1940'lardaki 'reel sosyalizm'in eleştirisi olan bu roman, dünya edebiyatında yergi türünün başyapıtlarından biridir. Çiftlik hayvanlarının sıra dışı hikayesi ve sistem üzerindeki hakimiyetin verdiği davranışsal dönüşümler ile hayvanların birbirleri arasındaki dialoglar sonuna kadar soluksuzca okunabilinecek bir eseri ortaya çıkarmış.
Uygulamalı manevi psikoloji el kitabı niteliğinde gibi hissettiğim eser, ruhsal hastalıkları listelemekle birlikte bu dünya ve ahirette huzura kavuşabilmek adına anlaşılabilinir çözüm yolları sunuyor. Manevi açıdan rahatlatan ve ruhumun da farkındalığına sebep olan başucu kitabım olan bir eser. Birden fazla kez akla geldikçe sıkılmadan okunabilir nitelikte.
Kitapta yalnızlık ve yabancılaşma gibi temalar işlenirken aynı zamanda çevresindeki insanların baş karakterin işe yaradığı zaman ki ile böceğe dönüştüğü yani işe yaramadığı zamanlardaki davranışlardaki değişim beni en fazla etkileyen duygu oldu. Bir anda yaşanan değişimler ve değişimler sonucu yaşamın yazısız kuralları olan sisteme dahil olamama sonucu zamanla yoğunlaşan çevredekiler tarafindan dışlanmışlık hissi.