Katre-i Matem

8,4/10  (334 Oy) · 
1.576 okunma  · 
294 beğeni  · 
6.954 gösterim
Roman, müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikâyesi olarak başlıyor. Okurlar, bu elyazması kitabın açtığı kapıdan içeri giriyor, bir devre adını veren lalenin izinde İskender Pala'nın yarattığı etkileyici ve büyüleyici bir atmosferin içinde yol alıyor.

İstanbul bu romanda, karmaşası, heyecanı, isyanları, kalabalığı ile lalelere bürünüyor. Öyle ki lale sadece bir çiçek değil, bir yaşayış tarzı, estetik bir tavır, kültürel ve tarihsel bir birikim olarak İstanbul'u, hatta tüm Osmanlı'yı çevreliyor. İstanbul, doğal tüm güzelliklerinin, mimari şaheserlerinin tarihî debdebesi ile beraber lalezarlara, lale yarışlarına, lale şiirlerine bezeniyor; lalelerin şehri, renklerin şehri, yaprakların şehri haline dönüşüyor.

İskender Pala, Katre-i Matem'de usta kalemiyle lalelere bezediği İstanbul'da kavuşup doyulamayan, kavuşulamayıp yakan aşkların elemli ve Osmanlı hallerini de tüm ıstırap ve coşkularıyla anlatıyor. Sevdiğini, aşklarının ilk gecesinde kaybeden Şahin'in macerasını anlatan roman, bu kaybın ardındaki esrarı çözmek için külhanlara, tomruklara, lalezarlara ve hatta Osmanlı sarayına kadar gidiyor. İşte bu yolculuk, okuru hiç ummadığı yerlerde hiç ummadığı maceralarla karşılaştırıyor.

Cinayetlerin gölgesiyle giderek gizemli bir hal alan olaylar Lale Devrine nihayet veren Patrona Halil İsyanının yakıcı siyasal çalkantılarıyla birlikte çözülmeye başlıyor.

Kalemimi hokkaya bandırdığım şu anda -ki Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'yı canından; Sultan III. Ahmet'i de tahtından eden cehennemden nişan Eylül İhtilali'nin üzerinden henüz iki hafta geçti- şahit olduğum olayları yazıp yazmamakta kararsız sayılırım. Bilemiyorum. Yazmak gerektiğini düşündüğüm şeyler bir bakıma devlete ait sırları ifşa etmek gibi bir ihanetin ağırlığını da vicdanıma yükleyecek. Öte yandan Şark'ın kutsal çiçeği laleye dair yorumlarda bulunacak ve belki şükufeciyan esnafını gücendirmiş de olacağım. Ama birisi çıkıp yiğit Şehzade Ahmet'i, aşağılık isyancıların yaptıklarını, cennete benzeyen İstanbul'u ve Sadabat'ın laleye kattığı zarafeti anlatmazsa bu dahi tarihe ve şehre haksızlık sayılır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2009
  • Sayfa Sayısı:
    480
  • ISBN:
    9789944486903
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Vedat Baysal 
12 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Bu yaşıma kadar aruz vezninden başka bilgimin olmadığı, o yüzden de hiç sevmediğim Divan Edebiyatı'ndan İskender Pala'nın okuduğum bu ikinci kitabı ile ilk defa keyif aldım. Divan Şiiri'ni eğitim müfredatımızın sahip olduğu perspektifin dışında bir açıdan gördüğüm anda ne muazzam bir hazine kaçırmış olduğumu anladım. Aynı etkiyi yapar mı bilmem ama ihtimali dahi bu kitabı tavsiye etmeme yeterlidir.

