Sevgili arkadaşlar, umarım herkes iyidir. Akgül Yayınevi olarak sizlere çok kıymetli bir eserle geldik. Keyifli okumalar diliyorum.
Aile, insanlığın en kadim ve en kutsî sığınağıdır. Sevginin ocakta kıvılcımlandığı, saygının sofrada piştiği, umudun çocukların gözlerinde parıldadığı bu kutsal mekânda; birlikte ağlanır, birlikte gülünür, birlikte büyünür. Peki, bu sığınağı sağlam tutmanın, huzurlu bir yuva kurmanın ve hayırlı bir nesil yetiştirmenin sırları nelerdir?
Altmış yıllık hayat tecrübesini, yarım asırlık ilmini ve milletine duyduğu derin sevgiyi bu eserde harmanlayan Ali Kılınç; eşlerin birbirini nasıl tamamlayacağını, tartışmaların nasıl sevgiye dönüştürüleceğini, çocukların ruhunu nasıl besleyip geleceğe hazırlayacağımızı sıcak bir dille ve somut örneklerle anlatıyor. Yapboz hikâyesindeki gibi: İnsanı düzeltirsek dünya da kendiliğinden düzelir ama insanı düzeltmek için önce aileyi inşa etmek şarttır.
Sevgi, saygı, sabır, sadakat ve sorumluluk... Beş “S” kuralıyla ayakta duran bir ailenin kapısına başarı ve zenginlik de kendi kendine gelir. Eşlerin birbirine emaneti, çocukların anne babaya emaneti ve nesillerin geleceğe emaneti olan değerleri bir arada ele alan kitap; boşanmaların arttığı, aile bağlarının zayıfladığı ve doğurganlık oranlarının Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine gerilediği günümüzde her zamankinden daha fazla anlam taşıyor.
Çocuk yetiştirmenin bir sanat olduğunu, doğum öncesinden başlayan bu sanatın; sevgiyle, sabırla, örnekle ve zaman vermekle mükemmelleştiğini öğreniyoruz. Çocuklarımız ne kadar kıymetlidir? Cevabı Arif Nihat Asya zaten vermiş:
Böyle çıtır çıtır çıtırdamazdı ocaklar sen olmasan,
Mırıl mırıl ninni bilmezdi dudaklar sen olmasan,
Neye yarardı oyuncaklar sen olmasan,
Ve soğurdu yavrum kucaklar sen