Son Oyun

7,5/10  (28 Oy) · 
100 okunma  · 
18 beğeni  · 
1.047 gösterim
"Daha orada, o anda onun en tehlikeli yanının, istediği anda şefkat uyandırabilmesi olduğunu anlamıştım. Tanrı, hep aynı emri verdi, 'Şehvetten sakının,' bu emre uyamadık, çelişkilerden hoşlanan Tanrı kendi emriyle bile çatışacak kadar güçlü bir şehvet duygusu vermişti hepimize, bu zavallı kullarından o görkemli yaratıcılığının ürünü olan şehvetle dövüşmesini istemişti, kim Tanrı’nın yarattıklarıyla baş edebilir ki, hiçbirimiz edemedik, en masumlarımız bile rüyalarında günaha bulaştı, emre uyamadık ama şehvete karşı dikkatli olmayı, şehvetle boğuşmayı, onu bastırmak için uğraşmayı, ondan kaçmaya çalışmayı öğrendik, yenilsek de zayıf bir kalkanımız, ince bir zırhımız oldu.

"Şefkat öyle değildi. Tanrı şehvetin yolunu kapatırken şefkatin yolunu sonuna kadar açmıştı, kimse şefkatin yolunda yürürken tedirgin olmaz, kuşku duymaz, kaçması gerektiğini düşünmezdi.

"Yüzündeki gizli gülümsemesinden anlaşıldığı gibi o bunu içgüdüleriyle sezmiş, Tanrı’nın yasakladığı topraklara girmek için tanrı’nın şefkatini bir 'Truva atı' gibi kullanmayı öğrenmişti, her erkek kapılarını açıp o atı gönül rahatlığıyla içeri alıyordu. Tanrı’nın söylemeye vakit bulamadığını söylemek bana düşecekti, 'Güzel kadınların uyandırdığı şefkatten korkun.'”
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    416
  • ISBN:
    9786051416427
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Doğan Yalçın 
21 Tem 21:23, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

Ahmet Altan’ın En Güzel Romanı


“SPOT: Ahmet Altan “Son Oyun” kitabında bir yandan derin bir aşka, bir şehvette yer verirken diğer yandan da bir topluluğun sarhoşça davranışlarını, sorumsuzluklarını ve bu sorumsuzluğun doğurduğu iktidar ve güç kavgasına yer vermektedir”.

Semih Gümüş 13.06.2016 tarihinde Radikal Kitapta yazdığı “Edebiyatın Üstüne Bas Geç” yazısında son zamanlarda popüler olan Edebiyat dergilerini eleştirirken popüler kültürün kurbanların arasında Ahmet Altan’ın da ismini de dille getirmişti. Ahmet Altan popüler kültürün kurbanlarından biri olup olmayacağını kestirmek zor olacağını düşünenlerdenim özellikle bu kitabıyla. Okuyucu, hiç olmadık zamanda hiç olmadık yerde hiç olmadık kitapları ve yazarları zirveye taşırken, zirveyi hak eden kitap ve yazarları da çok sonradan keşfedebilmektedir. Sabahattin Ali buna iyi bir örnektir. Gerçi Sabahattin Ali de artık okunmaktan çok sosyal alemde bir fotoğraf malzemesi haline geldi. O da ayrı bir hüzün edebiyat açısından.

“Son Oyun” kitabı popüler kültürün kurbanı olacağını düşünmüyorum. Zira popüler kültürde eriyip kaybolmayacak kadar kaliteli bir kitap olduğunu, günceliğini koruyacağını, hakkettiği ilgiyi bulacağını düşünüyorum. En azından böyle umut ediyorum.


Kitaba gelecek olursak; bugüne kadar okuduğum Ahmet Altan’ın en güzel kitabı olduğunu söyleyebilirim. Ahmet Altan’ın son romanı olan “Ölmek Kolaydır Sevmekten” kitabını kendi adıma beğenmediğimi de söylemek istiyorum. Yazar bu kitabını bir yazar kahramanın ağzıyla anlatmaktadır. Yazar kahramanımız yeni bir kitap yazmak için yolu bir kasabaya düşer. Kasaba deniz gören, yeşil bir yer olan kendi havaalanı da bulunan sakin bir yerdir. Yazarımız çıktığı bu yolda yeni tanıştığı Zuhal adından bir kadına da daha ilk karşılaşmada aşık olmaktadır. Belki romanın ana konusu bu olduğunu kabul etmekle beraber, romanı sadece bu konu ile sınırlamak doğru olmayacağını da söylemekte fayda var.

