Olduğu Kadar Güzeldik

8,5/10  (41 Oy) · 
100 okunma  · 
27 beğeni  · 
1.230 gösterim
Meydandaki çay bahçelerinden birine oturmak geldi içimden sonra. Çünkü Erdek bir kitap olsaydı, bu çay bahçeleri ilk cümlesi olurdu onun. Gelindi mi oturulmalıydı. Bir çay, birkaç sigarayla, kıyıda kayığında ağ onaran, çapari kösteği hazırlayan balıkçıları seyretmek, bir tost isteyip, bacaklarıma sırnaşan kedilere atmak, yakın masalarda konuşulanları dinlemek, birini bekliyormuş gibi ikide bir saate bakmak iyi gelebilirdi. Gelmeliydi en azından. Yine yaz akşamları. Yaralı tekneler, küflü sesler. Erdek'te çay bahçeleri, bıkkın orkestra, tatsız garsonlar. Ezine, Susurluk, Bandırma, burası Ankara, orası Samsun! Yalandan bayılanlar, bilmezden gelinenler, kaybolan dayılar.... Uykusunda ağlayan adamlar, pişmanlar, yorgunlar. Para için mırın kırın, laf dokunduran konuşmalar. Nerede bu Türkan Şoray?

Mahir Ünsal Eriş, sokaktan gelen gürültüyü, bangır bangır Yıldız Tilbe dinleyen evleri resmediyor. Bi gevezeleşip bi susanları, iyi olalım be ne olur diyenleri, helallik isteyenleri anlatıyor.
Olduğu Kadar Güzeldik, gazoza doğru çocuklaşan hikâyelerle
çağlıyor, zamana dokunuyor. Eriş, hüzünlü mağlupların iyimser
yazarı olmaya devam ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789750511974
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Kübra A. 
23 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kitaba yorum yapmak için bitirmeyi bekleyemedim! 6 hikayesini okudum ve derhal herkesi bu kitaptan haberdar etmeliyim dedim. Bir kitap bu kadar akıcı, samimi ve bizden olur mu yahu? O kadar çok sevdim ki gıdım gıdım okuyorum, ama sona 2 hikaye kaldı :(
Sanki Yeşilçam'dan sahneler, sanki Adile Naşit'le Münir Özkul film çekmişler tadında. O kadar hoş. Yanına çekirdek falan alın böyle samimi samimi, sevimli sevimli okuyun. -İçinde geçen küfürler bile çok yakışmış bu kitaba :D-

Muzaffer Akar 
05 Ağu 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Öykü, deneme tarzı mükemmel bir kitap, bence yazar gelecek vaad ediyor. "Benim adım Feridun" öyküsü özellikle çok güzel, diğer hikayelerin de hepsi bizden, yaşadıklarımız hissettiklerimizden. Bu kitabı okurken sürekli aklıma "Hüzün-baz" kelimesi geldi, hüzünle oynayan! Edebiyat severlere özellikle tavsiye ederim.

Asude 
25 Tem 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Hem yazarın yükselen popülaritesinden, hem de kitaba ait bir alıntıda Erdek'ten bahsedildiğini gördüğümden dolayı aldım, okumaya başladım ve bir baktım ki kitap bitmiş. :) Hikayelerde geçen yerlerde bolca anısı olan biri olarak, yazarın oraların atmosferini başarılı bir şekilde yansıttığını söyleyebilirim. Bunun dışında favori öykülerim, Benim Adım Feridun, İşe Çıkılacak Gün ve Stoper oldu. Yer yer hüzünlendiren, bazen de müthiş eğlendiren 8 hikayeden oluşan bu kitabı, keyifli birkaç saat geçirmek isteyen herkese, özellikle de uzun yolculuklarda ve ya deniz kenarında okuyacak kitap arayanlara önerebilirim.

melda 
07 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Kitap beni kapağından vurdu. Sarımtrak, buram buram nostalji kokan o sıcak kapağından...Sayfalarında kaybolurken de ambalajın beni aldatmadığını tam tersine kapaktaki samimiyetin dizelere fazlasıyla yansıdığını gördüm.

sibel murat 
26 Kas 2014, Kitabı okudu, 8/10 puan

İlk ismi dikkatimi çekti. Sonra sık sık karşıma çıktı. İsmini Yıldız Tilbe'nin bir tweetinden almış. Gündelik yaşamdan alınmış, samimi bir dille yazılmış sekiz hikayenin yer aldığı kitabın yazarı Sait Faik Hikaye Ödülü sahibi. 'Benim Adım Feridun' ve 'Stoper' favori öykülerim. Yolculuk sırasında uzayıp giden yolda kah güldürdü, kah içimi burktu. Bir pazar gününün keyfine de yakışabilir elbette. Keyifli okumalar.

