10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
“Şarkısı Yabancı" Kitabına Dokunan Hanımeli "Şarkısı Yabancı" Şair Şükran Kara'nın, Ekim 2021'de Klaros Yayınları etiketiyle okurlarıyla buluşturduğu ilk şiir kitabıdır. Yirmi sekiz şiirin yer aldığı kitap, seksen sayfa hacmindedir. Şair bu şiir kitabını, ilk öğretmeni olarak nitelendirdiği babasına atfettiğini söylemektedir. Şiirlerdeki anlatımın daha çok birinci tekil şahıs zaman kipinde olduğunu söyleyebiliriz. Aynı zamanda anlatımın “ben, sen ve biz” üzerinde şekillenmiş olduğunu da söylesek yanlış olmaz. Şiirlerdeki imge örgüsü ve derinlikli bakış hali, okurun durup düşünmesini daha çok gerekli kılmaktadır. Şairin üslubuyla ve şiir yetkinliğiyle müsellem bir tonajda, şiirlerin istikamet almış olduğunu söyleyebiliriz. İmgenin geniş imkanlarından beslenerek oluşturulan bu çerçeve de kadın bakışının ve kadın duyuşunun başat unsurunu ve bu minvalde bir izleğe sahip olunduğunu söyleyebiliriz. Bu çerçeve, tabi ki de tematize edilen bir olgu üzerinden resmediliyor. Şiir sesinin çok yüksek olmamakla beraber belirli bir ses tonunda olduğunu söyleyebiliriz. Bu şiir sesi daha çok şairin kendi ruhuna değmedi ve karşısındakine aksettirdiği orandadır. Bir nevi şairin yürek cezvesinden taşırdığı tonajda bir ses diyebiliriz. Şiirlerde, kulağa çokça değen isimlere ve kelimelere bir göz atacak olursak; "eller, kadın, kuş, karanfil, gök, su, tanrı, atlar, anne” gibi ifadeleri sıralayabiliriz. Bunlara kısa kısa değinecek olursak; Bunlardan en başta olanı "el", "eller" ifadesini söyleyebilirim. "bırakılmış ellerim", "ellerimi biriktiriyorum", "ellerimin kıvrımı", "ellerim kadın", "giydir yine türküsünü ellerimin", "ellerin diye bildiğim şarkı", "o sizin elleriniz yağdıkça geceye" gibi bir kısmını buraya taşıyabilirim. "Eller" imgesini bütünleyen "kadın" ifadesi ikinci sırada yer
Şarkısı YabancıŞükran Kara · Klaros Yayınları · 01 okunma
Bir Eski Anı: Mücella
Puan vermedi·344 syf.··
2023 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2023 18:29
spoiler içerir* . . . . . Çok karakterli romanlarda her bir karakterin, romanın içine bu denli güzel yedirilmesi ve akışta her bir karakter hakkında gitgide bir şeyler öğrenmek Mücella’yı özel kılıyor bende. Sanki o mahallede olan kimselerden biriydim ve sanki yaşanılanları bilen komşu kızı Elif’tim. Mücella da sanki mahalleden tanıdığım “o” ablalardan biriydi… Romanın başından itibaren yazarın kullandığı dile mest olmakla birlikte ülke tarihinden de yer yer ipuçları ve anlatılar görmek ayrıca hoşuma gitti. Ancak beni en çok cezbeden -ve o denli kıran- Mücella’nın yaşayamadığı yaşamdı. İnsan olarak insani hiçbir şeyi tadamamış olması Mücella’dansa beni kırdı sanki okurken. En son belli bir yaş aldığında bir ışık yandı adının parlaklığı gibi ama sönük kaldı o parıltı, ondan sonra da hepten pes etti ve öylece kabullenildi kendinden geçip giden zaman… Yazarın, kendisini roman içine yerleştirmesinin dokunuşu ise beni gerçekten çok etkileyen yerlerden biri idi çünkü Nazlıgül ile babasının arasındaki ilişkiyi tatlı buldu isem de o kadar da gözüme çarpan bir karakter olmamıştı (sanıyorum ki yazarın da amacı budur, o “küçüğün” aslında “büyük” bir ayrıntıyı temsil ediyor olması). Tüm