Sevgi dediğin…
Bir insana bağlanmak değil sadece;
bazen kendine bile söylemediğin bir duyguyu
sessizce içinde büyütmektir.
Kimseden istemeden, kimsenin kalbinde yer aramadan,
kendi içinde bir kapı açmaktır dünyaya.
Ben sevgiyi bir kişiye yüklemedim hiç.
Adı yoktu, şekli yoktu, yüzü bile belli değildi.
Bir gül kokusunda saklandı,
bir rüzgârın tenime değip geçişinde kendini hatırlattı.
Bir akşam gökyüzüne bakarken,
gözlerimle değil, içimle gördüm onu.
Sevgi bazen bir çiçeğin açarken çıkardığı sessiz sesti.
Duymazdın ama hissederdin;
çünkü sevgi, duyulmasını değil, anlaşılmasını isterdi.
Ne bağırarak gelir, ne koşarak kaçar.
Olduğu yerde durur, sen fark edene kadar sabreder.
Ben sevgiyi kimsenin kalbine bırakmadım,
çünkü kalpler kırılırdı.
Ben sevgiyi içimde sakladım,
çünkü içimde olan asla yarım kalmazdı.
Kimseden tamamlanmaya ihtiyaç duymadan,
kendi ışığıyla yol bulurdu.
Sevgi benim içimde büyüyen bir sır oldu yıllarca…
Kimi gün umut verdi, kimi gün sessizliğe gömüldü;
ama hiç eksilmedi.