Zor oyunu bozar.
10/10
·160 syf.·
2025 50. kitabı
Zor oyunu bozar. Kimse bu hayata acı çekmek için gelmedi. Göz kamaştırıcı başarısı, bizi bu dünyadan soyutlasa bile, modern dünyanın şiddet barındıran, sert ve acımasız eleştirisidir bu dizi. Kadın ve erkek, 456 kişinin izole edildiği, akıl bozan, ezber bozan bir yapım. İçindeki şiddet oyunları, Kore’deki çocuk oyunlarından alınmış olsa bile, her seferinde adrenalin ve merak duygusu tavandaydı. Squid Game Felsefesi ve Squid Game Psikolojisi için o kadar güze bir inceleme yazdı ki Alper Turgay ben sadece bu kitabın da öksüz kalmasını istemedım. İşte Park Min Joon bu kitapta, dizinin arka planında kalanları bize açıklarken beyin yakan sorular sorup, oyuncuların ağzından dizinin farklı boyutlarını da açıklamış. Bildiğim tek bir şey var: Zor oyunu bozar. Kimse kötü olmak istemez, çaresiz kalmak hiç istemez. Çaresizlik insanı bazen hiç tahmin edemeyeceği yollarda yapayalnız bırakır. Oyuncu 456, oyunun baş kahramanı, göze çarpmaktan hoşlanmayan, kötü biri olmamak için kendini paralayan, 46 yaşında, hayata dair umudunu yitirmiş biridir. “Hayatımı değiştirecek talih kuşunu beklemeyi bırakalı uzun zaman oldu.” der. Evli ve mutluyken, işyerinde yaşadığı zor döngü onu çıkmaza iter. 218 numaralı oyuncu Cho Sang-woo ise kariyer yapmışken, bir anlık gafletle paranın büyüsüne kapılır ve yanlışlar yapar. 067 Kang Sae-byeok en masumlardan biridir. Kuzey Kore’den güneye gelip bocalama sürecinde yankesici olmuş, kardeşi için fedakârlıklar yapmak zorunda kalmıştır. 001 Oh Il-nam, asıl hayatla dalga geçen, sayılarla arası iyi olan ve parayı buldukça beynindeki tümörün verdiği ruhsuz tavırla, kendi çocukluğundaki oyunlardan insanların hayatını karıştıracak bir gariplikler silsilesi yaratmış biridir. Onun kafasında “insan insanın kurdudur.” Bu yolda eğlenecektik düşüncesiyle, gaddarca bir kafes inşa eder.
Squid GamePark Min Joon · Flipper Yayınları · 202196 okunma
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2022 155. kitabı
Fakir Baykurt ve Mahmut Makal'ın her alanda yazdıkları eserleri okumaya özen gösteriyorum. Köy Enstitülerinin geride kalan 100 yıllık Cumhuriyet tarihinde hatta daha da ileriye gidecek olursam Osmanlı'dan beri bu coğrafyada yaşayan insanların kaderini değiştirmeye yönelik yapılan en radikal hareket olduğuna inanıyorum. 1400'lü yılların başında Şeyh Bedreddin'in Osmanlı içinde yapmaya çalıştığını 500 yıl sonra İsmail Hakkı Tonguç ve Hasan Ali Yücel yapmaya çalıştı. İkisi de sonunda maalesef hüsrana uğradı. Bedreddin canından oldu, Yücel ve Tonguç ise o çok sevdikleri ülkülerinden ve hayallerinden uzakta kaldılar. Köy Enstitüleri üzerine okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Fakir Baykurt da köy enstitülerini anlatan "Unutulmaz Köy Enstitüleri" adında bir kitap yazmıştı. Mahmut Makal kitap içinde sayısal verilerden de bahsediyor. Köy Enstitüleri toplamda 17.321 tane öğretmen ve 1774 sağlık memurunu köylere yolladı. Tüm dünyanın gıpta ederek baktığı bir uygulamaydı. 1935 yılında Türkiye nüfusunun %80'i köylüydü ve 40.000 köyün 35.067 tanesinde okul yoktu. Düşünün sadece on yıl hayatta kalabilmiş bir uygulamanın etkisi bu ülkede yıllarca hissedildi. Köy enstitüleri maliyetli bir uygulama değildi. Öğrenciler kendi okullarını, kendi yatacağı yatakhaneleri yapıyordu. Kendi başını sokacakları yerleri en iyi şekilde yapıp malzemeden çalmıyorlardı. Ziraat ve zanaat eğitimi alıyorlardı. Ürettikleri ürünleri satarak gelir elde ediyorlardı. Kendi yetiştikleri okullardan, doğup büyüdükleri köye isteyerek ve bilerek geri dönüyorlardı. O koşullara ayak uydurmaları ve o yörenin insanıyla anlaşmaları daha kolay oluyordu. Maalesef ilk açıldığı günden beri ipe sapa gelmez iftiralara maruz kaldılar. Bu eleştirileri yapanlar arasında kendisine solcu, devrimci diyenler de vardı. Köyden
Araştırma-İnceleme
Köy Enstitüleri ve ÖtesiMahmut Makal · Literatür Yayıncılık · 2009124 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·160 syf.··
2022 15. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2022 21:15
Kitap hakkında konuşmadan önce kısaca diziden bahsedeyim. Boğazına kadar borca, belaya ve pisliğe bulaşmış olan 456 kişi, gizemli bir örgüt tarafından özenle seçilir. Bu organizasyon onlara hayatlarını kurtarmak için son bir şans teklif eder, bu şans aynı zamanda ölümcül sonuçlara yol açacak tuzakları da içinde barındırmaktadır. Yıllardır neredeyse sadece Kore dizileri izleyen ben Squıd Game yayınlandığında burun kıvırıp izlememiştim. İşin komik yanı hiç Kore dizisi izlemeyen arkadaşlarım bu diziyi izleyip 'Squıd Game dizisini mutlaka izlemelisin' dediklerinde, ortadaki tezatlığı fark etmişsinizdir. Dizinin kitabı yayınlandığında, diziyi izlemedim ama kitabı okumalıyım dedim ama kitabı elime alıp ilk sayfayı açtığımda bir de ne göreyim karşıma uyarı çıktı. Ben de o uyarıyı dikkate alarak önce diziyi izledim. Dizi farklı ve güzeldi (Kötü olan Kore dizisi yoktur zaten) Sonrasında kitabı yeniden elime aldım. Kitapta ilk olarak bölümlerin özetini ve gözümüzden kaçan ayrıntılara yer verilmiş. Hemen hemen her ayrıntıyı fark ettiğim için kendimi tebrik etmeden geçemedim bu arada. Sonrasında dizideki 4 ana oyuncunun hayat hikayesini karakterlerin ağzından öğrendik. Beni en çok etkileyen 067 numaralı oyuncu olan Kang Sae Byeok oldu. Dizide de favori karakterimdi zaten. Oyunlar ve nasıl oynandığı hakkında bilgilerin verildiği bölümde ilk kez bu diziyle ismini duyduğum Kalamar Oyunu ve Ddakji (Kağıt çevirme) oyunu gerçekten ilgimi çekti. Yine Squıd Game ile ilgili sayısal verilerin yer aldığı bölümde 6 sayısıyla ilgili verilen bilgiye çok güldüm.(okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız) Diziyi izlerken aklıma durmadan okumayı çok sevdiğim Açlık Oyunları serisi geldi ki diziyi bitirir bitirmez zaten ilk işim seriyi yeniden okumak olmuştu. Kitapta da bu benzerliklere
Squid GamePark Min Joon · Flipper Yayınları · 202196 okunma