süreçte yazar bizlerle birlikteyken anlatımdaki bu kurgu-gerçek karışımının lezzeti de Türkçenin güzelliği ile harmanlandı ve işte o güzel romanlardan biri ortaya çıktı. Yazarı daha öncesinde hiç okumuş olmamama rağmen abimin, Nazan Bekiroğlu'nun imzalı romanını armağan etmesi ile bu betiği daha bir hevesle okudum. Ancak bu heves salt bu ilgi ile kalmayacak, o belli. Mücella’dan sonra da Bekiroğlu’nun kalemine bir merak duyuyorum, başka romanlarını da okumak arzusu içindeyim. Mücella; temsili, gerçek, kurgu, ikisinin aynı anda meydana gelmesi -veya artık ne ise aslen- bir olgunun göstergesi:
Hayat ve İnsan
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
Son Elçi’ye Sordum “Son Elçi’ye Sordum” Yazar Mustafa Ökkeş Evren’in 2020 yılında, Anadolu Yayınları aracılığıyla okurlarıyla buluşturduğu kitabı. Elli altı sayfa hacminde olan kitap, “Hayata Dair”, “Kardeşliğe Dair” ve “Evrensel Çağrı” bölümlerinden oluşmaktadır. Daha çok çocuk edebiyatı eserleri ve dergilerden tanıdığımız Mustafa Ökkeş Evren'in farklı edebi türlerde onun üzerinde eserinin olduğunu biliyoruz. Yazarın, ön söz yazısındaki tabiriyle; tasnif etme, isimlendirme, hikâye edilmiş bütünlükte ve insicam içerisinde kurgulanmış bir eser olduğunu söyleyebiliriz. Bu anlatımlarda hem Peygamber efendimize tazim hem de okurun, seçilen seksen hadisi kolaylıkla anlamasının ve öğrenmesinin amaç edinildiğini görmekteyiz. Kitabın içeriğinde bir gezintiye çıkacak olursak; Yazarın gönül diliyle, şairane üslubuyla, Peygamber efendimizle karşılıklı kurgusal bir hasbihali işlenmektedir. Yazarın; Ayetler ve Hadisler ışığında, Peygamberimizden öğrenilmek istenen seksen soru ve seksen hadisi şerifi ihtiva etmektedir. Bu seksen hadis ışığında İslam ahlâkı, temel esaslar, Allah'a itaat, Peygamber sevgisi, komşuluk, kanaat, iyilik, hayırseverlik, sevgi, selamı yayma, alçakgönüllülük, kardeşlik, misafirperverlik, bunların karşısında mal, servet, kötülük, kibir, gıybet, haset, zan gibi birçok konuya, seksen hadisin ışığında cevapların verildiğini görmekteyiz. Rehberimiz, önderimiz Hz. Muhammed (s.a.v) efendimize sorulan sorulara ve verilen hadisi şerif cevapları örnekleyecek olursam. Bu içerik ve konulara dair verilen seksen hadisi şeriften bir tanesinin soru cevap bölümü şu şekildedir. Yazar: "Efendim, Rabbimiz Ahzap Suresi Ayet 41,42'de "Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin. O'nu sabah akşam tesbih edin." buyurmaktadır. Acaba Rabbimizin en sevdiği söz hangisidir? O'nu hangi
Son Elçi'ye SordumMustafa Ökkeş Evren · Anadolu Yayınları · 20206 okunma
5/10
·87 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
Fyodor Dostoyevski - Nalayiq lətifə 1862-ci ildə dərc olunan “Nalayiq məzəli əhvalat” Dostoyevskinin satirik üslubda yazılmış əsəridir. Əsər dövlət müşaviri, 43 yaşlı general İvan İliç Pralinskinin “humanizm” göstərmək ideyası ilə xəbərsiz şəkildə öz işçisinin toyuna gəlməsindən və bu “humanizm”in onu necə rüsvay edərək gülünc vəziyyətə salmasından bəhs edir. Əsərdə eyni zamanda Pseldonimovun timsalında “kiçik adam”ların həyat şəraiti, toy atmosferi və Peterburqun “alt” təbəqəsinin yaşam tərzi acınacaqlı və dəhşətli tərzdə böyük ustalıqla ifşa olunur. Əsəri oxuyarlən Pseldonimova ürəyim ağrıdı. İvan İliçə isə yazığımmı gəldi, başına gələn xoşuma mı gəldi bilmirəm. Amma Dostoyevskinin qələmindən olan bu əsəri də oxuduğum üçün çox şadam... Saxta yaxşılıq, özünü göstərmə çabası belə rəzillilə bitir və bitəcək. Özünü hamıdan yüksək görənlər beləcə enəcək... 16.04.2021 12:03
