Üç İstanbul

8,9/10  (7 Oy) · 
25 okunma  · 
7 beğeni  · 
1.091 gösterim
Türk romanının kilometre taşlarından biri daha Oğlak Yayınları'nda...
Yirmiyi aşkın, önde gelen roman kahramanı, bir romanı roman yapan bütün ruh çözümlemeleriyle karşınızda. Bir o kadar sayıda gerçek tarihi kişilikler ile başka yardımcı unutulmaz tipler romana ustaca yedirilmiş...
Simsimyah ve 33 yıl sürmüş Abdülhamit dönemi baskısıyla "istibdat İstanbul'u"... Özgürlük adına iktidara gelenlerin yönetimde olduğu ama Abdülhamit'e rahmet okutturan "Meşrutiyet İstanbul"u... Batan bir imparatorluğun bütün sefaleti ile ülkeyi işgal edenlere yaltaklanmada birinci olanların "işgal İstanbul"u...
... ve bütün bu İstanbul'ları dikey olarak kesen bir yazar hayatı: Muharrir Adnan Bey.
Bugüne kadar yapılmış bütün sıralamalarda daima ilk 10'a girmiş efsanevi roman Üç İstanbul'u okumuş olanlara katılın.
(Arka Kapak)

Mithat Cemal Kuntay'ın Üç İstanbul'u yazarın sağlığındaki ilk ve tek özgün baskıdan (1938, Suhulet Kitabevi - Semih Lütfi Yayınları [ayrıca Rauf Mutluay'ın baskıya hazırladığı 1976 ve 1983 Sander Yayınları baskıları da vardır]) yazım ve noktalama standartlaştırmalarının dışında, hiçbir sözcük değiştirilmesi ya da sadeleştirilmesi yapılmadan, Raşit Çavaş tarafından yayına hazırlanmıştır. Mithat Cemal Kuntay'ın kitaba kendisinin eklediği dipnotlar aynen korunmuştur.
(Kitabın İçinden)
Mehtappp 
 13 Eyl 22:19, Kitabı okudu, 52 günde, 7/10 puan

Bir İstanbul aşığı olarak, İstanbul’u anlatan kitapları okumaya karar verip de başladığım roman oldu “Üç İstanbul”. Mithat Cemal Kuntay’ın tek romanı. İstanbul’un üç farklı dönemini, halkın üzerinden yansıtmaya çalışmış yazar. Maalesef beklentimi karşılamadı. Meşrutiyet, İstibdat ve İşgal dönemlerinin etkisini -ya uzun sürede okuduğumdan ya da öyleydi ki- belirgin şekilde hissedemedim. Çoğunlukla halkın yaşantısından yola çıkarak, seçtiği karakterlerle bunu göstermeye çalışmış. Ana karakterimiz İttihat ve Terakki yanlısı yazar Adnan, bunun en belirgin örneğiydi. Adnan’ın sefaletten zenginliğe çıkışı, zenginlikten tekrar sefalete düşüşü…

Kitapta onlarca karakter vardı. Bir kısmının adı değişikti misal: Sakallı Vasfi. Bu nedenle isimleri aklımda tutmakta -ayrıca kim kimin neyiydi, nesiydi- zorlandım. Dili bakımından ağır olup bir sürü anlamını bilmediğim eski sözcük vardı. Sık sık googledan anlamlarına bakmak durumunda kaldım. Kitabın bir kısmı halkın birbiri hakkındaki dedikodulardan oluşuyor desem yeridir. Sanırım daha çok o dönemin halkını tanımak açısından faydalı bir kitap oldu. Sürükleyici değildi. Merak duygumu güdülemediğinden uzun sürede anca okuyabildim.

Benim gibi İstanbul’u sevenlere ve o dönemleri merak edenlere önerebileceğim bir kitap. Aksi takdirde sıkılıp bırakabilirsiniz. ;)

Kitaptan 29 Alıntı

Ayşegül A. 
06 Eki 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Düşüneceği şeylerin yalnızlığa ihtiyacı vardı."

Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay (Sayfa 28 - Oğlak Klasikleri)Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay (Sayfa 28 - Oğlak Klasikleri)
Esranur Maral 
24 Şub 18:30, Kitabı okudu, Puan vermedi

Halkın önüne düşecek kudretimiz yok; arkasından yürüyecek adam da bulamıyoruz.

Üç İstanbul, Mithat Cemal KuntayÜç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay
Ayşegül A. 
09 Eki 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Felaketin birdenbire söylenmesi ikinci bir felakettir."

Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay (Sayfa 171 - Oğlak Klasikleri)Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay (Sayfa 171 - Oğlak Klasikleri)
Mehtappp 
03 Ağu 20:44, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Sevmek
...bir erkeğin bir kadını sevmesi, onu ümit edebilmesiyle başlardı. Her aşk bir tahmin, bir tasavvur, bir ümitti.

Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay (Sayfa 187 - Oğlak Klasikleri-cep boy)Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay (Sayfa 187 - Oğlak Klasikleri-cep boy)
Ayşegül A. 
14 Eki 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Maneviyatı ölen adamlarda gözler ne korkunç oluyordu."

Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay (Sayfa 438 - Oğlak Klasikleri)Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay (Sayfa 438 - Oğlak Klasikleri)
Esranur Maral 
 25 Şub 22:07, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Tolstoy boynundaki madalyonda, Jean Jacques Rousseau'nun resmini taşırdı"
Aksaraydaki evinde Adnan, bu satırları okuduğu kitaptan başını kaldırdı: seviniyordu. Çünkü, o da, bir vakitler Namık Kemal'in fotoğrafını gögsünde taşırdı. Kemal'in Celalettin-i Harzemşah'ını kopya ettiği zamanları düşündü: cebinde bu tehlikeyle gezerken kendini gizli bir adamın karanlığında bulurdu; bu kitabı okumayanların niçin dünyaya geldiklerini birkaç sene, anlayamamıştı.

Üç İstanbul, Mithat Cemal KuntayÜç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay
Ayşegül A. 
06 Eki 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Selamını kimseye vermemek için eliyle beraber cebinde saklardı."

Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay (Sayfa 35 - Oğlak Klasikleri)Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay (Sayfa 35 - Oğlak Klasikleri)
Mehtappp 
11 Eyl 23:01, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

İhtiyarlık
Ölümden daha korkunç şey vardı, ölümün ayak sesi! Gelen ölümün kendisi görünmeden duvara vuran gölgesi! İhtiyarlık bu gölgeydi, bu sesti!

Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay (Sayfa 639 - Oğlak yayıncılık cep boy)Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay (Sayfa 639 - Oğlak yayıncılık cep boy)
Esranur Maral 
28 Şub 22:01, Kitabı okudu, Puan vermedi

Bu kızın en ufak şeyden kızaran yüzünde Türk ırkının temiz kanı vardı. Altı yüz yıldan beri aktığı halde solmayan kan!..

Üç İstanbul, Mithat Cemal KuntayÜç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay
3 /