Yazar, çok cesur karakterler seçmiştir romanında. Bir yandan kendini Tanrıyla bütünleştirip yeri geldiğinde Tanrıya hesap sorabilirken diğer yandan olmaması gereken kişilerle olmaması gereken ilişkiler de yaşayabiliyor. Kasabanın büyük güçlerinden biri olan; varlıklı, kasaba söz sahibi olan Raci Bey’in de karısıyla aşktan ziyade şehvetin doruklarda olduğu bir ilişki içerisindedir. Yolda tanıştığı, sonradan uğruna insan öldürdüğü Zuhal de ayrıca kasabanın Belediye Başkanı olan Mustafa’nın bir zaman aşık olduğu, sonralarda Zuhal’in kendisine aşık olduğu varlıklı birinin karısı olacaktır. Yazar konuyu elle alırken şehvetin ve iktidarın insan üzerindeki etkisini de derin bir şekilde işlemiş romanında.

Kasaba halkı yazar kahramanı aralarına almak için ortak bir değer, bir nokta aramaktadır. Bir yerden sonra yazar kendisi kabul ettirmekle kalmayıp ayrıca kasabada söz sahibi de olabilmektedir. Romanın ortalarında okuduğumuz bu bölümde bir topluluğun ortak davranışlarına şahitlik ediyorsunuz ayrıca. Kasabada iktidar arayışı, iktidar kavgasıyla beraber yine kasabada taassup derecesinde bir boş inancında kol gezdiğini de göreceksiniz. Asıl iktidarın sahipliği o inancın sahipliğinden geçmektedir. Tek mutlak güç olmak isteyen Mustafa o inancın doğurduğu hırsla tüm kasabayı yeri geldiğinde karşısına alabilmektedir. Mustafa bu yolda yalnız olmadığını, kendisinin en büyük rakibi olan kasabada geniş nüfuzlu, varlıklı Raci Beyi de unutmamaktadır.

Yazar kahramanımız bir yerden bu iktidar kavgasını izlerken diğer yandan bu iki gücün kadınlarıyla derin bir aşk, derin bir şehvet yaşamaktadır. Burada çok büyük bir risk aldığının da zamanla farkına varmaktadır. Bu kavgada taraf seçmekte kahramanın zorlandığı bir diğer konudur. Bu iki güç arasında debelenip dururken ne aşktan ne de şehvettin o hazından uzak durabilmektedir. Hem belediye başkanın görüştüğü Zuhal’le hem de Raci Beyin karısı olan Kamile hanım ile görüşmeye devam etmektedir. Zuhal aşık olduğu, Kamile hanım ise sadece cinsel isteklerini tatmin eden kadın rolünü üstlenmektedir.

Ahmet Altan “Son Oyun” kitabında bir yandan derin bir aşka, bir şehvette yer verirken diğer yandan da bir topluluğun sarhoşça davranışlarını, sorumsuzluklarını ve bu sorumsuzluğun getirdiği iktidar ve güç kavgasına yer vermektedir. Kitabı okurken bugünden izler bulmakta mümkün.
“Bir sarhoş gibi her şeyi kırıp dökerek, sadece kendi iktidarını düşünerek yürüyor, dedi Raci Bey, kendinden ve iktidarından başka bir şey düşünmüyor. Kırmadığı, kızdırmadığı kendine düşman etmediği kimse kalmadı”(S.368) bu cümlelerde anlatılanlar eminim size yabancı gelmemiştir. Günümüzdeki şahsa ne kadar benziyor değil mi?

