Denizi Yitiren Denizci

8,4/10  (13 Oy) · 
33 okunma  · 
7 beğeni  · 
844 gösterim
Marguerite Yourcenar`ın "İnce, bıçak ağzı gibi dondurucu bir kusursuzlukta," diye tanımladığı Denizi Yitiren Denizci, dehşeti şiirsel bir anlatımla bütünleştiren, benzersiz bir kitaptır. "Kusursuz arınma, ancak yaşamı kanla yazılmış bir şiir dizesine dönüştürerek mümkündür," diyen Mişima bu kitapla görüşünü örneklemiş olur. Mişima`nın en etkileyici eserlerinden biri olan kitap soğukkanlı şiddeti ustalıkla anlatırken, hiç kuşkusuz yazarın çocukluğunda bilinçaltını etkilemiş baskıları da yansıtır.
Roman, dul bir kadın, on üç yaşındaki oğlu Noboru ve kadının ikinci eşi olan denizcinin öyküsünü anlatır. Yaşıtlarıyla bir çete kuran Noboru, ilk tanıştığında denizler fatihi bir kahraman olarak gördüğü denizcinin annesiyle evlenerek sıradan birine dönüşmesinin şokunu atlatamaz.

Rakuyo`nun varlığıyla bütünleşmiş olan bu adam, geminin ayrılmaz parçası olan bu adam, kendini o güzel bütünden koparmış, kendi isteğiyle düşlerinden gemileri ve denizi silip atmıştı.

Noboru, tatil boyunca Ryuji`nin yanından ayrılmamış ve denizle ilgili hikâyeler dinleyerek, ötekilerin hiç bilemeyecekleri denizcilik bilgileri edinmişti. Ama onun istediği, bu bilgiler değil, günün birinde denizcinin hikâyeyi yarıda keserek, yeniden denize dönerken ardında bırakacağı mavi su damlalarıydı.
Deniz, gemiler ve okyanus seferlerinin hayali ancak bu mavi damlalarda var oluyordu.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    156
  • ISBN:
    9789750718243
  • Çeviri:
    Seçkin Selvi
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Emre Ö. 
18 Eyl 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Militarist bir kişiliği olan yazarımızın hayatı tıpkı romandaki karakterler kadar sıradışı ve ilgi çekici.. Kitabı okumadan hayatını okumanızı tavsiye ederim.

Kitaba gelince, yazar bu kitabında üç karakterin dünyalarına koca bir yalnızlık ve acı yüklemiş.Karakterlerin varoluş sancısı içinde kıvranışlarını, yalnızlığın ezici ağırlığını kaldıramaması ve hayatı yaşamanın anlamını ararken; Ryuji karakterinin - her ne kadar karşı çıkmaya çalışsa da çabalasa da- tekrar sıradanlaştığını, yozlaştığını tıpkı sürü içinde öğütüldüğünü çarpıcı bir şekilde ortaya koymuş. Bir yanda kocasını kaybeden bir kadının yıllar içinde büyüyen yalnızlığını bir dala tutunarak bu ezici ağırlıktan kurtulmaya çabalamasını ve oğlu Noboru'nun "Hayatın yüceliği nedir? Ne için yaşamalıyım? " sorularını ve onun da yaşadığı ikilemleri mükemmel bir şekilde işlemiş. Yücelik nedir? Yazar yüceliği ölüm olarak görüyor. Ve kitabın sonunda da " Bilirsiniz, buruk olur tadı yüceliğin" diyerek son noktayı koyuyor.
Peki biz ne için yaşamalıyız? Mishima gibi idealler uğruna mı? Yoksa sürü sevgisi uğruna benliğimizi unutarak koyunlar gibi mi?
İnsanoğlunu yıllardır aradığı soruların cevabı.
Rambo filminde dediği gibi : ""Hiç uğruna yaşa ya da bir şey uğruna öl!"

Altı çizilecek bir çok yer vardı ama kuşkusuz en sevdiğim bu oldu:

"Günlerimizi boyun eğme, uzlaşma ve korku içinde titreyerek, komşularımızın ne yaptığını merak ederek, fareler gibi yaşayarak tüketeceğiz. Ve günün birinde evleneceğiz, çocuklarımız olacak. Baba olacağız, dünyanın en kötü şeyi olacağız!"

Beyhude 
21 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Yukio Mişima ile ilk tanıştığım kitabıdır. Üç yalnız insanın penceresinden yaşadıkları anların ve duygularının akıcı ifade şeklidir bu kitap. Başkasının bıkkınlığı başka anlarda ve zamanlarda ,yaşlarda bir başkasının özlemi olabilir. Hayal kırıklığının büyüklüğü her bireyde farklı etkiler yaratabilir. Yazarımız karanlık bir yazar , kendisi hakkında biraz inceleme yapılırsa yaşamına son verme şeklide oldukça şaşalı ve sıra dışı ... Bu anlamda benim oldukça etkilendiğim bir yazar diyebilirim ve diğer kitaplarına da merakım arttı . Kitap akıcı bir dille yazılmış , Ve sonu oldukça yazarın karanlık yanına dair ip uçları veren trajedik bir sonla sonlanmakta. Ben sevdim çünkü bilmiyorum seviyorum beklenmedik anlarda ruhuma ve duygularıma indirilen tokatları :) Bu kitap daha iyi bir incelemeyi hakkediyor!!