Fatih Erdem 
26 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Yazarın "Yek cinayet şast u şeş sual" adlı elyazmasını bir müzayede den alması ve sadelestirmesiyle bizlerinde anlayacağı bir eser haline getirmesine buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Bir tarih öğrencisi olarak 1. Lisans döneminden itibaren tarihe devletlerin ve büyük adamların tarihi olma eleştirisini tartışarak gecirmemize rağmen isledigimiz egitim halen bu eğilimin ötesine geçmiş değildir. Bu kitapta bir cinayeti çözmeye calisirken dönemin algılarını, insanların yaşam biçimlerini, Osmanlı devlet yapısını, sosyal hayata dair bilmedigimiz birçok şeyi öğrenme fırsatı bulmamı sağladı. Kitapta geçen sahsiyetlerin gerçek kişiler olduğunu yazar arşiv kayıtlarından teyit etmis ve Suphi Efendi tarihinde anlatilanlara uymakta olduğunu belirtmiştir. Ben cinayeti çözemedim, ama bu kitaptan çok şey öğrendim, el yazmasında yer alan derkenar hikayelerini yazar yazmadakine uygun şekilde suallerin sonuna eklemiş, alışılmış tarihi romanların ötesindedir.. önyargılı olmayın bence, okudugunuza pişman olmaz çok memnun kalırsınız , cinayeti cozen olursa benimle paylaşabilir :)

Yasin Eren 
16 May 12:17, Kitabı okudu, 110 günde, Beğendi, 7/10 puan

Yazarın bir müzayede (açık artırma ihale) sonucu aldığı eski bir divan edebiyatı eserini sadelestirerek kaleme aldığı bir kitap. Kitabı okuyacak olanlar Lale devrine ait tarihi bilgiye sahip ise, daha bilinçli ve keyifli bir okuma ile karşılaşacaklar.

Merve Çalıkuşu 
05 Kas 2015, Kitabı okudu, 16 günde, Beğendi, Puan vermedi

Okumak istediğim ama dili ağır denildiği için okumaktan vazgeçtiğim bir kitaptı.En sonunda merakıma yenik düşüp okudum.Her bölümde heyecanlı bir şekilde ve o anı hissederek okudum.Tarihle ilgili olan kitaplara karşı önyargım da böylelikle kayboldu.Kitabın sonu benim için büyük bir etki yaptı ve gözlerim dolarak okudum.Okuduğum ilk İskender Pala kitabıydı ve bu kitaptan sonra diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.

Tayfun Karadeniz 
 09 Şub 17:15, Kitabı okudu, 1470 günde, Beğendi, 9/10 puan

baslangıç itibariyle sakin ve anlamları birleştirememek gibi bir bezginlik oluşabiliyor nacizane... fakat, sabırla bir miktar daha devam edebilirseniz -ki ediniz- sizi içine çekecek ve zaman yolculuğunuz başlayacak... ;)

Sümeyye güler 
05 Nis 00:50, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Geç kaldığım bir kitaptı okumanızı tavsiye ederim.. değişik entrikaların içinde çözüme ulaşana kadar sabriniz biraz sizi zorluyor ama pes etmeyin.. yalnız keşke devamı olsaydı daha mutmain olurdum...

kitapayraci 
29 Oca 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

İSKENDER PALA'yı daha önce okumamış olanların ilk önce okuması gereken hafızamızdan çıkmayacak ve iyiki de okumuşum dedirtecek en güzel romanlarından bir tanesi.

ZEYNEP BULAN YAZICI 
23 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Daha ilk sayfada çok ilginç bir kitabı elinizde tuttuğunuzu anlıyorsunuz. Bu konu ile ilgili olarak sunuş bölümünü atlamamanızı öneririm. Pek çok kişi kitabın anlatım dilinin ağır olduğunu söylese de ben öyle düşünmüyorum. Bana göre son derece sürükleyici ve çok etkileyici bir anlatıma sahip.

ilkay eyüpoğlu 
16 Şub 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

beni en fazla yoran kitaplardan birisiydi katre-i matem.karakterler,olaylar,betimlemeler çoğu yerde zihnimi yordu,oyüzden kitap ağır ilerledi.ama genel olarak kurgu güzel.

