Kitap, okuyucuyu yormayan, son derece akıcı ve sade bir dille açılış yapıyor. İlk 100 sayfa büyük patlamalar içermese de yazarın dili sayesinde sıkılmadan, rahat bir okuma sağlıyor. (İlk 100 sayfa)
Bu evrede hikayeler derinleşiyor ve taşlar yerine oturmaya başlıyor. Büyük bir aksiyon olmasa da ortaya çıkan gizemler okuyucuda yoğun bir merak duygusu uyandırıyor. Yazar, tempoyu düşük tutsa da Merak Unsuru sayesinde kitaba bağlılığı koparmıyor. (100-160 sayfa arası)
160. sayfadan sonra kitap adeta vites büyütüyor. 200. sayfadan itibaren ise saf aksiyon ve tempo devreye giriyor. Bu noktadan sonra elden bırakılamayan, kesintisiz bir okuma deneyimi sunuyor.
Kitap vaat ettiği psikolojik gerilim hissini okuyucuya birebir yaşatıyor. Okuma esnasında heyecan, gizem, korku ve gerginlik duyguları eş zamanlı ve çok güçlü bir şekilde hissediliyor.
İlk yarısındaki sabırlı ve gizemli hazırlık, ikinci yarıdaki muazzam tempo ve duygu aktarımıyla birleştiğinde ortaya tam bir ters köşe klasiği çıkıyor.
Keyifli okumalar dilerim..
Kitabın 100. sayfası civarı ortaya çıkan "şaşırtıcı" gerçek yüzünden canım çok sıkıldı. Gerisini okumak için hevesim kalmadı. Hele son 30 sayfada olanlar her şeyi daha kötü hale getirdi. Hiçbir açıklama yaratıcı ve mantıklı değilken son 30 sayfadaki çözümler hiç tatmin edici değildi.
Tüm bunların yanında o kadar didaktik bir hikaye ki insan okudukça sıkılıyor, bunalıyor. Duygu dolu olması beklenen yerler duygusuz, komik olması gereken yerler gülünç.
EmpatGünay Gafur · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20268 okunma
Murat Menteş, Ruhi Mücerret adlı bu yüksek tempolu, mizahi ve sarsıcı romanında, İstiklal Harbi'nin hayatta kalan son gazisi olan, 100 yaşındaki avangart, fiyakalı ve sıra dışı Ruhi Mücerret'in, bir cinayet davasının ortasına düşmesiyle başlayan absürd ve tehlikeli macerasını konu alır.
Yazar; ölümün kıyısında gezinirken bile hayata meydan okuyan bu asırlık çınarın, yanına aldığı fırlama ve dahi yardımcısı Civan ile birlikte, intikam peşindeki canilerle ve mafyayla giriştiği amansız mücadeleyi anlatırken; yaşlılığı, ölümü, şöhreti, intikamı, modern dünyanın yozlaşmış reklam ve tüketim çılgınlığını, Murat Menteş'e özgü o muazzam kelime oyunları, zekice kurgulanmış fiyakalı diyaloglar, edebi aforizmalar, sinematografik bir görsellik ve sürreal bir kara mizah diliyle işler.
Ruhi MücerretMurat Menteş · April Yayıncılık · 201818,3bin okunma
İlk 100 sayfasını okumam çok uzun sürdü. Geri kalan 290 sayfasını okumak ise 2 saatimi aldı. İnanılmaz sürükleyici ve olaylar o kadar karmaşık, her an farklı bir olayla karşılaşıyorsunuz. Neyin doğru neyin yanlış olduğu hep bir şüphe içinde. Son sayfaya kadar kimseye güvenmemek gerekli :(
Emma ve Laika kitabın şövalyeleri gibiydiler. Emma'yı tüm duygu ve düşünceleriyle hissetmek kitabı daha çok sevmemi sağladı. Beyaz tüylü köpek Laika ve annesi Emma'nın aynı şeyleri yaşayıp sonuna kadar devam etmeleri, hiç pes etmemeleri mükemmeldi. Bana bu kitabı YouTube kanalında öneren Cansel Koç'a teşekkürlerimi sunarım.
Kötü YorumTaylor Adams · Nox Yayınları · 2024180 okunma
Zaten ödev için okuyordum ilk 100 sayfayı okudum sıkıldım devam edesim gelmedi bende pdf bulup özetini çıkarttım onunla hallettim bu yüzden yarım kaldı :/
İnsan HaklarıThomas Paine · İletişim Yayıncılık · 201780 okunma
Veee bittiii!
Açıkçası kitabın daha olaylı bir yerde bitmesini bekliyordum ama öyle olmadı. Kii yanlış anlaşılmasın, kitap kesinlikle güzeldi. Yazarın kalemi oldukça akıcıydı ve puntoların normal boyutta olması da gözümde büyümesini engelledi. Resmen su gibi akıp gitti.
Hikâyeye gelirsek, Wattpad'de yıllar önce ilk birkaç bölümüne baktığımı hatırlıyorum. Aklımda kalan tek şey Antarktika ve Akrebin Kalbi denilen yerdi. Olay örgüsünü ve karakterleri ise neredeyse hiç hatırlamıyordum.
Briella ve Penelope kesinlikle favori kadın karakterlerim oldu. Astrid de güçlü bir kadın karakterdi ama Briella'da kendimden daha çok şey buldum. Noris ise benim elmalı kurabiyem. Onu çok sevdim ve özellikle sonlara doğru küçük tilkim için oldukça dertlendim.
Endymion'a gelirsek... Dürüst olmak gerekirse ilk 100 sayfa boyunca ana erkek karakter Noris mi yoksa Endymion mu pek emin olamadım. Ayrıca düşüncelerimin en yüzeyde kaldığı karakter de oydu. Tabii ki zeki ve çekici olduğunu inkâr etmiyorum. Sonlara doğru Astrid ve Endymion arasındaki çekime ben de kapılmaya başladım ama hâlâ "işte aşk budur" dediğim bir an yaşamadım. Gerçi o son bölümdeki Endymion itirafı... Ama sanırım Astrid pek anlamadı.
İkinci kitapta ikilinin arasındaki çekimi çok daha fazla göreceğimize eminim ve bunun için şimdiden aşırı heyecanlıyım.
️ 9/10