Ölümünden sonra, yapay bir ‘Can Yücel Efsanesi’ yaratılır.
İnternet üzerinde Can Yücel’e mal edilerek gezdirilen sahte şiirler vardır. Ona ait olmayan bu şiirler, hızla yayılır ve internet sitelerine yerleşir. Şiirin kime ait olduğunu bir arama motoru ile aradığınızda karşınıza hep Can Yücel çıkar. Aslında Can Yücel şiirini bilenler bu şiirleri ilk okuduğunda ona ait olmadığını hemen anlar ancak onun sadece adını duyup merak etmiş olan yeni kuşaklar, bazıları Can Baba’ya hakaret sayılabilecek bu sahte şiirlerin Can Yücel’e ait olduğunu sanıp onun hakkında yanlış izlenimler edinir, onu yanlış tanıma yanılgısına düşer. Ancak asıl üzücü olan şey, bu sahte şiirleri paylaşanlardan bazılarının Türkçe-edebiyat öğretmeni olmasıdır.
Bu şiirlere bakıldığında, şiirlerin dil ve düşünce yapılarının, este-tiğinin Can Yücel ile hiç ilgisi olmadığı kolaylıkla anlaşılabilir. Bu şiirler, Can Yücel’in biçemine aykırıdır, espri anlayışından yoksundur, zekâsına uygun değildir, bu şiirlerde Can Yücel’in muhalif duruşunun zerresi yoktur.
Sözgelimi, bu şiirlerden “Farkında olmalı insan…” diye başlayıp “Ömür dediğin üç gündür / Dün geldi geçti, yarın meçhuldür / O halde ömür dediğin bir gündür / o da bugündür.” şeklinde biteni, Balçiçek Pamir’in AKP’li Müezzinoğlu’nu kaynak göstererek köşesinde yazdığına göre Recep Tayyip Erdoğan tarafından çok beğenilir. Erdoğan, “Bunu duvarımıza asalım, hayret bunu Can Yücel’den beklemezdim!” der. Ancak, hata kısa sürede anlaşılır.
Bu tür ona aykırı şiirlerin böyle ve özellikle yayılması, yaygınlaş-tırılması, gerçek Can Yücel’i unutturup uyduruk bir Can Yücel üretmeye hizmet eder sanki. “Her şey sende gizli…” diye bir şiir vardır. Mistik, kaderci, boşverci, metafizik bulamaçlı bu şiirlerle Can Yücel’e karşı adeta faili meçhul bir kampanya