Allah bu sapık kimseleri Hak Yol'a uymak zorunda bırakmadı. Çünkü bu,insana Allah tarafından verilen sınırlı özgürlük hakkını ihlal etmek olurdu. Kendisine isyan ettiklerinde de hemen onları helak etmedi.; çünkü bu da yeryüzünde denenmek için yaratılan insanın imtihan olunma hakkına aykırı idi.
Asr-ı Saadet döneminde Araplar, dil konusunda öne çıkmış olsalar da Resûlullah’ın (sav) Kur’ân dilini nasıl böyle konuştuğunu çözememişlerdi. Arap diline hâkim olmalarına rağmen, Kur’ân’daki pek çok şeyi açıklayamıyorlardı. Kur’ân’ın vahiy süreci yaklaşık 23 yıl devam etti, vahiy peyderpey nazil oldu. Vahiyden ayrı olarak aynı zamanda Resûlullah’ın (sav) kendi sözleri, hadis-i şerifleri vardı. Resûlullah (sav) konuşurken, bazen ağzından Kur’ân, bazen de kendi hadisleri çıkıyordu. Dilbilimciler Resûlullah’ın konuşma tarzını tespit edebilmek için hadislerini bir külliyat haline getirdiler. Kur’ân’la karşılaştırdıklarında hadislerin Kur’ân’la kıyaslanamayacak kadar farklı olduğu ortaya çıktı. Aynı ağızdan çıksa bile belli ki konuşan açıkça farklıydı. Kur’ân’ın üslubu ve kelime tercihi bir insanın uğraşarak ortaya koyamayacağı kadar girifttir.
Alıntı
Bize anlatıldığına göre, Hasan-ı Basrî şöyle demiştir: “Manevi tadı üç şeyde arayınız. Eğer onu bulursanız size ne mutlu! Onu korumaya çalışınız. Ama eğer onu bulamazsanız biliniz ki, rahmet kapıları size kapatılmıştır. Bu tadı arayacağınız yerler şunlardır: 1- Kur’an tilavet ederken, 2- Zikrederken, 3- Secde ederken.” Bir diğeri buna, “Sadaka verirken ve seher vakti ibadet ederken” kısmını ilave etmiştir.
Sayfa 263 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor
Bil ki kulun, Kur’an kıraatında elde edeceği şey, Kur'an’a gereken hürmeti yapmasına, onu anlamasına, ondaki müşahadesine ve onunla amel etmesine göre olur.
Sayfa 253 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor
İbn Mesud şöyle demiştir: “Kur’an, insanlara kendisiyle amel etsinler diye indirilmiştir. Onlar ise, sadece okunmasını amel kabul ediyorlar. Onlardan biri, Kur’an'ı Fatiha’dan sonuna kadar hiç bir harfini terk etmeden okur, fakat onunla amel etmeyi terk eder!..”
Sayfa 251 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor