İnsan bir kez aşkı veya Allah'ı aramaya başladı mı, ilahi varlığın her veçhesiyle bütün dünyaya nüfuz ettiğinin farkına varır. 11. yüzyılda yaşamış bir başka büyük sufi, Şirazlı Baba Kûhî bu hali çok güzel ifade etmektedir:
Çarşıda da, camide de tek gördüğüm Allah Vadide ve dağda-tek gördüğüm Allah O'dur yanımda gördüğüm tüm sıkıntılarımda Lütufta ve servette-tek gördüğüm Allah Namazda ve oruçta, duada ve yakarışta Resûl'ün dininde tek gördüğüm Allah Ne sıfatlar, ne sebepler-tek gördüğüm Allah Gözlerimi açmışım, ve hep etrafımda O'nun vechinin nuru
Gözün tüm görebildiklerinde tek gördüğüm Allah Ateşiyle eridiğim bir mum gibi Parıldayan alevlerin ortasında-tek gördüğüm Allah Hiçliğe geçtim, kayboldum Ve işte, yaşayan her şey bendim-ve tek gördüğüm Allah. (Fatemi, 1973, s. 57)