Sadettin TANIK 
06 Nis 2015, Kitabı okudu, 1 günde, 7/10 puan

Mahir Ünsal Eriş kalemi insanı sürükleyen, yormayan, her biri içten, sıcak, samimi hikayeler. Okurken sanki siz de o insanlardan biriymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Kitap sizi hikayelere ortak ediyor sanki. Çok keyif alarak okuduğum bir kitaptı. 

şule uzundere 
11 Kas 2015, Kitabı okudu, 15 günde, 8/10 puan

Öykü sevmeyen ben kitabı severek ve beğenerek okudum. Zaten kitap 2014 Sait Faik Öykü Ödülü’nü kazanmış. Özellikle öykü türünü okumaktan hoşlananlar bu kitabı kaçırmasın. Diğer okuyucular da kitabı severek okuyabilirler.

Kitapta “Benim Adım Feridun” diye bir öykü var. Hayatımda okuduğum en iyi 3 öyküden biri diyebilirim. Özellikle aşk acısını o kadar iyi anlatmış ki... Çok etkilendim.

Selman Ç. 
12 Mar 15:00, Kitabı okudu, 2 günde, 9/10 puan

İçinde çok güzel hikayeler var. Bazen gülümsedim, bazen hüzünlendim. Okurken oldukça keyif aldım. Eminim sizde okurken büyük keyif alacaksınız. Benim adım feridun ve stoper favorilerim arasında.

Aybeniz Hasanova 
26 Eyl 2015, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 7/10 puan

Mahir Ünsal Eri`in bu kitabı hayatın içinden alınmış, olduğu kadar samimi, içten, olduğu kadar güzel sekiz hikaye anlatıyor bize. Süslü laflara gerek duymadan, sade bir dille kimisi çocukluk hatıralarını, kimisi babasının yarım kalmış futbol karyerini, kimisi Avrupa'ya kaçmış ayyaş dayısını... anlatmış. İnsanın içine dokunabilen, yer yer hüzün koksa da keyifle okunacak öyküler.

oya yetiş 
05 Kas 21:21, Kitabı okudu, 9/10 puan

son dönem severek okuduğum kitaplardan biri olur kendileri. bize ait, kabul ettiğimiz, kabul edemediğimiz çok şey var bu kitapta. tıkır tıkır işleyen bir makine gibi okuyup sonuna geldiğimde keşke devamı olsaydı dedim. yazarın üslubunu çok sevdiğimi söylemeliyim.

2 /

Kitaptan 32 Alıntı

Kübra A. 
26 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Belki de insanlar hakikaten böyle deliriyorlardır. Bir şeyi kafaya takıp onunla zihninin içine küçük bir delik açıyor, sonra kurcalaya kurcalaya o deliği bütün bir aklı yutacak kadar büyütüyordur.

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 116)Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 116)
Muzaffer Akar 
02 Ağu 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

Çayı içtim, bir çaya iki sigara bağladım. Sonra bir çay daha...Nereye gidersen git, aklını da, cesedini de yanında taşıyorsun. Kendini birine emanet edip, fırsattır deyip tüymedikçe bu alevli azaptan kurtulmanın yolu yok. Ölesiye bu canın içindesin çünkü.

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 24)Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 24)
sibel murat 
25 Ara 2014, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

"Kimseyi istemiyorsun yanında, ama durup durup da yalnızlıktan şikayet edesin geliyor. Bir şeyden şikayet edebilmek için bile insan lazım. Öyle hileli bir şey bu."

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal ErişOlduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş
sibel murat 
25 Ara 2014, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

"Tıraş olmak ne garip şey, her seferinde altından gençliğin çıkacak gibi kendi yüzünü kazıyorsun, fakat yine, biraz daha yaşlanmış halin kalıyor eline. Aynadan bakıyor sana öyle geçkin, yorgun..."