Fatma Subaşı 
05 Haz 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Bir kitabı bitirdiğimde niyeyse ağlıyorum. Farkında olmadan burnumun direği sızlıyor. Sonra birkaç damla gözyaşı. Bittiğine mi ağlıyorum? Yoksa içinde ki konuya mı? Veyahut konunun benim için yarım kaldığını düşündüğüm için mi? Hiç bilmiyorum.
İskender Pala – Katre-i matem kitabını Pazartesi günü başladım ve Cuma mübarek günü de fırsat bilip bitiriverdim. Öncelikle İskender Pala hayranı olduğumu belirteyim ki yapacağım yorumlar da yanlış anlaşılmalar olmasın.
Sayın Pala’nın bu zamana kadar birçok kitabını okudum. Özellikle Efsane kitabına hayran kalmıştım. Ama bugün bundan vazgeçtim ve Katre-i Matem’i başköşeye koydum. Tarih ve Polisiye romanları seven birine ikisi bir arada olmuş bu kitap. Her sayfasında heyecanımın zirveyi gördüğü, yeri geldiğinde gözyaşlarıma hâkim olamadığım ve bir saltanat nasıl bu hale geldi diye iç geçirdiğim olayları o andaymışım gibi yaşadım.
Bilindiği üzere İskender Pala bu kitabı kendisi yazmamış müzayede satın aldığı yazmayı sadeleştirmiş. Pala böyle güzel bir eseri sadeleştirdiği için gözümde bin kat daha değerli hale geldi. Ve tabi bunu kuyucusu ile de paylaştığı içinde…
Bölüm bitiminde yazılan derkenarlar kitaba ayrı bir lezzet katmış. Kitap içinde ki divan şiirlerinin de tercümelerinin sayfanın altında oluşu ne okuduğumuzu bilmemiz açısından harikulade olmuş. Ve Damat İbrahim’e üzüldüm. Belki zevki sefaya düşkündü kim bilir ama vatanın selameti için de boş duran biri değildi elbette. Kara Şahin’e üzülürken Bimarhane’deki yangının anlatılışından oradaymışım da yanıyormuşum gibi acı çektim.
Kitabı bitirdiğim de bu imparatorluk neler görmüş neler geçirmiş dedim. Ve son nokta olarak ; İhtilali ülkeye selamet getirmek için yapanların en büyük zarar verdiğini bir kez daha gördüm.
Yazmayı yazan zat-ı muhterem’e Allahtan Rahmet dilenip, İskender Pala’nın da diğer kitapları için kalemine ilmine derece katlansın diyorum.

Kitaptan 73 Alıntı

Yasin Eren 
25 Şub 16:04, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Bir matem damlasına ağlayanın yaşları gözden mi gelir; gönülden mi?

Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 316 - Kapı Yayınları)Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 316 - Kapı Yayınları)
Yasin Eren 
18 Oca 15:10, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Efendiler, meclisimizde sesinizi değil sözünüzü yükseltiniz.

Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 97 - Kapı Yayınları)Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 97 - Kapı Yayınları)

"Her söylenen söz, her gösterilen tavır, içinden çıktığı bir kalbin elbisesini giyinmiş olurdu, ama bu derece göze çarpan bir kıyafet de sankı gösteriş olmaz mıydı?"

Katre-i Matem, İskender PalaKatre-i Matem, İskender Pala

Kadın dedi ki:
Meğer ne kadar vefasızmışsın!
Bunca yıl geçti aradan ne bir mektup ne bir haber?

Adam dedi ki:
Ey sevgisi kalbimde yer edinen selvi boylu, senin yüzünü görme bahtiyarlığından ben mahrum iken, o şerefi postacıya mı bağışlasaydım

Katre-i Matem, İskender PalaKatre-i Matem, İskender Pala

Dostlarım! Kişinin değeri , güzelce bildiği şey kadardır.Aklınızdan hiç çıkarmayın.

Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 283)Katre-i Matem, İskender Pala (Sayfa 283)
volkan şentürk 
27 Nis 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

İnsan, ümitli olduğu her şeye köle, ümidini kestiği her şeyden de hür olduğunun farkındaydı.

Katre-i Matem, İskender PalaKatre-i Matem, İskender Pala