k.ruveyla

k.ruveyla
@0kur1ogretmen
Konuşamam, yalnızca kitaplar! Hayat kısa, kitap listem uzun:)
Puan vermedi·430 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 11:15
#kitapyorumu Sadece iki kadının hikâyesini değil, savaşın, yoksulluğun ve baskının insanların hayatlarında açtığı derin izleri okuyoruz bu kitapta. Benim en çok etkilendiğim şey, tüm zorluklara rağmen kaybolmayan dayanışma ve umut duygusu oldu. Meryem ve Leyla’nın yollarının kesişmesiyle başlayan hikâye, zamanla fedakârlığın, sevginin ve güçlü kalabilmenin ne demek olduğunu sorgulatıyor. Bu kadar acının, haksızlığın ve elinden hayatı alınmış kadınların hikâyelerine tanıklık ederken, oturduğunuz koltukta rahatça kalmanız mümkün olmuyor. Yer yer hüzünlendiren, yer yer öfkelendiren ama son sayfasına kadar etkisini koruyan güçlü bir romandı. Özellikle Meryem’i uzun süre unutabileceğimi sanmıyorum. Ve hâlâ binlerce Meryem’in sessiz çığlıkları dünyanın bir yerlerinde yankılanmaya devam ediyor. Belki de bu kitabı bu kadar unutulmaz yapan şey, anlattıklarının yalnızca bir kurgu olmaması…
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·109 syf.··
2026 4. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 17:43
#kitapyorumu “Kayıp ilanını gördüğüm zaman artık çok geç olduğunu anladım. O şiş yüzü ismi olmadan da tanırdım, o kısık gözleri ve o tuhaf gülümsemeyi; hiçbir şeyin yolunda gitmediği apaçıkken, “Her şey yolunda” demeye çalışan o yorgun yüzü, bana düşmanca değilse de umutsuz gözlerle bakan, ulaşılmaz bir yere çekilmiş o yüzü; “Hiçbir şey yapamayacaksın.” diyen bakışı. Gerçekten de hiçbir şey yapamadığımı o gün anladım.” Sakar, gerçek hayatta yaşanmış bir trajediden beslenen, bu yüzden okurken kurguya sığınma şansı tanımayan sarsıcı bir roman. Yazar, küçük bir kız çocuğunun yaşadıklarını anlatırken asıl odağı şiddetin kendisine değil, onu görüp görmezden gelen yetişkinlere çeviriyor. Diana’nın bedenindeki izler artarken, çevresindeki herkes durumu tek bir kelimeyle geçiştiriyor: sakar. Şiddete karşıyım ama ısrarla tavsiye ediyorum. Kalbiniz üzüle üzüle okuyacaksınız
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,7bin okunma
7/10
·192 syf.··
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 11:19
#kitapyorumu Dramatikleşmeden derinleşen, acıyı yüksek sesle değil sessizce anlatan bir kitapla geldim bugün. Esme Lennox Nasıl Yok Oldu, hikâyesinden çok bıraktığı duyguyla beni etkileyen ve favorilerim arasına giren bir roman oldu. Parçalı anlatımıyla geçmişle bugün arasında gidip geliyor ve bu geçişler boyunca sizi sürekli uyanık tutuyor. Her bölümde hissedilen o “eksik”lik duygusu, merakı beslerken hikâye ilerledikçe olayların kendisinden çok susulanları öne çıkarıyor. Söylenmeyenler, ertelenen gerçekler ve bilinçli sessizlikler… Asıl hikaye bu boşluklarda.. Ve ister istemez şu soru ortaya çıkıyor: “Bir aile, çocuğuna neden bunu yapar?” Esme kendini doğrudan anlatmıyor; buna rağmen varlığı romanın tamamına yayılıyor. Hayatına dair parçalar bir araya geldikçe metin, bir hikâyeden çok bir yüzleşmeye dönüşüyor. Yazar, büyük dramatik kırılmalar yerine küçük anların, bastırılmış duyguların ve aile içi dengelerin ne kadar yıkıcı olabileceğini gösteriyor. Kısa sürede okunuyor ama etkisi kolay silinmiyor. Esme Lennox, yok oluşu değil; geç kalmış bir sesin duyulmasını anlatıyor ve bu yüzden akılda kalıyor. Severek okuduğum ve durmadan önereceğim bu kitabı herkesin okumasını diliyorum:)