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal ErişOlduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş
yasemin 
26 Kas 2014, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bir de yalnızlık var, onu da hesaba katmak lazım. İlk başlarda onsuzluk sanıyorsun bunu ama değil, basbayağı yalnızlık işte. Aynalarda kendini görmekten sıkılacak kadar yalnızlık, yatağa yattığında kendi kokunu duymaktan öğürecek kadar... Kimseyi istemiyorsun yanında, ama durup durup da yalnızlıktan şikayet edesin geliyor. Bir şeyden şikayet edebilmek için bile insan lazım. Öyle hileli bir şey bu. İstiyorsun ki hep senin terk edilişinden bahsetsinler, hep seni yalnız bırakana lanetler okusunlar topluca, 'Sen de ne çok severmişsin be kardeşim' desinler, "Hak etmiyor, kızgın alevlere gelsin inşallah; sen hiç üzme kendini!' deyip hep sırtını sıvazlasınlar. Olmuyor ama. Bir dinliyorlar, iki dinliyorlar. Sonra bir bakıyorsun, sen anlatırken onlar telefonlarıyla oynuyorlar, saatlerine bakıyorlar, sigara paketinin naylonundan çiçekler yapmaya uğraşıyorlar. Senin de içinden gelmiyor işte ondan sonra, kendi kendine kalıyorsun. 'Hay ben böyle aşkın ıstırabını!' deyip kalaylayamıyorsun çünkü, aşk da senin ıstırap da. Ondan sonrası aynada kendi yüzün, yatakta kendi kokun, evin içinde şikayet bile edemeyeceğin, kendi dağınıklığın."

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal ErişOlduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş
elif 
27 May 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

....tanımıştı. Anlatırlardı hep, tanırlarmış öğretmenler, diye söylerlerdi. Gözlerinden tanırmış en çok, ama bir yerden, bir hareketinden, bir şeyinden çıkarırlarmış işte.

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 80)Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 80)

Sen yokken, yani sen evde aşk acısıyla, bittikçe alt üst edilen bir kum saati gibi damla damla tükenirken, bu insanların hepsi yaşamaya devam ediyorlar. Elektrik faturası yatırıyorlar, sinemalara gidiyorlar, araç muayenesi yaptırıyorlar, arabalara, dolmuşlara, teknelere, trenlere biniyorlar, konuşuyorlar, gülüyorlar, kavga ediyorlar... Bir sen yoksun içlerinde ve bunun farkında bile olmuyorlar. Seni bu hale koyan bile onların arasında dolaşıyor, yaşıyor, ediyor. ama sen evde oturmuş dünya durdu sanıyorsun. "Ben çok yoruldum, biraz ara verelim mi?" dediğinde onlarda mola verdi sanıyorsun. Öyle olmuyor ama.

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal ErişOlduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş
Kübra A. 
22 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Yaşa, işe, güce, itibara en ufak hürmeti olmayan bu acıya aşk acısı diyorlar. Kim oluyorsan ol, seni saklandığın yerde er ya da geç buluyor, gelip göğüs kafesini ateşle sıvazlıyor ve sen içeride kapkara kurum tutuyorsun. Ağzını açsan alevler püskürüvereceksin gibi, ciğerlerine damla damla kurşun eritiyorlarmış gibi. Kolay kolay geçmiyor, geçtiğinde de sen geçmiş olduğunu bile fark etmiyorsun. Yağmurlu havalarda sızlayan eski bir kırık gibi sızlayıp duruyor, kendini hatırlatıyor. Bir tadı, bir kokusu, bir eti var hatta, bir kütlesi; gelip göğsüne oturmasından belli. Kokusunu, kütlesini hesap edemiyorum ama bir tadı varsa bence o genizde kalmış greyfurt tadını andırıyordur. Çok sevdiğin bir şeye benzeyen, ama o olmadığını bal gibi bildiğin bir tat; acı, buruk, portakala benzeyecek neredeyse, değil ama işte. Hani kelime çok havalı olmasa ''kekre'' diyeceğim. İstediğin kadar yutkun, üstüne istediğini ye, iç; geçmiyor, genzinden aşağı yuvarlanıp gitmiyor. Ne yediğinden anlıyorsun ne içtiğinden. Allah belasını versin.

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 19)Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 19)
yılmaz 
16 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Birine anlatsam inandıramayacağım kadar tuhaf bir şeyin içinde kalakalmıştım. Bir sürü akrabayla tanışıyor, bir sürü el öpüyor, çocuk başı, bebek yanağı okşuyor, maşallahlar, aleykumselamlar arasında insandan insana götürülüp gösteriliyordum. Damat ve geline karşı oynattılar bile beni. Bir sürü akrabayla dakikalarca döndüm durdum pistte. Hep güldüğümü, gülümsediğimi farkettim sonra. Yalnızlık ailesizlikmiş meğer, yalan da olsa bir ailem olunca nasıl mutlu göründüğümü hissettim.

Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 29)Olduğu Kadar Güzeldik, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 29)
4 /

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız