..
Gabriel García Márquez'in Yüzyıllık Yalnızlık eseriydi. Austen ile başlamış, sonra Stendhal, Gide, Flaubert ve sırasıyla birçok yazar, birçok kitap önermişti. Bunları seçmişti, çünkü aşk romanlarından başlayacak olursa, okuması kolay olur diyerek kendince Sayo'ya düşünceli davrandığını sanıyordu. Fakat o kitapları baştan sona okuyup bitiren Sayo geçen hafta gelip başka tür kitaplar da okumak istediğini söylemişti.
Bunun üzerine Rintaro, Márquez'i seçmişti. "Rintaro, sen bunların hepsini gerçekten okudun mu?" "Okudum. Üzerinden bir hayli zaman geçti gerçi." "Evet ya, sen normal değilsin. Ben anlamakta güçlük çekiyorum. Aşırı zor bir durum."
"İyi öyleyse."
Kitap rafının tozunu alarak gülen Rintaro'yu, Sayo yüzünde garipseyen bir ifadeyle süzdü.
"İyi olan ne?"
"Okuyup da zor olduğunu hissediyorsan, bu senin için yeni şeyler yazdığı için zor demektir. Zor kitaplarla karşılaşmak da bir şanstır."
"Ne demek şimdi bu?"
Sayo'nun yüzündeki garipseme ifadesi bir kat daha derinleşmişti.
"Kolay okuyabiliyorsan, senin bildiğin şeyleri yazdığı için okuması kolaydır; zor olması ise yeni şeyler yazdığının kanıtıdır."