Çernobil 01:23:40
10/10
·460 syf.·
2026 29. kitabı
Romanın yalnız Nobel Edebiyat ödülü alması yetersiz kalmış diye düşünüyorum, zîra onun ötesinde bir kitap olduğunu söylemem gerekir. Bu romanı okumam için beni teşvik eden 2 esas sebeb şunlar oldu; 1. Nobel Edebiyat ödülü alacak kadar neden bu kadar yüksek olması. 2. Rus arkadaşımın okumam için dinmek bilmeyen ısrarı. Değdi mi? Kesinlikle. İlk olarak, bu bilgiyi es geçmeyeceğim; Çernobil Duası'nda yazar, Ukrayna’nın kuzey bölgesinde, Kiev yakınlarındaki Çernobil üssünde görevli olarak çalışan mühendis, teknisyen, işçi, eğitmen ve bunların aileleri ile çok kişiyle yüz yüze röportajlar yapmış ve bunları edebi dile aktararak kitap hâline getirmiştir. Ne yalan söyleyeyim, çokta başarılı olmuş. Sanki Çernobil faciasını kendi gözleriyle görmüş ve onun bıraktığı yaraları kendi sarmaya çalışmış gibi yazmıştı çünkü. Hem dil, hem de hikâye açısından sürükleyici bir romandır. Ayrıca Çernobil hakkında bir çok belgeseller çekilip ve ya romanlar yazılmakla beraber, bir çok dizi ve filmleri de yapılmıştır. Lakin 2019'ta çekilen dizisini daha çok beğendiğimi, başarılı bir yapım olduğunu da eklemem gerekir. Savaş ve onun açtığı yaralar, yarım kalmış hayatlar, masa arkasında konuşulan bir takım kanlı ve gizli gerçekler ve nicesi... Bu gibi konulara ilginiz varsa tavsiye edebileceğim bir kitaptır. Ve yazarın diğer kitaplarını da en kısa zamanda okumayı düşünüyorum. Keyifli okumalar diliyorum.
Düşünce
Çernobil DuasıSvetlana Aleksiyeviç · Kafka Kitap · 20171,274 okunma
Puan vermedi·284 syf.··
2025 1. kitabı
Bu kitabı bu konuda nükleer enerji ve çernobil hakkında 101 kitabı olarak düşünebilirsiniz. Teknik bilgili konusunda oldukça yüzeysel. Bu konuda alt altyapısı olan birisi için basit gelecektir. Kazanın yaşandığı kente olan yolcusunu da anlatması kitabı bilimsel yapıdan uzaklaşıyor. Yer yer bir gezi yazısına dönüşüyor. Bazı yerlerde o bölgede yaşayan ve çalışan insanlar empati kurmamızı sağlıyor. Bir giriş kitabı olarak oldukça başaralı lakin bu konu hakkında teorik bilginiz varsa sıkıcı gelecektir
Çernobil 01:23:40Andrew Leatherbarrow · İndigo Kitap · 2019677 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
118 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2022 00:00
Okurken, adeta zamanın durduğunu ve tarihin içindeki o korkunç anın bir parçası oluyormuşum gibi hissettim. Leatherbarrow, Çernobil felaketinin yıkıcı etkilerini, sadece fiziksel değil, insan ruhunun en derin katmanlarında yarattığı travmaları da derinlemesine işliyor. 1986 yılında yaşanan bu korkunç olayın sonrasında, bir felaketten arda kalanlarla yüzleşen insanları, sadece hayatta kalma mücadelesi verirken değil, aynı zamanda bu travmanın zihinlerinde yarattığı kaosla baş etmeye çalışırken de görüyoruz. Leatherbarrow, yalnızca bilimsel ve tarihsel bir bakış açısıyla değil, çok katmanlı ve duygusal bir üslupla anlatıyor olayları. Çernobil bir felaketin sayısal ve teknik detaylarından çok, o anı yaşayanların ruh hallerine, yaşamla ölüm arasında gidip gelen anlık