Puan vermedi·287 syf.··
2026 24. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 16:39
Anadolu Notları, hamasi bir övgü ya da dışarıdan bir yergi kitabı değildir; tamamen gerçekçi, samimi ve insan odaklıdır. Reşat Nuri, 1930'ların Anadolu'sunu, kasaba hayatını, kahvehanelerini, yollarını ve en önemlisi o dönemin insan psikolojisini büyük bir ustalıkla aktarır. Yazarın gözlemleri hem bir memleket gerçeğini ortaya koyar hem de satır aralarındaki hafif mizah ve derin şefkatle okuyucuyu sarar. Memleket sevgisinin süslü laflarla değil, onu tüm çıplaklığı ve eksikleriyle kabul ederek başlayacağını gösteren zamansız bir eserdir.
Anadolu Notları 1-2Reşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 20072,185 okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 15:56
Aslında bu kitap hakkında biraz önyargılıydım ama gerçekten gerekliymiş. Virüsün yayılma sürecini ve insanlar üzerindeki etkisini o kadar iyi işlemiş ki anlatamam. Labirent deneylerinden 13 yıl önce yaşanan güneş patlamasından sonra birbirlerini bulan Mark, Trina, Alec ve Lana tam 1 yıl boyunca oradan oraya sürüklenerek hayatta kalmaya çalışırlar. Bundan sonra daha kötü şeyler yaşayabileceklerini düşünmeden yapmaları gereken tek şeyin yerleşim yeri aramak olduğunu zannederler. Ancak havada süzülen Kayaç'lardan atılan oklarla Dünya daha da kötü bir yer haline gelmeye başlar. Bu oklar Işıl Virüsü'dür ve insanlık yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Patlama Sonrası Koalisyon Hükümeti, Ölüm Emri vererek virüsün yayılmasını onaylamıştır. Bu saldırılardan sonra yayılan virüsle birlikte tanıdıkları herkes ya ölmüş ya da delirmeye başlamıştır. Köylere gidip neler olduğunu anlamaya çalışan grubumuz, bu virüsten etkilenmeyen bağışık bir kız çocuğu bulurlar. Ve bu kız çocuğu yıllar sonra Labirent deneylerinin en önemli parçası haline gelecektir. Aynı zamanda başka bir yerde bağışık olduğu anlaşılan Thomas ise ailesinden ayrılmak üzeredir. İSYAN tüm planlarını kurmuş ve harekete geçmeye çoktan başlamıştır.
Labirent: Ölüm EmriJames Dashner · Pegasus Yayınları · 20155,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
KEŞKE OKUMAK İÇİN BİR YIL BEKLEMEMESEYMİŞİM
Puan vermedi·552 syf.··
2026 44. kitabı
Bu kitabı okuyalı aslında gerçekten bayağı bir zaman oldu. Ama dönüp profilime baktığımda, hayatımda bu kadar özel bir yeri olan, en sevdiğim serinin ikinci kısmının ilk kitabı hakkında hiçbir şey yazmadığımı fark ettim. Burası benim kitap günlüğüm gibiyse, bu başlangıcın incelemesi burada kesinlikle durmalıydı. Yazmasam eksik kalacaktı, o yüzden biraz nostalji yapıp o dönem hissettiklerimi buraya aktarmak istedim.Ben bu kitabı Şimşek Hırsızı serisinden baya bi sonra okudum 1 yıl faln sonra olabilir.NİYE BÖYLE Bİ MALLIK YAPTIM BİLMİYOM keşke okumak için o kadar zaman beklememeseymişiimm☆ Kitabın başında Percy’yi göremeyince, hatta adını bile duyamayınca açıkçası biraz modum düşmüştü. Yalan yok, ilk birkaç bölüm boyunca hep bir önyargı vardı içimdee; Ama Rick Riordan ’ın anlatımı öyle bir şey ki, insanı bir şekilde o hikayenin içine çekmeyi her zaman başarıyor. Hikaye ilerledikçe, karşımıza çıkan o yeni üçlüye (Jason, Piper ve Leo) yavaş yavaş, hiç fark etmeden çok ısındım. Bu kitapta yazar anlatım tarzını da değiştirmişti; tek bir karakterin ağzından okumak yerine, her bölümde farklı bir karakterin kafasının içine giriyorduk. Bu teknik, karakterleri çok daha yakından tanımamı ve onlarla bağ kurmamı inanılmaz kolaylaştırdı. Karakterlerin bendeki yeri hala çok ayrıdır: Jason’ın o hiçbir şey hatırlamadan uyanıp yine de içgüdüsel olarak liderlik yapmaya çalışması, o gizemli ve ne olduğunu çözmeye çalışan halleri çok etkileyiciydi. Piper’ın sadece "güzel ve popüler kız" klişesinden çok uzak, kendi içinde büyük çatışmaları olan ve göründüğünden çok daha güçlü duran yapısını çok sevmiştim. Leo ise bence kitabın (ve hatta tüm serinin) gizli kahramanıydı. Ne zaman ortam çok gerilse ya da karamsar bir hava hakim olsa, o zeki, bazen hüzünlü ama her zaman ortamı yumuşatan
