Gencolar toplanın hele. Yaklaşın beri. Yeni bir yazı dizisi geldi sıcak siiceaaakkk. Bir Sisifos'tur tutturmuş gidiyor. Gelin şu
Albert Camus'un Sisifos'unu bir de benden dinleyin. Kimine göre kahraman kimine göre KahırMan işin iç yüzü ise tamamen Entrikalar, dümenler, Tanrı geçitleri. Ama aslı astarı öyle değildir. Bu bizim Sisifos, ufak tefek kendi çapında bir krallığı olan kendi halinde ama şeytana pabucu ters giydirecek cinsten bir heriftir. Hikaye Irmak( ya da nehir mi demeliyiz) Tanrısı Asopos'un kızı Egina'nın Zeus tarafından OeNone adasına kaçırılıp işlerin Sisifos'a gelmesi ile başlar. Egina'nın babası Asopos arar tarar kızını bulamaz bizim sivri zeka Sisifos da "agam ben senin kızancığının nerede olduğunu bilirim ama senden bir istirhamım olacak(dillere bak ağza bak ağza)." Asopos, Sisifos'a isteğini sorar ve Sisifos da krallığının daha hızlı rantlașması için yakınından bir ırmak akmasını ister.( Şimdi olsa havaalanı ya da yol geçsin isterlerdi.) Asopos kabul eder. Sisifos da başlar anlatmaya" Zeus senin kızı kapatması olarak falanca adaya kaçırdı ama benden duymadın aga." Ya hu bre Sisifos kardeşim Sen Antik Yunan Tanrılarını bilmiyor musun? Ağızları durur mu bu kefarelerin. Neyse efenim Zeus bu, Tanrılar Tanrısı, zamparalık yapmadığı zamanlar hobi olarak tanrılık yapsa da uçan kuştan haberi oluyor. Olympos dağı zaten Arjantin pembe dizisi gibi, kimin eli kimin cebinde, kim kime laf taşıyor belli değil. Zeus bunu duyar ve öfkeden deliye döner.
Zeus dönemin en revaçta seri katili Roma mitolojisindeki adıyla tanıdığımız Mors'u yani Thanatos'u kiralar. Thanatos zalım mı zalım, tabiri caizse ölümün vücut bulmuş haliydi. Bu aşk tanrısı Eros ne kadar sevgi dolu, ne kadar yaratıcı ve yapıcı ise Thanatos da tezatı olacak kadar öldürücü, yıkıcı ve ezicidir. Thanatos,