deneyimlerine, hayatta kalanların yaşadığı vicdan azabına dair bir kesit sunuyor. Kitap, bir yanda umutsuzluk ve dehşet içinde kaybolan bir halkı, diğer yanda ise bu yıkımın izlerini taşımaya devam eden insanların ruh halini yansıtıyor. Okurken, her sayfada felaketten bir adım daha uzaklaşıp, geriye doğru bir yolculuğa çıktığımı hissettim. Leatherbarrow’un betimlemeleri, Çernobil’in karanlık atmosferini o kadar canlı bir şekilde yaratıyor ki, yer yer soğuk bir korku, yer yer ise derin bir hüzün duygusuna kapıldım. Bu felakette kaybolan hayatların, sadece fiziksel değil, psikolojik ve duygusal olarak da nasıl yok olduğunu görmek, insana insan olmanın ne kadar kırılgan bir durum olduğunu hatırlatıyor. Kitap, aynı zamanda insanın doğayla, çevresiyle ve teknolojiyle olan ilişkisini de sorgulatıyor. Çernobil, bir yanda teknolojinin ne kadar büyük bir güç olduğunu, diğer yanda ise bu gücün ne kadar yıkıcı olabileceğini gözler önüne seriyor. Leatherbarrow, bu trajediyi yalnızca bir olay olarak değil, tüm insanlık
Çernobil 01:23:40Andrew Leatherbarrow · İndigo Kitap · 2019677 okunma
01.23.40 / Pripyat, Çernobil Nükleer Santrali, Ukrayna
10/10
·284 syf.··
2024 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2024 11:42
"Operatörlerin hatalı eylemleriyle başlayan Çernobil kazası, reaktör tasarımındaki kusurlardan dolayı orantısız bir felaketle sonuçlanmıştır." Çernobil nükleer felaketi. Hepimizin illaki bir yerlerden duyduğu, bildiği bir felaket. Çok basit görünüyor dışarıdan. Nükleer santralde bir kaza oldu... Eee? Pripyat şehri terk edildi. Olayın iç yüzü hiç bu kadar basit değilmiş aslında. Öncelikle yapım aşamasından başlayalım. Ucuz maddeler, hızlı bitirilsin diye acele yapılan üniteler, yanlış tasarımı göz göre göre onaylayan mühendisler ve daha nicesi. Bu felaket bir kaza değil aslında. İnsan eliyle bile bile oluşturulmuş bir felaket. Dyatlov'un santralde patlama olmasına rağmen mühendisleri çalıştırması, testlerin yapılması ve o radyasyonun içine işçilerini göndermesi; Akimov'un son çare olarak acil durum düğmesine basması ancak patlamaya sebebiyet vermesi... Yargılanacak kişiler tabiki de bu mühendislerdi çünkü Sovyet Rusya kendine asla toz kondurmadan ve ekonomisini batırmadan bu işin içinden çıkma tercihindeydi. Asıl korkuncu ise ne ilk başta yangını söndürmek uğruna nükleer felaketin içine giren itfaiyecilere ne de halkına hiçbir eğitim, radyasyon hakkında hiçbir bilgi verilmemesi. Kazadan sonraki ilk gün çocukların sokakta oynaması, okullara gitmesi, doktorların halkı gaz zehirlenmesi diye geçiştirmesi... Atom bombasının yüzlerce katından daha fazla radyasyon yayan bir patlamadan kimsenin haberi olmaması... Hiç kimsenin santraldaki patlamanın bu denli büyük olduğuna inanmaması ve kimsenin tahliye edilmemesi aksine haberler yayılmasın diye şehrin içinde zorla tutulması... İtfaiyecilerin, doktorların ekipmansız yardım etmeye çalışması ve devletin hiçbir yardımının dokunmaması da ayrı bir mesele. Yüzlerce, binlerce insanın yüksek radyasyondan hayatını kaybetmesi...
Edebiyat
Çernobil 01:23:40Andrew Leatherbarrow · İndigo Kitap · 2019677 okunma
öldükten sonra elbet millet gömüldüğüm çukurun üzerine bir taş daha diker
Puan vermedi·176 syf.··
2024 219. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2024 11:36
burada şu ana dek yazmış olduğum incelemeler arasındaki bu en uzun incelememi okuyan herkese şimdiden teşekkürler (ben olsam uzun demez okurdum. kendim yazdım diye demiyorum. valla. bak yemin ettim. lol.) okumuş olduğum bu kitap floridadaki ringling kolejinde mimarlık, sanat ve tasarım dersleri veren christopher s. wilson tarafından 'gelecekteki anıtkabirin ötesini tahmin edebilmek için geçmişteki anıtkabirin aydınlatılması' amacıyla/düşüncesiyle yazılmış. yazar bu amacını/düşüncesini kitabın hemen başında; ''bu kitap Mustafa Kemal Atatürk (1881-1938) hakkında değildir - en azından doğrudan. Kitap Atatürk' ün Osmanlı kenti Selanik'te (günümüzde Yunanistan'a ait) doğumundan bahsetmediği gibi, gümrük memuru bir babanın oğlu olarak geçirdiği çocukluğu hakkında da değildir. Bu kitap Atatürk'ün Osmanlı İmparatorluğu ordusunda kariyerinin daha başlarında gösterdiği başarıya odak­lanmadığı gibi, imparatorluğun Birinci Dünya Savaşı'nın ardından işgal edilmesi karşısında duyduğu hoşnutsuzluğu da anlatmıyor. Kitabın konusu ne Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı (1919-23) sırasında ve sonrasındaki liderliği, ne de onun Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı (1923-38) olarak gerçekleştirdiği laikleşme ve Batılılaşma yönündeki reformlarıdır. Son olarak, her ne kadar hikayemiz için girizgah işlevi görseler de, bu kitap Atatürk' ün son günleri ve ölümü hakkında da değildir.'' diyerek dile getirip kitabın içeriği, sınırı konusunda okuyucuya gerekli uyarıyı/açıklamayı yaparak başlar. Atatürk'ün mezar mimarisi üzerinden ulusal kimliğin inşasının ve oluşturulan/oluşturulmaya çalışılan bu inşanın sürdürülmesi konusunu yazar kitapta 7 ana 20 ara başlığa ayırarak okuyucuya anlatmaya çalışır. ben de hem kitabı daha doğru
Türk Tarihi
Anıtkabir'in Ötesi Atatürk'ün Mezar Mimarisi Ulusal Benliğin İnşası ve SürdürülmesiChristopher S. Wilson · Koç Üniversitesi Yayınları · 04 okunma
9/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Andrew Leatherbarrow'un kaleminden ilk defa bu konuyla ilgili okuma yapmak isteyen kişiler için yazılmış keyifli ve bilgilendirici eserlerden biri. Yazar bu konulara ilgisi sebebiyle bolca araştırma yaptığını(kaynakça belirtiyor, doğruluğundan emin olmadıklarını da dipnot ile belirtiyor) ve Çernobil'e gitme imkanı yakaladığını belirtiyor. Bu bağlamda kitap, sırasıyla bir bölüm yazarın gezisi bir bölüm çernobil nükleer felaketi üzerine oluyor. Tabi kitabın başında diğer önemli nükleer felaketler ile ilgili yüzeysel bir bilgi aktarımı da bulacaksınız. yazarın dili gerçekten kişiyi çekiyor. Minacraft, stalker oyunları, metro serisi(yanlış hatırlamıyorsam) gibi şeylerden de bahsettiği küçük sekanslar dilin okuyucu için dengelenmesini sağlıyor kanımca. seyahat bölümleri de genel olarak öyle tabi. Olabildiğince objektif, çıkarsamalar yaptığı didaktik bir eser. ek olarak kitabın sonunda bulabileceğiniz bazı resimler de mevcut. haricinde ise bütün gezi sırası fotoğraflarını paylaştığı bir web sayfasını da belirtiyor kitap içinde. Kitabın bu konuya ilgisi olup özellikle ilk defa adım atacak okuyucular için ideal bir kitap olduğunu söyleyip tavsiye edebilirim. bunu okuyup ardından yakın zamanda çıkan diziyi izleyin, belki ardından gerçeğe yakın haritalandırma yapılan Chernobylite oyununa da bakabilirsiniz.
Çernobil 01:23:40Andrew Leatherbarrow · İndigo Kitap · 2019677 okunma