Nalayiq LətifəFyodor Dostoyevski · Qanun Nəşriyyatı · 20196,6bin okunma
Ülkemiz için önemli bir bilim dergisi
Puan vermedi·100 syf.··
Beğendi
·
2021 67. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2021 22:36
Derginin 105. sayısi, gecmis 104 sayiyi okudugum heyecan ile bu sayıyi da okudum. Dolu dolu bir sayi idi. En büyük kim? kapak konusu ile 10 bilim insani belirlenmis ve bunlar arasindan okuyucular anket ile birini secmelerini istiyorlar. Okuyuculardan tek soruluk bir anketle geri donuşüm almalari güzel bir uygulama olmus. Derginin sonunda yer alan ve merakla okudugum soru cevap kismi da bu ay dolu dolu idi. Sırlar odası Derginin içindekiler: Yerin yüzlerce metre altındaki karanlık madde dedektörü tesisini sizin için gezdik. SAYFA 54 Uzaydan gelen parazitleri dinlemek Derin uzayı sürekli olarak dinleyerek sinyallerin söylediklerini ve söylemediklerini anlamaya çalışıyoruz. SAYFA 62 Acı ve keyif Bazı sesler keyif verirken bazıları işkenceden farksız. Bu ayrımın sebeplerini mercek altına aldık. SAYFA 68 Havayı temizlemek Uydular pek çok sağlık sorununun temelinde yer alan kirli havayı temizlemek için bize yardımcı olabilir. SAYFA 76 Güncel sorular COVID-19 hakkında aklınıza takılması olası soruların cevapları. SAYFA 80 03 Editörün Notu
Bilim
Popular Science Türkiye - Sayı 105 (Ocak 2021)Popular Science Türkiye Dergisi · Doğan Burda Yayıncılık · 2021103 okunma
Üniversiteler Sıkı Durun!
Puan vermedi·98 syf.··
Beğendi
·
2020 428. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2020 00:34
VE NOBEL BIZDE! Dünya bilim tarihine katkımız maalesef olması gereken yerde değil. Fakat bu konuda ülkemizde harika gelişmeler oluyor. Genç mucitlerden oluşan maker hareketinin gittikçe yaygınlaşıp güçlenmesi bu anlamda çok önemli bir gelişme. Dahası, üniversitelerde bizzat gözlemlediğimiz, gençlerin bilime giderek artan ilgisi, dilimizde yayın yapan bilim sitelerindeki artış, hatta dergimizin sürekli yükselen satış grafiği, bilimin sadece dünyada değil ülkemizde de popüler kültüre gittikçe nüfuz ettiğini gösteriyor. Bu bir yana, Aziz Sancar’ın Nobel Kimya Ödülü’nü kazanması da bizi ayrıca mutlu etti. Yazarımız Tuna Emren böyle önemli bir olayı tabii ki kaçırmadı ve Aziz Sancar’ı (ve ödül kazanan projesini) tanıtan harika bir yazı hazırladı. Bilim adına size daha böyle nice güzel haberler verebilmek dileğiyle. Otomobilde Devrim Geleceğin otomobilleri günümüz modellerini şimdiden değiştirmeye başladı. Sizi bambaşka bir sürüş keyfi bekliyor. SAYFA 34 Cayır Cayır Orman yangınları açısından berbat bir se - zon yaşanırken bir grup bilim insanı, ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgiyi belirliyor. SAYFA 40 Beyin Efsaneleri Beyin hakkında çoğunlukla yanlış bilinen 10 konuyu mercek altına aldık. Dahası sunduğumuz 3 ipucu ile beyninizi daha iyi kullanacaksınız.
Bilim
Popular Science Türkiye - Sayı 43 (Kasım 2015)Popular Science Türkiye Dergisi · Doğan Burda Dergi · 201524 okunma