Romandaki iktidar sarhoşluğu bu günkü iktidarın verdiği sarhoşluğu, bu sarhoşluktan meydana gelen sıkıntıları özetler nitelikte. Hepimiz bu sarhoşluğun kurbanı oluyorken bazı entelektüel kesimden ve toplumun büyük bir kısmından ses çıkmamasını da bu cümleler de anlamak mümkün: “Asıl tuhaf olan bütün bu cinayetlere, insanların gittikçe daha gergin ve asabi olmasına rağmen kasabanın sakin ve huzurlu görünmesiydi”(S.150)

Zuhal, yazar kahramanın kendisini aldattığını duyunca yazar kahramandan uzaklaşıp görevinde istifa edecek olan Mustafa Bey ile daha da yakınlaşır. Kitapta Mustafa Beye aşık olduğunu da sık sık dille getirmektedir Zuhal. Zuhal şehirde yaşayan ve çalışan varlıklı biridir. Yazar kahramanımı romanını bir türlü yazamazken, birden çok kadınla olması da zaman zaman başını ağrıtmaktadır. Bu kadınlardan biri de genel evin sahibi Sümbül hanımdır. Yazar kahramanımız son kez şehvettin esiri olup, şehvette yenilip Kamile hanımın yanına giderken sonradan öğreneceği Mustafa ve Zuhal’e suikasti önlemeye çalışırken Kamile Hanımı da orada öldürür. Kitap hüzünlü bir şekilde son bulurken; bir aşkın, bir iktidar ihtirasının izlerini geride bırakmaktadır. Yazar kahramanımız şehvetti değil aşkı tercih ederken, iktidar kavgasının doğurduğu vahşeti incelerken, bu vahşet sonucunda yok olan tüm değerleri dille getirirken, bit topluluğun örgütsüzlüğünden bahsederken, bir inancının taassup taraflarını elle alırken, bu inancın getirdiği olumsuzlukları yazıya dökerken aslında bize bir topluluğun değerlerinin varlığını da tekrardan hatırlatmış oluyor.

Ahmet Altan cesur, şaşırtıcı, sorgulayıcı, şehvettin sınırlarını zorlayan, hiciv sanatını etkili kullandığı bir eser ortaya çıkarmış. Bu kitabı okurken; günümüzün temel sorunlarını, iktidar hırsını, aşkın ve şehvettin acı sonlarını, bir toplumun sorumsuzluğunu, bu sorumsuzluğun nelere mal olabileceğini tekrar tekrar sorgulayıp, sonuçları bir daha gözden geçireceksiniz. Bu kitabı okurken belli yerlerinde Yaşar Kemal’in “Teneke” kitabını da anımsayacaksınız. Her ikisini de okumanız dileğiyle.

Elif Şahin 
01 Eki 15:21, Kitabı okudu, 14 günde, Beğendi, 10/10 puan

Ahmet Altan'ın bir çok kitabını okudum. Her kitabında olduğu gibi bunda da cinselliğe yer vermiş. İnsanoğlunun zaaflarını Tanrıyla konuşurken çok güzel bir şekilde gözler önüne sermiş. Hiç beklemediğim bir sondu çok şaşırdım. Fakat diğer kitaplarına oranla çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim.

Nilda 
25 Eyl 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Kitap, her ne kadar erkeklerin şöhret ve iktidar kavgasını anlatsa da Ahmet Altan her zamanki gibi kadınları bir şekilde ön planda tutmuş onların tutkularını yine ortaya çıkarmış. Ancak kitapta tanrı ile hesaplaşmaları da çoğu yerde konunun akışını bozmuştu.

Avbert Haştag 
11 Eyl 2015, Kitabı okudu, 10 günde, 6/10 puan

Ahmet Altan'ın okuduğum ilk kitabı..
Cümlelerini edebiyata kul köle ettirebilme yeteneğini günlük gazete yazılarında farkettim.
Bu kitabınsa kurgusunu beğenemedim.
Fakat Ahmet Altan'ın edebiliği yine zirvelerdeyi.