Alıntı
Kayıp KahramanRick Riordan · Doğan Kitap · 20183,193 okunma
8/10
·464 syf.··
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 15:05
Tropes: enemies to lovers, forced proximity, found family, Reverse grumpy x sunshine, badass fmc, hunger games meets ACOTAR Spice Level: 3/5, 1-2 explicit scenes POV: single, 1st person Vampirler, krallıklar, savaş falan derken aslında bildiğimiz türden bir dünya gibi başlıyor ama özgün bir kurgu kurulmuş. İlk kitapta hikaye tamamen Hunger Games tarzı ölümcül bir turnuva üzerine kurulu. Oraya’nın (FMC), acımasız bir vampir kral tarafından evlat edinilen bir yetim olması fikri beni daha ilk sayfadan yakaladı. Hikayenin büyük kısmı bu turnuvada geçiyor ve tempoyu hiç düşürmüyor. Kitapta diyaloglardan ziyade iç sesleri ve betimlemeler ağırlıkta, bu da karakteri daha iyi tanıtıyor açıkçası. Raihn (MMC) ise ACOTAR’daki Rhysand gibi. Raihn ve Oraya arasındaki o zorunlu ittifak bölümlerini okumak keyifliydi. İkisinin arasındaki çekim harikaydı ama birbirlerine aşık olma süreçleri biraz hızlı gelişti gibi geldi bana. Aralarında biraz daha yaşanmışlık olmasını dilerdim. Özetle, akıcı ve kolay okunur bir kitap. Hikayenin sonundaki plot twist'ler güzeldi, beni şaşırtan yerler oldu. İkinci kitapta Oraya'nın ne yapacağını merak ediyorum.
1000Kitap
The Serpent and the Wings of NightCarissa Broadbent · Bramble Publishing · 2022719 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 6. kitabı
1. Bölüm: Annenin Kendini Tanıması Yazar, birçok annenin çocuk yetiştirmekte zorlanmasının nedeninin çocuk değil, annenin kendi ruhsal yükleri olduğunu söyler. Anne; Çocukluğunda yeterince sevgi görmemiş olabilir. Kendini değersiz hissedebilir. Eşinden destek almıyor olabilir. Sürekli yorgun ve umutsuz olabilir. Bu durumda çocuk eğitimi de zorlaşır. Çünkü: "Umudu kalmamış, yaşama sevinci olmayan bir annenin çocuğunu eğitmesi hemen hemen imkânsızdır." Kitabın önemli mesajlarından biri şudur: Mutlu anne = Güvenli çocuk 2. Bölüm: Neden Bazı Anneler Annelik Yapamaz? Yazar burada sert bir eleştiri yapmaz; aksine anneleri anlamaya çalışır. Anneliği zorlaştıran sebepler olarak: Desteksizlik, Yalnızlık, Eşle yaşanan problemler, Teknoloji bağımlılığı, Düzensiz yaşam, Tükenmişlik, gibi faktörlerden söz eder. Kitaba göre anneler çoğu zaman kötü oldukları için değil, yoruldukları için yanlış davranırlar. 3. Bölüm: Anne-Çocuk Bağlanması Kitabın en önemli bölümlerinden biridir. Adem Güneş'e göre çocuk ilk yıllarda annesiyle kurduğu bağ sayesinde dünyaya güvenmeyi öğrenir. Çocuk; Ağladığında karşılık buluyorsa, Korktuğunda sığınacak bir limanı varsa,
Annelik SanatıAdem Güneş · Nesil Yayınları · 20131,266 okunma
1/10
·400 syf.··
2026 31. kitabı
Kesinlikle OKUMAYIN. Zaman kaybı. Başka bir şey değil bu seri. Bomboş bir kitap okudum. İlk kitaptan da öncesine gittik ve bi daha geri gelmedik. Geçmişlerini okuduk. 1. kitabın sonuna ancak 3. kitabın 50. sayfasında geliyorsunuz. Aşırı saçma olaysız amaçsız bir kitap. Beğenenler neden beğenmiş asla anlam veremiyorum. Aralarındaki tek şey cinsellik. Asla sevgi yok ikisinde de. Bu zamana kadar okuduğum EN KÖTÜ KİTAP. Tavsiye eden kişinin kafasını da asla anlamadım. Sakın okumayın bu seriyi.
Yalanın CazibesiRina Kent · Ren Kitap · 20231,231 okunma