Kafa Kağıdı

7,8/10  (13 Oy) · 
74 okunma  · 
10 beğeni  · 
1.773 gösterim
Hayat hikâyesini bazı eserlerinde gereğince yazmış olduğunu, ancak asıl ruh hayatını, ruhunun kafa kâğıdını resimlendirmek istediğini dile getirirken, bu eseriyle geçmiş, özellikle çocukluk günlerinin perdesini bir daha aralar.
Kafa Kâğıdı, olayların dış tezahür çizgilerinden ziyâde, onları doğuran ruhî oluşları tesbite yönelik bir otobiyografidir.

Yarım kalmışlığı ile ayrı bir "hususiyet" kazanan eser, Ocak 1984'de Milliyet gazetesinde tefrika edilmiş ve daha sonra kitaplaşmıştır.
  • Baskı Tarihi:
    1984
  • Sayfa Sayısı:
    194
  • ISBN:
    975-8180-33-9
  • Yayınevi:
    Büyük Doğu Yayınları
  • Kitabın Türü:
s 
 18 Ağu 18:43, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 10/10 puan

necip fazıl'ın hiçbir kitabını incelemek bana düşmez ama düşüncelerimi ifade etmem gerekirse: okuduğum en güzel kitaplardan biri .üstad kendi anılarını biz okuyucularıyla buluşturuyor.bu kitabın yeri bende çok ayrıdır (ilk necip fazıl kitabım)

Necip Fazıl'ın hayatındaki olayları, özellikle aile yaşantısını anlattığı bir kitap. Batıcı babaannesiyle Osmanlı'da nüfuz sahibi dedesiyle ve özellikle çapkınlıklarıyla hizmetçileri bile bezdiren babasıyla... Her ayrıntı mevcut diyebiliriz. Serzenişleri hala aynı ancak burada kendini tanıtmaktan da geri durmamış. Kötü huylarından da bahsetmiş. İnanmadığı bölümlere hiç değinmeden sanki hep Allah-kitap diyen biriymiş gibi anlatmış kendini. Bu kısımda dürüst davranmasını beklerdim.

Ölen kız kardeşinin ismi Selma ve kitapta Selma'nın gözlerinden bahsediyor. Bir Adam Yaratmak kitabındaki karakter akrabası olan Selma'nın ölümüne sebep oluyor, sonra da ona aşık oluyordu. İlginç bir benzetme olacak ama dikkatimi çekti. Belki de kardeşini unutmadığını göstermek adına bu ismi vermiştir, belki de sadece isim. Bir önemi yoktur. Bilemiyorum :)

Kitaptan 9 Alıntı

Muhammed Y. Altun 
16 Nis 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Adada, yuvarlak bir kurabiye kadar küçük o yerde, midilli dedikleri kısa boylu bir atla dolaşan, sonradan görme bir aile çocuğu olduğu besbelli bir delikanlıcık vardır. Altın çerçeveli gözlük takar ve gümüş saplı kırbacı elinden düşmez.
O da bizimkine"(A)" tutkun değil mi?
Şu farkla ki, benden fazla alaka görmekte ve bazen tek başına, arkasında dizgininden tuttuğu cüce atı, (A) ile gezinebilmektedir. Benimse ada eşeklerinden gayrı binebildiğim yok...
Büyükbabama "bana bir midilli alın!" demeye tenezzül edemem... Çocukluğuma rağmen böyle vasıtalarla zafer kazanmak adiliğinden uzağım...

Kafa Kağıdı, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 119)Kafa Kağıdı, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 119)
Muhammed Y. Altun 
16 Nis 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Gazate riyakar, dergi cansız, kitap köksüz, okuyucu sağır...
İşte Babıali'nin dünkü, bugünkü ve yarınki hali!.. Değişen (tipo) baskı yerine (ofset) baskı ve fikir adına fuhuş albümcülüğü... Ve 5 bin yerine 500 bin tiraj...
Felaket yüz misline ulaşmıştır.

Kafa Kağıdı, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 192)Kafa Kağıdı, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 192)

‘’Üçüz paşalar kaçmış ve memleketi alevler içinde bıraktıktan sonra, uzaktan yangın seyirciliğine çıkmışlardır.’’

Kafa Kağıdı, Necip Fazıl KısakürekKafa Kağıdı, Necip Fazıl Kısakürek

Bizde roman Tanzimattan bu yana, bu temel dâvası olan hayat taklitçiliği şöyle dursun, âlet ve inşa mimarisi olarak dahi taklidi seviyesini aşamamış ve önce bön ve sersem; sonra züppe ve şımarık, en sonra da yobaz ve küstah kalemler elinde korkunç bir özenti ve yeltenme sığlığını geçememiştir.

Kafa Kağıdı, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 10)Kafa Kağıdı, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 10)

Hakikatte yangın, deri değiştiren ve yenisini tutturamayan Türk cemiyetindedir ve sonradan ahşap evlerin yerini alan göz boyama beton binalar, bu yangının çimentolaştırılmış küllerinden ibarettir.

Kafa Kağıdı, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 74)Kafa Kağıdı, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 74)

‘’Kedi yavrularına bayılıyordum. Onların incecik kaburga kemiklerini sıkarken çıkarttıkları ağlamaklı ses çok hoşuma gidiyordu. Birkaçını süt dolu bir tasa koyduğumu ve kaburgalarını sıkarak ağlattığımı hatırlıyorum. Başlarını süte sokarak… Ali koşmuş ve hayvancıkları ölümden kurtarmıştı.
Zalim taraflarım da vardı. Zalimden mazluma ve mazlumdan zalime her an yer değiştiren bir karakter… Tezatlar kumkuması… Bir, kutup iklimlerinde beyaz ayıları kovalayan; bir ekvator sıcaklığında ceylanlarla ağlaşan, neşede de kederde de son derece mübalağalı garip bir mahluk. Bu garip çocuk, hallere göre dehaya mı, cinnete mi namzettir?’’

Kafa Kağıdı, Necip Fazıl KısakürekKafa Kağıdı, Necip Fazıl Kısakürek

‘’Bizden iki sınıf ilerde olan Nazım Hikmet de aynı şekilde tek nüsh, el yazması bir derginin başında. Bize rakip…
O zamanki kafasıyla:
‘’Ben de müridinim işte Mevlana!’’ gibilerinden şiirler yazıyor.
‘’Beni Stalin yarattı!’’ diyeceği günlere henüz 30-35 yıl uzaktadır.’’

Kafa Kağıdı, Necip Fazıl KısakürekKafa Kağıdı, Necip Fazıl Kısakürek