KeMâL 
 12 Eki 20:38, Kitabı okudu, 3 günde, 9/10 puan

Merhaba arkadaşlar. İncelememe başlamadan önce diğer yorumları okudum ve bende önce yazarın hayatını inceledim. İntiharını duymuştum ama yazarın bu denli milliyetçi ve ölümünü bile bu şekilde planladığını bilmiyordum. Mutlaka yazarın hayatını okumanızı diğer arkadaşlar gibi bende tavsiye edeceğim.

Murakami’ den sonra Japon edebiyatını unutmuştum ki aklıma bir anda bu kitap geldi. Yazarın dili ve betimlemeleri tam bir harika. Yazarımız 3 kez nobele aday gösterilmiş amma velakin kazanamamış. Akıcılığı gerçekten şaşırtıcı. Başlarda ne oluyor, ne olacak derken kitaba kendimi kaptırıverdiğimi anladım.

Kitabın içeriğine gelirsek; dul bir anne ve oğlu ile denizci bir adam arasında geçen bir hikaye. Bununla kalmıyor maalesef bir de oğlanın arkadaş grubu var. Öyle bir grup ki esere tat veren asıl bu arkadaş grubu. On üç yaşındaki bir grup nihilist öğrencinin bakış açısıyla değerler sorgulanıyor. Bu gruba tekrar dönüş yapacağım. Roman başta dul kalan anne ile oğlunun hikayesi ile başlıyor. Oğlu denizciliğe meraklı; anne ise denizden, gemilerden ticaret yaparak hayatını kazanıyor. Sonra bir denizci ile tanışıyor ve gönlünü kaptırıyor. Oğlu bu denizciyi gözünde öyle büyütüyor ki tam hayallerindeki bir denizci gibi umarken bir hayal kırıklığı yaşıyor ve bizim denizci gemiciliği bırakıp evlenme teklif ediyor. Sonrası artık nefret dolu bir öykü oluyor. Çocuktaki bu iç karmaşası büyüyen intikam ve kin duygusunu ile tavan yapıyor ve sonunda ölüm geliyor.

İçeriğini de az buçuk anlattıktan sonra geçelim anlattığı belli başlı olaylara. Yukarıda dediğim gibi 13 yaşında bir arkadaş grubu var. Ama gerçekten bu grup çok farklı. Yazar karamsarlığını özellikle bu çocukların düşünceleriyle dillendirmiş.

“Yaşamın bir-iki basit belirti ve karardan oluştuğunu; ölümün doğum ânında kök saldığını ve insanın ömür boyu bu kökü sulayıp yetiştirmekle yükümlü olduğunu düşünüyor”. Babalar ve öğretmenlere düşmanlar, onları üstlendikleri roller nedeniyle günah işlemekle suçluyorlar. Çünkü toplumu oluşturmak (öğretmenlik) da, üremek de (babalık) uydurma masallar diyor kitapta Mişima.

Cinayet, röntgencilik, yargı ve hiyerarşi konular arasında. Son bölümlerde yaptığı adalet sistemine vurgu dikkatimi çeken konular arasında. Yazarın felsefik görüşleri de gayet dikkat çekici. Kısa bir kitap, bir çırpıda okuyacağınıza inanıyorum ve tavsiye diyorum.

Kitabın bitiş cümlesi mükemmel ötesi :
" Bilirsiniz, buruk olur tadı yüceliğin" diyerek son noktayı koyuyor. Aslına bakarsak son cümlede bütün öykünün anlamı yatıyor.

dipnot: Kedilere hassasiyeti olanlar ve hayvanseverler okumasa iyi olur. Bir bölüm gerçekten çok vahşice...

ÖZGE KOÇAK 
02 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

İnsanın iç karmaşasını, küçük bir çocuğun içinde büyüyen intikam ve kin duygusunu anlatan bir kitap.Kitaba kendinizi vermekte zorlanmıyorsunuz ve o akıcılıkta kitap bitip gidiyor ve size düşünceler kalıyor

