Ödeşmeler ve Şahmeran Hikâyesi

8,0/10  (3 Oy) · 
12 okunma  · 
1 beğeni  · 
425 gösterim
“Yani şimdi şu güzel güneşi –sanki o görsün diye– bir süre dallarında oyalayan akasya ağacı gibi, şu her gün yıkanan satılık otomobiller, onlardan yansıyan keskin Eylül güneşi gibi bu sokağın malıdır Ömer. (...) Ömer cebini yokladı, sustalıyı çıkardı.
Uzun yıllar sonra bir öpüşü anımsayan, böylelikle kendini bulan bir ağız gibi aralandı avucu.”

Hayatın şiirini dile taşıdığı öyküleriyle edebiyatın içinde daima bir “yüksek” ses olan Tomris Uyar’ın, ilk baskısı 1973’te yapılan ikinci öykü kitabı Ödeşmeler’e daha sonra Şahmeran Hikâyesi de
eşlik etmişti. Aradan geçen otuz yıla rağmen edebiyatımızın hâlâ genç, güçlü, kunt öykülerini içeren Ödeşmeler ve Şahmeran Hikâyesi
daima taze kalacak.

Tomris Uyar’ın o sarsılmaz ama sarsan öyküleri...
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2013
  • Sayfa Sayısı:
    148
  • ISBN:
    9789750806131
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aykut 
 12 Ağu 22:10, Kitabı okudu, 2 günde, 9/10 puan

Hayatın boğuk gerçekleri altındaki insan. Bu gerçekler hayatın içinde o denli kalıplaşmış ki, insan silikleşmiş artık. Öyle ki, insan hayata müdahale etmeye çalışsa dahi bundan zararlı çıkan kendisi oluyor. İki tür insan vardır; belli müdahaleler ile hayatı değiştireceğine inananlar, müdahale etse dahi bunun hayatı değiştirmemekten başka bir şeye katkısı olamayacağının farkında olanlar. İşte bu "değiştirilememezlik" anlatılmış biraz da Ödeşmeler'de. Kitap, isminden de anlaşılacağı gibi iki kısımdan oluşmakta. İlk kısım bahsettiğim üzere hayatın değiştirilememezliği ve bunun insanlar üzerindeki etkilerini barındırıyor. Bu umutsuz gibi gözüken konuya rağmen öykülerin hiçbiri de karamsarlık barındırmıyor. Öyküyü bitirdikten sonra anlıyorsunuz bu "değiştirilememezliği". Tomris Uyar yalnızca anlatmış, okura karamsarlık aşılama yoluna gitmemiş. Olağan bir şekilde anlatarak yapmış bunu. Zaten hayatın kendisi de bir nebzede "değiştirilemez" olduğu için Tomris Uyar'ın olağan anlatımı bunu ifade etmeye ve okurun zihninde canlandırmaya yetmiş. Ayrıca bunu karamsarlığa tutulmayıp da anlatabilmek, okurun zihninde resmedebilmek ayrı bir ustalık tabii ki. İkinci kısım ise masalsı - destansı bir öykü. Şahmeran'ın Hikayesi. Tomris Uyar bu öykü türünde de kendini kanıtlamış. Okurken sanki bir rüyadaymış gibi kendinizi kaybediyorsunuz. Sayfalar akmaya başlıyor. Bir sonraki sayfayı tatlı bir hırsla çeviriyorsunuz. Sanki sayfaları siz çevirmiyorsunuz da sayfalar kendiliğinden çevriliveriyor. Çok sayıda öykü yazıp da kendini yinelemeyen usta bir yazarın bu türlü bir öyküyü de başarıyla göğüslediğini bizzat kendiniz cümlelerin arasında kaybolarak bir kez daha anlıyorsunuz. Kaybolduğumuz tek yerin cümleler olması dileğiyle...

Kitaptan 1 Alıntı

Aykut 
12 Ağu 14:35, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

...Yıllar, kötü bir şaka gibi yankı bulmadan geçip gitmişti işte. Kendisi de, gıcırdayan döşemeyle, makineyle, dolaplarla birlikte küflenmişti. Üstlerinde "vekaletnâme" yazılı kağıtları yerlerinden alıp makineye geçirmeye, ad, adres, yıl yazmaya, nüfus kağıdı istemeye alışmış ellerini nereye koyacağını kestiremiyordu şimdi, boş kalınca. Emekliye ayrılınca bunları bol bol düşünecek zamanı buluyordu kişi; yeniden gözden geçiriyordu, geçirebiliyordu, kendini, ellerini, geçmişini. O zaman sağ olduğunu doğrulamak için elleri el, yürekleri yürek yapan değerleri üstlenmek, onunla uyuşmak geliyordu içinden. Camların ardından fırlamak, gözlemle yetinmemek artık, karışmak, katılmak, itelenmek, kargaşanın ortasına dalmak; rüzgarda hırpalanmak, dirilmek.

Ödeşmeler ve Şahmeran Hikâyesi, Tomris Uyar (Sayfa 73 - Yapı Kredi Yayınları)Ödeşmeler ve Şahmeran Hikâyesi, Tomris Uyar (Sayfa 73 - Yapı Kredi Yayınları)