Sekizinci Gece-Sebastian Fitzek
7/10
·376 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 18:01
8 Ağustos saat 20:08. Tek bir isim seçildi. Düşmanlarının sayısı ise 80 milyon. Bir grup insan internet üzerinden linç girişiminde bulunduğunda eylemlerinin ciddi sonuçlarını görmezler. Bireyler katılır çünkü herkes katılmıştır. Sekizinci gece Sebastian Fitzek'in okuduğum ikinci kitabiydi. Ben genel olarak yazarın kalemini beğeniyorum ancak bu kitabıni ortalama buldum. Konusu ilgi çekici fakat okurken kopukluklar hissettiğim yerler oldu. Konusu bir site üzerinden her yıl Sekizinci Gece'de biri seçiliyor ve o gece boyunca av haline geliyor. O gece seçilen insanı herkes öldürebilir ve öldürenlerde üstüne on milyon avro ödül parası alacak. Kitap arınma gecesinden esin alinarak yazılmış. Ve o gece seçilenlerden biri de Benjamin Rühmann. Kitap boyunca Benjamin'in o geceden sağ kurtulmaya çalışmasını okuyoruz. Eski eşi Jenny ve birde komada yatan kızı Julie var. Bazı yerlerini okurken hoşuma gitti. Özellikle Ben'in yapmadığı olaylarda bile yapılan montajlar ile sanki o suçu o yapmış gibi gösterilmesi çok gerçekçi bir detaydı. Arezu ve Oz karakterlerinin arasindaki bağlantıyı tahmin edince Oz karakterinin kim olabilecegini tahmin ettim.Sadece kitabı okurken çok daha fazla aksiyon ve hayatta kalma mücadelesini okumak isterdim. Sonu beni tatmin etti. Beni şaşırtan bir kitap olmadi. Yer yer gerildigim kısımlar da oldu. Yazarın temmuz ayında göz koleksiyonu kitabını okumayı planliyorum. Kitaba puanım:7/10
Sekizinci GeceSebastian Fitzek · Pegasus Yayınları · 2019343 okunma
Makyevelizm 2.0 - Bir CV
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 87. kitabı
01- Machiavelli için güç, yarım bırakılacak bir iş değildir. Eğer bir güç mücadelesine giriyorsan, hamleni rakibini tamamen saf dışı bırakacak şekilde yapmalısın. 02- İnsanları ya tamamen kazanacaksın ya da tamamen yok edeceksin. Ortada bırakılan, sadece yaralanan düşman intikam ateşiyle geri döner. 03- Birine zarar vereceksen, bu öyle bir darbe olmalı ki karşı tarafın geri dönüp intikam alacak ne gücü ne de mecali kalmalı. Küçük zararlar kin doğurur, büyük zararlar ise felç eder. 04- Güçlü lider, insanlara yardım ederken aslında onları kendine bağlar. İyilikle borçlandırarak, insanların sana muhtaç kalmasını sağlarsın. Bu, sadakati garantilemenin pragmatik bir yoludur. 05- Başkasının gölgesinde büyüyen lider, o gölgenin sahibine gebe kalır. Minnet altına girmek, egemenliği devretmektir. Galibiyet sadece ve sadece kendi gücünle kazanıldığında gerçektir. 06- Sorunları henüz ortaya çıkmadan, emareleri belirdiği an öngörmelisin. 07- Özgürlüğüne düşkün, kendi yasalarıyla yaşamaya alışmış bir topluluğu kontrol etmek zordur. Onları yönetmek istiyorsan, aralarındaki eski bağları ve ittifakları çözmeli, parçalayarak yönetmelisin. 08- Çok hızlı ve temelsiz büyüyen yapılar, aynı hızla çöker. Güç, kök salarak ve sindirilerek inşa edilmelidir; aksi takdirde ilk fırtınada yıkılır. 09- Yeni bir sistem inşa etmek istiyorsan, eski dünyanın alışkanlıklarıyla büyümüş yetişkinlerle vakit kaybetmeyeceksin; yönünü değişime açık, şekillendirilebilir gençlere çevireceksin. 10- Bir lider, tarihteki en güçlü figürleri model almalı ve oku atarken menzilinin ötesini, yani en yükseği hedeflemelidir. Hedefi yüksek tutmak, ıskalasan bile seni ileriye taşır. 11- Seni kahraman yapacak şey, yendiğin düşmanın büyüklüğüdür. Eğer ortada bir tehdit yoksa, o tehdidi (düşmanı) kontrollü bir
Siyaset
PrensNiccolo Machiavelli · Can Yayınları · 201820,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·888 syf.··
2026 47. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 22:36