Mehtappp 
 12 May 21:36, Kitabı okudu, 2 günde, 8/10 puan

Japon edebiyatına bu kitapla giriş yapmış oldum. Yorumları dikkate alarak, kitabı okumadan önce Mişima'nın hayatını okudum. Böyle güzel kaleme sahip bir yazarın "seppuku" ile intiharına şaşırdım. Bir kitabı okumadan önce yazarıyla ilgili fikir edinmenin kitabın anlaşılırlığına katkı sağladığına inanıyorum.
Kitaptaki betimlemeler(özellikle denizle ilgili olanlar) çok güzeldi. Akıcılığından dolayı bir çırpıda bitiriverdim. Okumanızı tavsiye ederim.
Denizci Tsukazaki Ryuji, dul ticaret kadını Fusako ve oğlu Noboru etrafında dönen bir hikaye. Noboru'nun gözünde kahraman olan Ryuji, denizlerden uzaklaşmaya başladıkça bu sıfatını yitirmeye başlar.Her ne kadar uzaklaştığını sansa da aslında hala daha aklı denizlerdedir.
Kitapta en hoşlanmadığım,sinir olduğum şey Noboru ve çete arkadaşlarının hayata dair düşünceleri ve yavru kedi üzerinde yaptıkları ürkütücü denemelerdi. İlginç düşüncelerini şu cümleler size özetleyecektir: "iyi baba diye bir şey olamaz çünkü babalık görevi başlı başına kötü bir şeydir. Sert babalar, yumuşak babalar, anlayışlı babalar-al birini vur ötekine. Bize kendi aşağılık komplekslerini yüklemeye ve yolumuzu kesmeye çalışırlar." 13 yaşındaki çocuklara göre oldukça farklılar. Kendilerini umursamaz ve güçlü yapmak için yapayacakları şey yok.Yazar karamsarlığını özellikle bu çocukların düşünceleriyle dillendirmiş. Kitabın sonu ise açıkçası beklemediğim şekilde bitti. Yazar, sonuna dair öngörüyü bize bırakmış bence.

Dila. 
13 May 08:47, Kitabı okudu, 10 günde, Puan vermedi

Betimlemeleri harika ve gerçekten şimdiye kadar okuduklarım - okumaya alışık olduklarımdan çok farklı bir anlatımı var. Durağan - olay akışı sakin bir hikaye, ancak dil o kadar güzel ki, coşturmuş da coşturmuş...
Yine de şef karakteri fazla zorlama geldi. Biraz da sinirlendiğim bir karakter.

Ayrıca sonu net yazılan kitapları daha bir seviyorum.

Kitaptan 23 Alıntı

KeMâL 
12 Eki 12:17, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Yine de, dünyadaki kötülüğü senin de bilmen gerekir, yoksa hiçbir zaman gerçekten güçlü olamazsın.

Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 119 - Can Yayınları)Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 119 - Can Yayınları)

Gerçek tehlike yaşama eyleminin ta kendisidir. Fakat varoluşu her an aslında olduğu düzensiz haline çözümleyip ortaya çıkan endişeden hareketle, her an ilk kargaşayı yeniden yaratmaya çalışan kaçık bir eylemdir yaşamak.
Bu denli tehlikeli başka bir iş daha olamaz.
Varoluşun kendinde hiç bir korku ya da hiç bir örtülü yan yoktur, bu korku ve tedirginliği yaratan yaşamak eylemidir.

Denizi Yitiren Denizci, Yukio MişimaDenizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima
..... 
30 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Ölümün doğum anında kök saldığını ve insanın ömür boyu bu kökü sulayıp yetiştirmekle yükümlü olduğunu düşünüyordu..

Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 15)Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 15)
KeMâL 
12 Eki 12:14, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Oğlum, yaşam boyunca amaçlayacağın şeyi kimse veremez sana, amacını kendin
belirlersin.

Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 118 - Can Yayınları)Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 118 - Can Yayınları)
..... 
30 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bir amip olsaydım, sürekli bölünebilir bir tek hücreli olsaydım, çirkinliği yenerdim, diye düşündü. Oysa insan, hiç bir şeyi yenebilecek oranda ufak yada büyük değildi.

Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 15)Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 15)
KeMâL 
 11 Eki 23:24, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Verilen zaman ne denli kısa olursa, bu kusursuzluk o denli az zedelenirdi.

Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 79 - Can Yayınları)Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 79 - Can Yayınları)
..... 
30 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Oysa, gemideki yaşantısı ona sadece doğal yasaların işleyişindeki düzeni ve dünyanın sürekli hareket halinde ki durağanlığını öğretti.

Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 22)Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 22)
Burak Uzun 
01 Şub 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Daldığı düşten ayılmadan, ılık çayı başına dikti. Çay buruktu. Bilirsiniz, buruk olur tadı yüceliğin."

Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 151)Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 151)
Mehtappp 
12 May 16:17, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Yazgı
İnsan mükemmel kadına ömründe bir kez rastlardı ve mutlak ölüm araya girer, onları yazgılarında belirlendiği gibi kucaklardı.

Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 39 - Can yayınları)Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 39 - Can yayınları)
Mehtappp 
11 May 20:18, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Deniz
Tanrı'nın günü çelik bir gemide kapalı kalan bizler için, deniz tıpkı kadın gibidir. Durgunluğu ve fırtınalarıyla, kaprisleriyle, batan güneşi yansıtan göğsünün güzelliğiyle bu benzerlik ortadadır. Daha da ötesi, denizin üzerine uzanan ve denizin üzerinde gidip gelen, yine de denizin kendini vermeyi reddettiği bir geminin içindesiniz. Altınızdan akıp geçen sonsuz miktardaki bu su, susuzluğunuzu gideremez. Doğa, denizciyi kadına böylesine benzeyen unsurlarla sarmalar da, denizci yine kadının sıcak, diri gövdesinden olduğu kadar uzak kalır denizden.

Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 41 - Can yayınları)Denizi Yitiren Denizci, Yukio Mişima (Sayfa 41 - Can yayınları)
3 /