Birinin sonu, ötekinin başlangıcı… kitabını okumadan evvel filmi izlemiştim ve kitabını da epeyce merak ettim. Okuduktan sonra filmi daha çok beğendim. Tüm duyguları izleyiciye muazzam aktarmış. Özellikle kitabın merkezinde olan ağır bir his, yas… İnsanların yası taşıma biçimleri bambaşka. Shakespeare gibi sanatsal bir dehanın, içinde sessizce barındırdığı yasın evrimine tanık oluyoruz. Will oğlunu 10 yaşında kaybediyor. Yanında değilken, ona bir veda dahi edememişken. İçinde yıllarca sessiz ve giderek büyüyen bir acı taşıyor. Yasını başta nasıl taşıyacağını bilemiyor fakat zamanla içindeki yas, vedaya, şiire, kelimelere, cümlelere dönüşüyor. O yastan Hamlet doğuyor. Edebiyatın en güçlü ve en etkileyici trajedisi. Bir kayıptan doğan var oluş hikayesi, Hamlet. “olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu”