Od Bir "Yunus" Romanı

8,4/10  (587 Oy) · 
2.274 okunma  · 
471 beğeni  · 
8.969 gösterim
Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden İskender Pala yeni romanı 'OD' ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD'un ana kahramanı. İskender Pala'nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında, yazar kişiliğinin imbiğinden geçirilerek aşkın tahtına bir kez daha oturtuluyor. 13. yüzyılın her bakımdan kavruk ve yanıp yıkılan ortamına Yunus Emre'nin gelişi tarihi atmosfer içerisinde hakiki anlamına kavuşturuluyor. Yıkıntılar ve yangınlar içinden bir gönül ve bir insanlık anıtının inşa edilişi cümle cümle anlatıyor ve elbette kalbe dokuna dokuna yol alıyor. Romanın her sayfasında Yunus'un hamlıktan saflığa geçişi okunuyor.

Biliyorum,"Biz bu ilden gider olduk, kalanlara selam olsun," demişti… Yine Biliyorum, "Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun." Demişti… Ve Sevgili'ye gittiği o geceden sonra adının dilden dile, Aşkının gönülden gönüle dolaştığını da biliyorum… Şimdilerde ona kimisi Âşık Yunus, Miskin Yunus… Derviş Yunus…Varsın onu da desinler. Ve Türk yurtlarında, onu en çok "Bizim Yunus" diye çağırırlar.

Biliyorum…
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    359
  • ISBN:
    9786054322848
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Derya Yalınkılıç 
14 Nis 20:38, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 8/10 puan

İskender Pala'nın okuduğum ilk kitabı. Bu kadar geç tanışmamın nedeni dilinin çok ağır ve anlaşılmasının güç olduğunu söyleyen arkadaşlarımın yorumlarıyla oluşan önyargımdı. Od kitabında böyle bir zorlukla karşılaşmadım ve anlatım tarzını da çok beğendim.
Yunus Emre'nin eşi Sitare'yi kaybedişinden duyduğu acısı ve oğlunun Yunus Emre'yi arayışını kelime kelime içime işledi yazar. O dönemdeki tarihi olaylardan da bahsetmeyi unutmamış. İskender Pala'nın kaleminden "Bizim Yunus"u okumak keyifliydi, tavsiye ederim. Bu arada yazarlarımıza yaşarken de gereken değeri verelim!

Murat Sezgin 
02 Tem 17:44, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 9/10 puan

-Spoiler-

Sizden istirhamım biraz uzun olsa da sonuna kadar okumanızdır. Yaradandan ötürü yaraladılanı seven Bizim Yunus hakkında kısa yazmak olmazdı.

Kitabın yapısını ve konusunu daha önce yapılmış iki incelemeye sitem ederek anlatmak istiyorum:

#7984107 : Kitapta Yunus Emre'nin Hakk ve insan sevgisi, ahlakı, ilmi, bilgisi, şiirleri ve yaşamından bahsediliyor. Bre adam, Yunus Emre'nin üstünden bir Veli'nin laflarını çarpıtmak, cinsiyetçi söylemlerde bulunmuş demek, yazarı sevmiyorsun diye bu güzel eseri karalamak nedir? Aklım almıyor. Sen anlamak istediğini anlamışsınn o kadar.

#6915646 : Pala'nın eski edebiyatla içli dışlı olması dilini biraz ağırlaştırmış olabilir. Ama bu kitap, birinci ağızdan anlatımıyla bu ağırlığı ortadan kaldırmış. Bu özelliğiyle akıcı değil diyenlere katılmadığı belirtmek istiyorum. Akıcılık, şiirlerle ve tarihle birleşmiş. Yapılan bu iki incelemeyi okuyup, kitabı okumaktan vazgeçmeyin.

Bizim Yunus, Moğol akın ve yağmalarının, iç kavga ve çekişmelerin, siyasî otorite zayıflığın, dahası kıtlık ve kuraklıkların olduğu yıllarda yaşamıştır. Moğol akınlarından birinde Sitare ölür, oğlu İsmail esir düşer.

Yunus, Sitare hakkında şöyle diyor: "Sitare! En uzaktaki en yakın hatıram." "O benim herşeyim. Mahremde sırdaşım, zor günde ayaktaşım, er meydanında yoldaşımdı. Çeyiz olarak verecek bir şeyim yoktu ona gönlümden bir ev yaptım. Bütün duvarlarında onun nakışları olan, bütün pencerelerinden ona bakılan, bütün kapılarından ona varılan bir ev."
Sitarenin ölümü Yunus'u derinden sarsar. Aşkına dalıp unutmuştur her şeyi.
Ben ağlarım yane yane
Aşk boyadı beni kane
Ne âkilem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi

Sitarenin hasretinden kavrulan Yunus'a Hz. Mevlana şunu söylüyor:
" Yıldızından geç Yunus, artık güneşe bak"

Yıldızlarda güneş gibi hep vardır. Güneş doğunca yıldızlar görünmez o kadar. Mesele yıldızın olmadığı şüphesinden kurtulup güneşe Gerçek Aydınlıga ulaşmaktı. Yunus uzun uzun düşünüp Sitaresini Hakk'a ulaşma fırsatı sayar ve Hakk yoluna düşer.
İşte size kul sevgisini, Hakk sevgisiyle birleştirmiş bir aşk: Gerçek aşk...

*****************************************

Yunus yollara düşer Tabduk Emre'nin dergâhına varır. Erenler yurdunda himmete ulaşmanın ilk şartı teslimiyet ve hizmete talip olmaktır. Bu Yunus için de böyle oldu. Şeyhine "Ne hizmet varsa yaparım."dedi. Tabduk da Yunus'u, Dergâhı'ndaki odunculuğa tayin etti.
Fedakar derviş tam kırk yıl bu hizmette bulundu. Odunu sırtına vurup getirirdi. Ama yaşını ve eğrisini kesmezdi. Bir defasında Tabduk Emre: "Yunus Can, dağda hiç eğri odun yok mu ki hep düzgün odunlar getirirsin" diye sordu. Yunus da "Şeyhim, burası öyle bir Hak ve doğruluk kapısı ki, buraya değil eğri adam, eğri odun bile giremez." dedi.

Tapduk Emre'nin hizmetinde bulunurken, mânevî âleminde bir ilerleme olmadığını zannederek, üzüntüsünden dağlara, kırlara düştü ve iki abdalla karşılaştı. Onların yanında odun çekmenin temel gayesinin "nefsi kırmak" ve manevi rehbere bağlılığı sınamak olduğunu anladı.
Derviş adın edindim
Derviş dondum donandım
Yola baktım utandım
Hep işim yanlış benim

Tabduk Sultan'ın yanına döndü ve hizmetine bir süre daha devam etti ve iyice olgunlaşınca fikirlerini yaymaya başladı.
İşte size bağlılık; sevgiye, işe, doğruya bağlılık..

******************************************

Bizim Yunus'un yaşlandıkça gözleri uzağı seçemez olmuştur. Ögrendiği karışımlardan şifa dağıtan Yunus'a sorarlar: " Herkese şifa dağıtırsında kendi gözlerine neden şifa dağıtmazsın ey Yunus?" şöyle cevap veriyor: " Adı güzel kendi güzel Muhammed'in mübarek gözleri bu dünyayı 63 sene gördü bize de ziyadesi gerekmez."

Aşık Yunus neyler iki cihânı sensiz,
Sen Hak Peygambersin şeksiz, gûmansız
Sana uymayanlar gider imânsız,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Dünya gözüyle görmek istediği tek yüz, oğlu İsmail'in yüzüydü. Günler geçip gitti ve bir gün oğlunu buldu. Yüzünü görür görmezde, gözleri kapandı bir daha göremez oldu.
İşte size Peygamber sevgisi, işte size evlat hasreti...

*****************************************

O ki bilgisiyle, ilmiyle bizlere örnek olmuş, örnek olmaya devam etmekte. Okumuş, araştırmış, söylemiş. Hz. Muhammed'in "Kendini bilen Rabb'ini bilir" hadisinden hareketle şunları diyor:

İlim ilim bilmektir
İlim kendini bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Bu nice okumaktır.

Kendini tanımak cehaleti sonlandırır. Allah herşeyi kendi nurundan yarattı. Kendi nurunu bulan Allah'ın nurunu bulur.
İşte size gerçek ilim: Kendini bilmek...

************************************

Bizim Yunus, şiir demiş olmak için şiir demiyordu; o bir kalbe girmek için şiir diyordu. Amaç sanat değil, imandı. Sevgi, hoşgörü, nasihat, insanlık içindi.

Ben gelmedim davi için
Benim işim sevi için
Dost'un evi gönüllerdedir
Gönüller yapmaya geldim

İşte size gerçek sanat: Gönül yapmak...

*****************************************
Bizim Yunus, yüzyılardır şiirleriyle, ilmiyle, ahlakıyla bize yol göstermiş. Ve göstermeye de devam edecek...

Gelin tanışık edelim
İş kolayın tutalım
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz...

Not: Şiirlerin bazıları kitapta bulunmamaktadır.

Keyifli okumalar.

kitapları seven 
02 Ara 15:24, Kitabı okudu, 8 günde, Beğendi, 9/10 puan

Yunus Emre'yı tanımayan ve onun hayatını merak etmeyenler için katılıyorum kitap biraz ağır ilerliyor diyebilirler, çünkü kitap tamamen kendine odaklanmak istiyor. Tavsiyede bulunan arkadaşlarıma burdan teşekkür etmek istiyorum, hakikaten okumaya değer bir kitap.

M.Burak SOLAK 
13 Eki 14:29, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

Aklımda hiç bu kitabı okumak yoktu hele bu yoğunluğun arasında :) Kitabın konusunun Yunus Emre olduğunu dahi bilmiyordum ki Irem Dikbıyık tavsiye edene kadar :)
Olay, akıcılık, anlaşılabilirlik ... açısından yazara diyecek birşey yok fakat Yunus Emre hakkında bildiklerimden çok farklı bilgiler vardı. Örneğin Yunus Emre'nin Tapduk Emre ile tanışmadan önce iyi eğitim almış bir kadı olarak biliyordum, daha önce hiç evlilik yapmadığını, Tapduk Emre'nin kızı ile evlendiğini biliyordum hatta heryerde genel olarak bilinende bu yönde. Ancak kitapta Elif adında biriyle evli ve iki çocuğu olduğu, ömrü boyunca İsmail'i aradığı gibi bilgilere yer verilmiş. Açıkcası gerçekliği konusunda büyük şüpheler uyandırdı bende. Fakat bu durumunda hikayeye çok farklı bir bağlayıcılık ve gizem kattığını düşünüyorum.
Yazarın okumuş olduğum iki eserindede farklı farklı hikayeler devam ediyor ve kitabın sonunda bütün hikayeler birbirine bağlanıyor olması çok hoşuma gidiyor ve İskender Pala eserleri okunması gereken bir yazar olduğunu düşünüyorum.
Gerçek Allah aşkının nasıl olduğunu anlayabilmemiz için Yunus Emre'nin hikayesi herkes tarafından okunmalı. Hikaye yönünden tavsiye ederim fakat gerçekçilik yönünden araştırılması gereken bir kitap.

Ferah 
29 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

İskender Pala, beni kendisine bir kez daha hayran bıraktı..
Yunus Emre'nin kaybettiği aşkı Sitare'ye hissettiği acı, verdiği hayat sınavı içinize dokunarak okuyacaksınız..

KeMâL 
30 May 11:01, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 10/10 puan

İskender Pala okudukça okuyasım geliyor. Mükemmel bir romandı. Yunus Emre'yi anlatan bu roman. Eşini ve oğlunu kaybeden Yunus Emre'nin hamlıktan, pişmeye ve daha sonra olmaya doğru giderkenki adımlarını anlatmış. Dili, akıcılığı harika. Yabancı kelime falan var okuyamam sanmayın. Gayet güzel ve sade.
Okuduğum 4. kitabı oldu. TRT1 deki diziyi daha fazla izlemek istiyorum şimdi. Çok güzel alıntılar ve özlü sözler var. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi sahibi olacaksınız. "Bilmem" demenin ne olduğunu, sabrın gücünü iyi anlatan bir eser. Hacı Bektaş, Mevlana ve diğer kişilikleri de bu sayede tanıyacaksınız. Bir bakıma tarihten de dersler vermiş. Osmanlı'nın kuruluşu, beylikler ve Moğol işgallerinden de söz etmekte. Son derece beğendim, beğendiklerime ekledim. Pişman olmazsınız.Yabancı romanlar revaçta olsa da ayda 1 yada 2 roman kendi özümüzden okumalı düşüncesindeyim. Mutlu okumalar.

Esra Uyar 
23 Kas 20:51, Kitabı okudu, 8 günde, Beğendi, 10/10 puan

Gâh eserim yeller gibi
Gâh tozarım yollar gibi
Gâh akarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi.

"""Dağdan odun getiriyordum. herkes ona odun diyordu; ilk heceyle , od-un işte , ateş veren şey... Ama ben onun ilk hecesi ile ilgilendim, ateş olan kısmına, gönüllerde aşkı tutuşturan alevli kısmına, "od'a" talip oldum.""""

Sevda!.. Ah Sevda..
Yunus Emre ile Sitarenin aşkı o beşeri aşktan ilahi aşka geçiş , baba oğul hasreti .. içime işledi resmen bu roman bilmiyorum hangi söz hangi kelime bu romani anlatmaya yeter sayfalarca anlatılmayan o askı o hasreti benim anlatmaya kelimelerim yetmez . İskender pala ile tanışma romanim oldu "od" .. neydi bu od aşkın ateşi mi Allah atesimi evlat atesimi ..
Bu romani hüzünle ve iç geçirerek okuyacaksınız . Cidden anlatmaya kelimlerim yok beni çok etkiledi bu roman. ........ tavsiye ederim .

Bekir İstanbul 
16 Mar 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Ateş, Hava, Toprak ve Su ile yoğrulmuş, yer yer hikayelerle zenginleştirilmiş, tasavvuf ile hamuruna sevgi ve aşk eklenmiş, evliya zatlarla sırlı formülü korunmuş lezzetli bir pasta gibi.. bir solukta yer gibi...

AYNUR 
 11 Eki 17:07, Kitabı okudu, 20 günde

Neden geç bitirdim? Çünkü hem yoğundum hem de araya bir iki kitap daha eklenince biraz uzun kaldı elimde. Konunun akıcılığıyla ilgili bir uzatma değil.

—Od'a iyi ve güzel bir inceleme yazamayacağım. Kitap için yazılan güzel bir inceleme var. Bakmak isterseniz: #8906615 )
Kitabı okurken ki düşünce ve duygularımı yazmak istiyorum buraya. Doğru mudur bilmem.

—İskender Pala'nın okuduğum ikinci kitabı ve yine hayran bıraktı. Dili ağır değil. En azından bu kitap için söyleyebilirim. 'Bizim Yunus'u okurken, üzüldüğü yerlerde üzülüp ağladım, mutluluğunda yine mutlu oldum gözlerim doldu. İki zıt duyguda da gözden yaş gelmesi ne garip.

Yunus'un bir Sitare'si vardı ve hep oldu, somut olarak olmasa da manen yaşadı hep içinde. İsmail'i vardı bir de, gönlünde de aklında da daim olan, İsmail'i, oğlu.

"Şimdilerde ona kimisi Âşık Yunus, kimisi Biçare Yunus diyor ya, desinler. Yahut Yunus Dedem, Tapduk Yunus, Miskin Yunus...
Derviş Yunus... Varsın onu da desinler.
Ve Türk yurtlarında, onu en çok "Bizim Yunus" diye çağırırlar.
Biliyorum..." *

*arka kapaktan

mehmet aysu 
14 May 19:38, Kitabı okudu, 3 günde, 1/10 puan

Sağda solda adını fazlaca duyduğum için merak edip okudum. Yazarın Hacıbektaş-ı Veli hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadığı ya da felsefesini çarpıtmak adına korkunç hatalar (oynamalar) yapmış. En bariz şekilde gözüme çarpan hata ise "Kadıncık Ana" ismi yerine "hanımcık" kelimesini kullanması oldu. Cinsiyetçı yaklasıma yormak istemiyorum fakat tarihi bir isim de bile bariz hata (oynama) çirkin durmuş. Felsefe üzerindeki hata ve oynamaları uzun uzun anlatmak isterdim lakin değmez... kısacası okumaya değer bir kitap değil yine de hataları veya Bektaşilik felsefesinin üzerinde nasıl oynandıgını nasıl yamultulup başka felsefelere çekildiğini görmek isterseniz bir göz atın derim.

Kitaptan 327 Alıntı

Downtown Girl 
12 Kas 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

"Doğruluk mu daha büyük meziyettir, yoksa yiğitlik mi?" diye sorar, cevap ne olursa olsun, "Bütün insanlar doğru olsaydı yiğitliğe lüzum kalmazdı!." derdi.

Od, İskender Pala (Sayfa 39)Od, İskender Pala (Sayfa 39)
Murat Sezgin 
29 Haz 13:40, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Hacı Bektaş-ı Veli
Yunus'um! Asalet doğruluktan değil duruluktan gelir. Körlük nankörlüktür. Bu dünyada marifet nefsi silmek değil, belki nefsi bilmektir.

Od, İskender Pala (Sayfa 78)Od, İskender Pala (Sayfa 78)
Murat Sezgin 
27 Haz 17:42, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Öleceğini bilip de Allah'ı bilmemek neden o halde oğul!. Bilmelisin ki dudak, kalpte olandan gayrıyı söylemez!..

Od, İskender Pala (Sayfa 16)Od, İskender Pala (Sayfa 16)
kitapları seven 
26 Kas 10:24, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

"Biz görmüyoruz diye bu bahçenin bir Bahçıvanı yoktur diyemeyiz."

Od, İskender Pala (Sayfa 20)Od, İskender Pala (Sayfa 20)
ayamak 
19 Oca 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Hayatım boyunca hep çok şeye sahip olmayı değil, az şeye ihtiyaç duymayı istemişimdir.

Od, İskender PalaOd, İskender Pala
33 /