40 Hadis-i Şerif 108 (Ölüm ile İlgili)
01- “Hiçbiriniz başına gelen bir musibetten dolayı ölümü temenni etmesin…” (Enes b. Malik – Sahih-i Buhârî, Sahih-i Müslim) 02- “Lezzetleri yok eden ölümü çokça hatırlayın.” (Ebû Hureyre – Tirmizî) 03- “İnsanların en akıllısı ölümü en çok hatırlayandır.” (Tirmizî) 04- “Ölümün sekerâtı vardır.” (Âişe – Buhârî) 05- “Allah kuluna hayır murat ederse ona ölmeden önce uyarı verir.” (Buhârî) 06- “Kim son sözü ‘Lâ ilâhe illallah’ olursa Cennete girer.” (Müslim) 07- “Ölülerinize ‘Lâ ilâhe illallah’ı telkin ediniz.” (Müslim) 08- “Müminin canı çıkarken kolaylıkla çıkar.” (Ahmed) 09- “Cenazeyi acele götürünüz.” (Buhârî) 010- “Cenaze gördüğünüzde ayağa kalkınız.” (Buhârî) 011- “Cenazeye katılan kimseye iki kırat sevap vardır.” (Buhârî, Müslim) 012- “Ölüyü defnetmekte acele edin.” (Buhârî) 013- “Ölülere sövmeyin; bu dirileri incitir.” (Nesâî) 014- “Kul kabre konulunca arkadaşlarının ayak seslerini işitir.” (Buhârî, Müslim) 015- “Ölü kabre konulunca iki melek gelir.” (Buhârî, Müslim)
Hayat ve İnsan
Gençler İçin Hadis-i Şerifler
01- Bir genç Peygamberimize gelerek: “Yâ Rasulullah! Bana zina yapmak için izin ver.” der. Orada bulunanlar gencin üzerine yürüyerek onu ayıplarlar ve men ederler. Onların aksine, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem, “O genci Bana getirin” der. Engin şefkatiyle önce genci dinledi ve: “Bu zina fiilinin annene yapılmasını ister misin?” diye sorar. Genç: “Anam babam sana feda olsun ey Allah Teâlâ’nın Elçisi! Asla istemem!” diye cevap verir. Peygamberimiz: “(Başka) insanlar da anneleri için bunu istemezler” der. Daha sonra, “Kızın için kabul eder misin?”, “Kız kardeşin için.”, “Halan için.”, “Teyzen için bunu ister misin?” diye sorar ve her defasında, “Hayır” cevabını alınca, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem da, “Diğer insanlar da buna razı olmazlar” der. Sonra elini gencin üzerine koyup, “Yâ Rabbi bu gencin günahlarını affet, kalbini pak et, iffetini muhafaza et” diye dua eder. Genç ondan sonra böyle hiçbir menfi eğilim göstermez, zinaya yaklaşmaz. (Müsned, 5/256, 257) Rasûlüllah Sallallahü Aleyhi Vesellem gençlerin yanına vardı ve şöyle dedi: “Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan alı kor; iffet ve namusu muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyen ise oruç tutsun. Çünkü (oruç), cinsî arzuyu azaltır. (Müslim, Nikâh 1) 02- Bir genç yaşlı bir insana yaşlılığından dolayı ikramda bulunursa, yaşlandığı zaman kendisine ikramda bulunacak bir kimseyi Allah Celle Celâlüh ona musahhar kılar. (Tirmizi, Birr 75) 03- Allah Teâlâ Hazretleri kötülüğe iltifat etmeyen genci, emsallerine karşı üstün tutar. (Feyzul Kadir, 2/263, no: 1799) 04- Bir genç Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem’a gelerek: “Ya Rasûlullah! Senden beni kıyamet gününde şefaat ettiğin kimselerden biri yapmanı istiyorum!” dedi. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimiz:
Hayat ve İnsan
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Işıldak
Bir sabah belediye binasının önüne kocaman bir pankart asıldı: “Kişi başı gelir: 18.040 dolar.” Rakam güneşte parlıyordu. Fotoğraf çekildi, sosyal medyada paylaşıldı. Yukarıdan bakıldığında Işıldak zengin görünüyordu. Haritada daha parlak bir nokta. Ama aşağıdan bakınca başka bir manzara vardı. Ayşe sabah 6’da servise biniyordu. Maaşı geçen yıla göre artmıştı ama kiraya gelen zam daha hızlıydı. Market arabası eskisi kadar dolmuyordu. O 18.040 dolardan kendi payını hesaplamaya çalıştı. Elindeki maaş bordrosu ile pankarttaki sayı birbirine benzemiyordu. Kasabanın öteki ucunda Murat Bey vardı. Döviz geliri olan bir ihracatçı. Arsaları değerlenmiş, yatırımları büyümüş. Onun kazancı bir yılda sıçramıştı. Pankarttaki rakamın yükselmesinde en büyük katkı ondan gelmişti. Işıldak ortalamada zenginleşmişti; Murat Bey’in grafiği yukarı fırlamıştı. Kasabanın muhasebecisi bir akşam rakamlarla oynadı. Gelirleri yan yana dizdi. Çoğu insanın kazancı birbirine yakın, birkaç kişinin kazancı ise kule gibiydi. Toplamı nüfusa böldüğünde çıkan sayı etkileyiciydi. Ama ortadaki sıradan vatandaşın kazancı o kadar etkileyici değildi. Şehir iki ayrı hızda büyüyordu. Üst mahallede yeni kafeler açılıyor, arabalar yenileniyordu. Alt mahallede insanlar kredi kartı limitini hesaplıyordu. Aynı şehirde iki farklı hava vardı. Biri yükselen grafiklerin havası, diğeri ay sonunu getirme havası. Pankart doğruydu. Kimse yalan söylememişti. Toplam gelir artmıştı. Ama toplamın nasıl paylaşıldığı pankartta yazmıyordu. Bir akşam elektrikler kesildi. Üst mahallede jeneratörler devreye girdi. Alt mahallede mumlar yakıldı. O an kasabanın gerçek tablosu belirdi: Ortalama ışık seviyesi yüksekti belki, ama ışığın dağılımı eşit değildi. Ertesi gün pankart hâlâ oradaydı. Rakam hâlâ 18.040 dolardı. Ama Ayşe
Düşünce
_040
Yahut o kadar çağ ve bir o kadar kelime, nasıl da seçip seçip dokudum seni böyle kusursuzca… BurukBirŞair
Gençlere Yönelik Kampanyalar…
Sadece Dünyalıklara Yönelik Kampanya Gençlerin heyecandan dizlerini titretecek, kaçırılmayacak bir kampanyanın reklamı yapılıyor her yerde… • Ne kadar çılgınlık varsa durmayın yapın! • Haydi durmayın! • Marjinal olun! • Kabınıza sığmayın! • Zira siz gençsiniz; çıldırın! • Hayatı doyasıya yaşayın! • Zevk alın! • Gezin, tozun; gaza gelin! • Ayaklarınız yere basmasın ha! Uçun! • Bu arada yaptığınız tüm bu çılgınlıkları tescilleyerek videosunu çekin; yayımlayalım! • En çılgın olanınız; büyük ödülü kazansın! • Bu arada varlığınızın ve hayatın amacını sorgulamayın! • Sosyal projelerde yer almayın! • Sorumluluk duymayın! • Nasıl olsa birileri sizin yerinize düşünür! • Siz gençsiniz çılgınlıklar yapmaya bakıp, gününüzü gün edin… Gençlere yönelik alternatif bir kampanya da bizden; Sonsuz Mutluluk İsteyenlere Yönelik Kampanya: 001- Nasıl yaratıldığını ve seni kimin yarattığını bir düşün! 002- Varlığının ve hayatın amacını sorgula! 003- Dünya hayatının kısalığını anla! 004- Ölüm gerçeği ile yüzleş! 005- Ölümün yaşının olmadığını bil; gençliğine güvenme! 006- Ölüm sonrasında ne olacağını düşün!
Hayat ve İnsan
"Bende kitâb merâkı dokuz yaşında hâsıl olmuşdur. Bugün tâm altmış senedir ne gecem gece, ne gündüzüm gündüzdür. ‘Ömrüm kâmilen bu merâk arkasında koşmuşdur. Şöyle ki Diyârbekr’de bulunan beş yüz-altı yüz sene evvel tamâm 1.040.000 (bir milyon kırk bin) cildi hâvî bir kütübhâne bulunduğunu pederim ve akrabâlarım bana hikâye ederlerdi. Çocukluk bu ya, böyle milyonluk bir kütübhâne meydâna getiremezsem bile, karınca kararınca hîç olmazsa on beş bin-yirmi bin cildlik bir kütübhâne meydâna getirebilirim ya, diyerek dokuz yaşından şimdiye kadar -tam altmış sene oluyor- elime ne kadar para geçerse kâmilen kitâb almaya hasr ve tahsîs etmeye Cenâb-ı Hak ile ahd-ı misâk eyledim. İşte o târîhden beri kitâb almaya başladım." Ali Emîrî Efendi Efendi
Kitap Aşkı ♡