“Biz her zaman verilen en son bilgileri anlayamayacak kadar genç oluyorduk. Ama tabii ki bir yere kadar anlıyorduk bize anlatılanları, bu sayede bütün her şey biz doğru dürüst araştırmadan önce kafamıza yerleşmiş oluyordu.”
“Dinler, ahlaki sistemler, çok uzak mesafeden görülen sıkışık bir dağ sırasındaki zirveler gibiydi; biri diğerinden gözle görünür biçimde daha yüksek, daha önemli veya daha doğru değildi.”
“…Bu mahkeme ahlak değil hukuk mahkemesidir; karşı karşıya olduğumuz duruma -başka örneği olmayan bir duruma- denk düşen hukuk ilkelerini bulup uygulamakla yükümlüyüz.”