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20242,993 okunma
9/10
·344 syf.··
2026 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 15:55
#kitapyorumu Bu üçlemeyi okurken aklınızda kalan şey olaylar değil, okudukça artan bir huzursuzluk oluyor. Agota Kristof, rahatlatan bir hikâye anlatmıyor; aksine bizi sürekli rahatsız eden konuları zihnimize işliyor. Bu kadar olumsuzluğun bir arada olduğu başka bir kitap okudum mu, hatırlamıyorum.. •Büyük Defter’de anlatım bilinçli olarak sade ve sert. Çocukların yaşadıkları aktarılırken duygular özellikle geri çekilmiş gibi duruyor. Bu mesafe, yaşananların etkisini azaltmak yerine daha da güçlendiriyor. Kitabı okurken, boşlukları kendi duygularınızla doldurmak zorunda kalıyorsunuz. •Kanıt’ta yalnızlık ve belirsizlik hissi ön plana çıkıyor. Artık fiziksel bir savaş değil bu; hatıralarla verilen bir mücadele. Ne yaşandı, ne hayal edildi, ne uyduruldu… Okur olarak biz de hafızanın güvenilirliğini sorgulamaya başlıyoruz. Hikâye ilerledikçe gerçek ile kurgu arasındaki çizgi silikleşiyor. •Üçüncü Yalan ise her şeyi altüst ediyor. kitabı okurken daha önce kabul ettiğimiz pek çok şeyi sorguluyoruz artık. Gerçek, anlatılan olmaktan çıkıp dayanılabilen bir şeye dönüşüyor. Her şeyin bu kadar net başlayıp böylesine dağıldığı nadir kitaplardan biri; bitirdiğimde zihnim karmakarışıktı ama etkisi hâlâ sürüyor.. Henüz çocukken savaşın ve ihanetin en sert hâliyle karşılaşan bu iki kardeşin hikâyesini mutlaka okuyun. Gençlere değil ama yetişkinlere ısrarla öneriyorum:)
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
Puan vermedi·1025 syf.··
2025 70. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 14:41
Baktıkça gözümü korkutan ama okudukça beni içine çeken o tuğla kitabı sonunda bitirdim. Senenin 69. kitabı ve hedefime yalnızca on bir kitap kaldı. Bu yıl okuduğum kalın kitaplar o kadar güzeldi ki… Karamazov zirveyi paylaşmak zorunda kaldı maalesef Dostoyevski’nin anlatımına ve ustalığına zaten laf yok. Konu ise; farklı annelerden, aynı babadan dört erkek kardeşin karmaşık ilişkileri, babalarına duydukları nefret ve bu nefretin gölgesinde işlenen bir cinayet… Fyodor Pavloviç’in (baba) rezilliğinden Mitya’nın(ilk çocuk) öfke patlamalarına, İvan’ın (ikinci çocuk) akıl ve vicdan krizlerinden Alyoşa’nın(son çocuk) iyiliğe dair umuduna, Smerdyakov’un (Fyodor Pavloviç’in gayrimeşru oğlu) sinsiliğinden Grushenka’nın (hem baba Fyodor Pavloviç hem de oğlu Mitya ona âşık) oyunbazlığına her karakter ayrı bir dünya Roman bize bazen adaletin şaibeli olduğunu ama iyiliğin her şeye rağmen umut verdiğini hatırlatıyor. Hem düşündüren hem de duygulandıran, insan ruhunun karanlık ve aydınlık yanlarını aynı anda gösteren güçlü bir klasik. Eğer siz de benim gibi “erteledikçe erteleme” hastalığından muzdaripseniz, hiç beklemeyin. Bir başlayınca nasıl içine çekildiğinizi anlamayacaksınız bile.. Okumayan kalmasın!
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,3bin okunma