James Joyce’un Ulysses’i, sıradan bir roman değil; sabır isteyen, okuyucuyu zorlayan ama derinlemesine düşünüldüğünde büyük bir anlam dünyası açan bir eser. Kitabı bitirdiğimde hissettiğim şey yalnızca bir romanı tamamlamak değil, uzun ve yorucu bir yolculuğun sonuna ulaşmak gibiydi. Roman, tek bir gün içinde, Dublin sokaklarında geçiyor. Tek bir gün (16 Haziran 1904) anlatılır ama zihinsel zaman binlerce yıla yayılır.Yüzeyde sıradan görünen bir gün anlatılıyor gibi olsa da, aslında insan zihninin karmaşıklığı, yalnızlığı ve iç dünyası gözler önüne seriliyor. Olaylardan çok düşünceler ön planda olduğu için okurken çoğu zaman zorlandım, hatta bazı bölümlerde ilerlemek kolay olmadı. Ama kitabın gücünün yüzeyde değil, alt metninde saklı olduğunu fark ettikçe metnin değeri daha da belirginleşti. Kitabın merkezinde yer alan üç karakter, aslında insanın farklı yönlerini temsil ediyor. Leopold Bloom, sıradan bir insanın dünyadaki yerini arayışını simgeliyor. Günlük hayatın küçük ayrıntıları içinde dolaşırken, hoşgörüyü, sabrı ve insan olmanın kırılganlığını temsil ediyor. Bloom’un yolculuğu, modern insanın yalnızlığını ama aynı zamanda insan kalabilme çabasını gösteriyor. Stephen Dedalus ise zihinsel arayışı, kimlik sorgulamasını ve bireyin kendini bulma çabasını temsil ediyor. Onun düşünceleri daha karmaşık, daha sorgulayıcı ve zaman zaman kopuk bir yapı gösteriyor. Stephen, dünyayı anlamaya çalışan ama aynı zamanda onun içinde yerini bulmakta zorlanan insanın sembolü gibi duruyor. Romanın sonunda söz alan Molly Bloom, insanın en doğal ve filtresiz iç sesini temsil ediyor. Onun kesintisiz düşünceleri, bastırılmamış duyguların ve arzuların açık bir ifadesi gibi. Molly’nin iç monoloğu, hayatın karmaşıklığına rağmen yaşama bağlılığını ve insanın iç dünyasının ne kadar güçlü
UlyssesJames Joyce · İthaki Yayınları · 20231,463 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2026 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 18:05
Bu kitaptaki zaman dilimi 1 günün 10 saati. Akşam 17.00 den başlıyor 16.00-15.00 derken 08.00e kadar geliyor sonrasında 18.00e tekrar dönüp finale ulaşıyoruz. Bu şekil bir anlatım beni biraz zorladı çünkü karakterin başına bir saat önce gelen şeyi bilince biraz okurken kafam karıştı. Ama olaydan ziyade bölüm bölüm karakterlerin hikayelerini okuduğumuz için bu zorlama ve karışıklık az miktarda oldu. Kalabalık bi karakter ekibi var kitapta, kitap tam 10 karakterin gözünden anlatılıyor ve bölüm bölüm değil bir anda o karakteri okurken buluyorsunuz kendinizi. Karakterleri tanımaya başlayınca bu konuda da rahat bir okumaya dönebiliyor. Kitabın karakterleri o kadar güzel doldurulmuş ki bu karakter niye var gereksiz diyemeyiz aslında bir tanesinin konuyla bağlantısını çözememiştim ki çok vurucu bir bağlantıyla çıktı karşıma. Konusundan bahsetmezsem olmaz tabiki. Olay bir merkezde geçiyor merkez aslında bir kadın üreme sağlığı merkezi ve zamanla kısalta kısalta ve kürtaj ile ünlenmesinden sadece merkez ismi kalmış. Bir gün George isimli silahlı bir saldırgan merkeze saldırıp içeridekileri rehin alıyor. Olay yerine rehine arabulucusu da geliyor ve sonradan öğreniyor ki rehineler arasında kendi kızı da var. İşte bizim onların gözünden hikayeyi okuduğumuz karakterlerin çoğu oradaki rehineler. Bambaşka amaçlarla gelmiş farklı yaş gruplarından kadınlar. Bu kadınların hikayelerini ve merkezde bu süreç içerisinde yaşadıklarını okuyoruz. Ve yazarımız özellikle sonlarda karakterlerimiz arasındaki çok farklı bağlantıları bizlere açıklayarak çok şaşırtıyor. Genel olarak beğendim biraz daha kısa olabilir miydi acaba demeden de geçemedim okumak isteyenlere tavsiye ederim
1000Kitap
Işığın İki YüzüJodi Picoult · Aprıl Yayıncılık · 2023103 okunma
8/10
Sanırım McFadden okumayı sevmemin bir diğer tarafı kitaplarının bir günde bitiyor olması. Okuduğunuz kitabı bir günde bitirmek sizi daha fazla okumaya teşvik ediyor.. Dawn, bir ilaç şirketinde muhasebeci olarak çalışmaya başlayan disiplinli bir kadın. Sorumluluk sahibi ve fazlasıyla dakik.. Her sabah işe 08.45 de gelen Dawn, bir sabah işe gelmedi. Yan bölmedeki iş arkadaşı Natalie duruma şaşırmış ve bir telefon almıştı. “Bana yardım et!” Natalie, arkadaşının başına bir şey gelmiş olabileceğinden şüphelenip evine gitme kararı alır. Evde hiç beklemediği bir durumla karşılan Natalie, polise haber verir. Ve işler artık bir çıkmaza sürüklenir.. Bu kitabı okuduktan sonra kaplumbağalara karşı bakış açınız değişecek.. Yine ters köşe yine McFadden.. Senin eserlerini okumaya bayılıyorum.. 10/8
İş ArkadaşıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,848 okunma
John dündar
8/10
·166 syf.··
2025 21. kitabı
31. Savaşta Ne Yaptın Baba/Can Dündar Tarih 08.12.2025 Puan 10/8 Okuma Derecesi 5/1(çok kolay) (Deneme/ 2003) Yazarın 2003 yılındaki Şubat Mart Nisan makaleleri kitap haline getirilmiş okumaya değer
Savaşta Ne Yaptın Baba?Can Dündar · İmge Kitabevi Yayınları · 0891 okunma