Evren Özyem 
09 Haz 2013, Kitabı okudu, Puan vermedi

yazar,küçük bir kasaba,cinayet,aşk,tanrıyla konuşmalar...5 yıl sonra gelen kitap beni biraz hayal kırıklığına uğrattı..kitaptaki tek ilgiyle okuduğum bölümler "tanrıyla konuşmalar" oldu..

zuhal gökçe 
12 Kas 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

etkileyici ve çarpıcı bir roman. tek solukta okunabilir.

tülin cankurtaran 
02 Haz 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Kitabın en güzel kısmı bence Tanrı ile sohbetler. Ama diğer güzel yanı da anlatılan kasaba ve karakterler detaylı olmamasına rağmen, sanki o kasabada ömnrünüzü geçirip bütün o insanları tanımış gibi hissettirmesi. Genel olarak kitap olumsuz yorumlar almış. Ama kitaptaki felfese ve dildeki geçişler benim için muhteşemdi. Kişiler arası diyaloglar çok keskin ve espirili. Tavsiyem mutlaka okumanız fakat okurken Ahmet Altan'ın diğer kitapları ile kıyaslamaya çok girmemeniz :)

Kitaptan 28 Alıntı

Berfun Berçin 
12 Tem 10:20, Kitabı okudu, 10/10 puan

... 'Bütün insanlar böyle, hayatın içinde oturuyorlar ama hayatın tadını bilmiyorlar.'....

Son Oyun, Ahmet Altan (Sayfa 164)Son Oyun, Ahmet Altan (Sayfa 164)
Emine Zengin 
 02 Kas 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Kötülüğü benden iyi biliyorsun.
Ama beni cezalandırıyorsun.
Kötü olduğum için değil, kötülüğü sorguladığım için cezalandırılıyorum üstelik de.

Son Oyun, Ahmet Altan (Sayfa 141)Son Oyun, Ahmet Altan (Sayfa 141)
Burcu Belen 
05 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

"Jules Verne'i düşünsenize, edebiyat, bilimcilerden önce gitti uzaya."

Son Oyun, Ahmet AltanSon Oyun, Ahmet Altan
Emine Zengin 
 02 Kas 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

İkilem dedikleri herhalde böyle bir şeydi. Birlikte var olamayacak iki ayrı şeyi sevmek, iki ayrı şeyi istemek.

Son Oyun, Ahmet Altan (Sayfa 349)Son Oyun, Ahmet Altan (Sayfa 349)
Mehtap 
11 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Bir kadınla konuşmak,içi binbir çeşit süs eşyasıyla dolu bir dükkana girmek gibi.

Son Oyun, Ahmet AltanSon Oyun, Ahmet Altan
Berfun Berçin 
12 Tem 10:17, Kitabı okudu, 10/10 puan

Hangimiz öldürdük,ben mi Tanrı mı?
Tanrı öldürdüyse ben niye hapse gireceğim?
Ben öldürdüyesem niye Tanrı'ya tapıyorlar?

Son Oyun, Ahmet Altan (Sayfa 18)Son Oyun, Ahmet Altan (Sayfa 18)
Emine Zengin 
 02 Kas 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Yalnızlığı öğretti bu bana. Kötü bir şey değil. Alışıyorsunuz hatta seviyorsunuz. Kendinden başka hiç kimse için endişelenmemek büyük bir lüks aslında. İri bir kaplumbağa gibi yaşıyorsun. Evin hep yanında, nereye gidersen evin orası. Seni merak eden yok, senin merak ettiğin yok. Mülk edinme isteğinin bile insanın yakınlarıyla ilgili olduğunu düşünüyorum bazen, benim gibi insanların yanlarında taşıyabileceklerinden fazlasına sahip olma ihtirası bulunmuyor pek. Kimseye bırakmayacaksan o kadar malı ne yapacaksın? Benimle birlikte bir yerden bir yere gidemeyecek hiç bir malım yok. Olmasını da hiç istemedim.

Son Oyun, Ahmet Altan (Sayfa 36)Son Oyun, Ahmet Altan (Sayfa 36)
Emine Zengin 
02 Kas 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

-Çok mu akıllısın,çok mu korkaksın?
-Nereye kadar korkup nereden sonra akıllı olacağımı bilecek kadar akıllıyım diyelim.

Son Oyun, Ahmet Altan (Sayfa 188)Son Oyun, Ahmet Altan (Sayfa 188)
3 /

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız