ağır, çok ağır bir taşın altında uyurum.
gündüzleri hafif, çok hafif bir yaprağın ucunda yaşarım.
gece beni taş ezer.
gündüz rüzgar devirir.
kanadıkça kanarım.
hayallerimi o yüzden kanla yazarım."

Fatoş Çetiner 
24 May 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Etkisinde kalacağınız oldukça derin bir kitap. Her okuyanın mutlaka kendisinden bir parça bulacağı, altını çizeceği cümlelerle dolu kısa hikayelerden oluşuyor. Benim cümlem ise şu; "Gelecekle ilgili güzel hayaller kurmak insanı iyileştirir. Geleceği umursuz insan, çok geçmez ölür."

Kezban Şimşek 
13 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Mine Söğüt ülkemizin en güçlü kalemlerinden biri bence. Bu Kitab'ında kadın olmak kavramını çok çeşitli açılardan travmatik bir şekilde hikayelerle anlatıyor. Her öyküden sonra kitabı kapatıp sindirmeniz gerekiyor.

kevser 
12 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Çocuklukları, genç kızlıkları, kadınlıkları başkalarınca mahvedilmiş ve sonunda delirmiş pek çok kadının hikayeleri oldukça değişik bir üslup ve hikaye düzeni içerisinde anlatılmış. Bazı kadınları erkekler, bazı kadınları da erkekler tarafından delirtilen kadınlar delirtmiş.
Anlamı pekiştirmek için yapılan kelime tekrarları çok ilgimi çekti. Simgesel ve şiirsel bir dili var Mine Söğüt'ün. Okudukça hem hikayelerden hem de kullanılan üsluptan ötürü aklım hep Sevgi Soysal'a ve onun kahramanı Tante Rosa'ya gitti. Fakat Mine Söğüt'ün dili çok daha karamsar, kahramanları da öyle. Ve ben daha çok beğendim bu dili.
21 deli/delirtilmiş kadınla tanıştım. En beğendiğim öyküler ise:
"Annemin Harikulade Saçları"
"Beni Öldürmek İsteyen Muhteşem Hayat"
"Kürt Kediler Çingene Kelebekler"
"Maharetli Pembe El"
"Madam Arthur Bey"
"Naz Neden Derine Gömmemiş Kediyi?"
"Vakvak Ağacı" oldu.
Efsanevi bir ağaç olan Vakvak ağacına yazılan hikaye çok etkileyiciydi. Okumanızı tavsiye ettiğim bir kitap Deli Kadın Hikayeleri...

MELİKE CEYLAN 
08 May 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kitabın içindeki çizimlerin eşi Bahadır Baruter'e ait olduğunu öğrendiğimden beri daha çok sevdiğim öyküler kitabı.

"Geceleri ben ağır, çok ağır bir taşın altında uyurum.
Gündüzleri hafif, çok hafif bir yaprağın ucunda yaşarım.
Gece beni taş ezer.
Gündüz rüzgar devirir.
Kanadıkça kanarım.
Hayallerimi o yüzden kanla yazarım."

seher 
04 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitap 21 öyküden oluşuyor ve 21 inde de kadınların hayatı ve yaşadıkları ağır travmalar konu ediliyor. Kadınların yaşadığı tacizi, tecavüzü, ensest ilişkiyi, ağır kayıpları, tanıklıkları, deliliğe götüren ve intiharın eşiğine getiren durumları öykülerde okuyorsunuz.

Damla. 
02 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Öykülerle iç içe içe ama Mine Söğüt’ün öyküleri de tıpkı kitaptaki resimler gibi hem göz alıcı hem de rahatsızlık verici nitelikte.. Öyle bir çırpıda okunan kitaplardan biri değil. Durmak, sindirmek, düşünmek ihtiyacı hissediyorsunuz. Kadınların hikayelerini okumak zaten zor bir konu, bir de deli kadınların hikayelerini okumak iki katı emek, iki katı zor. Dengeyi kuramamış, dengesi bozulmuş, dengesini bozmuş bir sürü kadının hikayesini okuyorsunuz, dengenizi bozmadan okumak için çaba sarfetmeniz gerekiyor. Depresif kelimeler, depresif cümlelere doğurmuş. İnsanı insan olmaktan utandıracak, insanlığını sorgulatacak türden öyküler, çarpıcı, tokat gibi. Mine Söğüt’ün kalemi artık benim için özel bir yerde, onu okumaya devam edeceğim…

Burcu karaoglan 
17 Nis 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

21 kisa oykuden olusan kitapta agirlikli tema tahmin edilecegi uzre delilik. Ölum, aile, sevgi, yalan kavramlari da oykulerde sıkça karsimiza cikiyor. Bes sevim apartmani kitabini sevdigimden pesine bu kitabini okudum yazarin. Ve uslubuna hayran kaldim.

2 /

Kitaptan 52 Alıntı

“Sen deli olmayan kadın gördün mü koca kafa?
Görmediysen az bekle ve delirdiğini kendi gözlerinle izle ... Çünkü deli olmayan kadın yoktur, henüz yeteri kadar delirtilmemiş kadın vardır ...''

Deli Kadın Hikayeleri, Mine SöğütDeli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt
Çiğdem Aksoy 
14 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Geceleri ben ağır, çok ağır bir taşın altında uyurum.
Gündüzleri hafif, çok hafif bir yaprağın ucunda yaşarım.
Gece beni taş ezer.
Gündüz rüzgar devirir.
Kanadıkça kanarım.
Hayallerimi o yüzden kanla yazarım.

Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 39)Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 39)
Damla. 
02 Şub 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

" Girdiği kabın şeklini alan su, geçtiği yolların rengini de çalarmış."

Deli Kadın Hikayeleri, Mine SöğütDeli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt
elif dinç 
09 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yemek yapmayı, evi toplamayı, sizi anlamayı öğrenemedim. Benden ne istediğinizi öğrenemedim. Beni sevip sevmediğinizi hiç bilemedim.

Deli Kadın Hikayeleri, Mine SöğütDeli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt
Çiğdem Aksoy 
14 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Tek bir göz yuvasında fırıl fırıl dönecek.
Kalın, ince, pembe, beyaz, mor tek bir dudak aralanıp yerlere
tütsülenmiş, küflenmiş, küskün, titrek, kelimeler dökecek.
Onları yerden topla,
Derin bir kuyu kaz. İçine at.
Ne varsa... ne varsa... ne varsa...
Hepsini içine at.

Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 25)Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 25)
Maya 
09 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İnsanlar ölünce zaman yavaşlar. Usulca vuku bulur ağır zamanlı olaylar...

Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 12)Deli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt (Sayfa 12)
Çiğdem Aksoy 
03 Ara 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Sakın bana ismimi sormayın.
Sakın gözlerimin tam içine bakmayın.
Yanımdan geçerken bana dokunmayın.
Varsayın ki burada değil, oradayım.
Oraya siz gelemezsiniz.
Köprüleri yıktılar, gemileri yaktılar, yollar kayboldu?
Ben başkayım.
Ben uçurumlar kadar tehlikeli
Dereler kadar tekinsiz.
Rüzgârlar kadar esriğim.?

Deli Kadın Hikayeleri, Mine SöğütDeli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt

"Bana ait tek odanın penceresi hep karanlığa bakar. O yüzden geçmişimi de göremem geleceğimi de. Zifiri bir hayatın içinde hem kalabalık, hem yalnızlık."

Deli Kadın Hikayeleri, Mine SöğütDeli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt
Bengü 
27 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Tanrı bugüne kadar kimin sözünü dinledi ki seninkini dinlesin bre kafir! "

Deli Kadın Hikayeleri, Mine SöğütDeli Kadın Hikayeleri, Mine Söğüt