Yaşamı Hala Seviyor muyuz??
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:44
Erich Fromm okumaya başlamak isteyen biri için Sevme Sanatı ve Yaşamı Hâlâ Seviyor Muyuz? bence en doğru başlangıç kitaplarından ikisidir. Çünkü bu iki eser, Fromm'un insana, topluma ve yaşama nasıl baktığını anlamak için önemli birer kapı aralıyor. Erich Fromm'un Yaşamı Hâlâ Seviyor Muyuz? kitabı; çeşitli röportajlardan, makalelerden, konferanslardan ve farklı eserlerinden alınan bölümlerden oluşuyor. Birbirinden bağımsız gibi görünen bu metinler, ortak bir sorunun etrafında birleşiyor. Erich Fromm yalnızca bir psikolog değildir. Aynı zamanda güçlü bir sosyologdur. Belki de bu yüzden insanı hiçbir zaman toplumdan kopuk ele almaz. Çünkü insanı anlamanın yolu yalnızca bireyin iç dünyasına bakmaktan geçmez; onu şekillendiren toplumsal koşulları da anlamaktan geçer. Fromm'un en çok hoşuma giden yönlerinden biri de budur. O, toplumu bireyin karşısına koymaz. Tam tersine, insan ile toplumun birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini gösterir. Çünkü insansız toplum olmaz, toplumsuz insan da olmaz. İnsan sosyal bir varlıktır. Bir yere ait olmaya, başka insanlarla ilişki kurmaya ihtiyaç duyar. Bu yüzden birey ve toplum aslında aynı bütünün iki parçasıdır. Fromm da hem psikolog hem sosyolog kimliğiyle bu ilişkiyi çok başarılı bir şekilde analiz eder. Bir yandan toplumun insan üzerindeki etkilerini incelerken, diğer yandan insanın toplumu nasıl şekillendirdiğini gösterir. Çünkü toplum dediğimiz şey de sonuçta insanlardan oluşur. Toplumun ilerlemesi de gerilemesi de insanın elindedir. Yaşamı Hâlâ Seviyor Muyuz? kitabında beni en çok etkileyen kavramlardan biri "canlılık" kavramı oldu. Bugün canlılık denildiğinde çoğumuzun aklına hareketli olmak, sürekli bir şeylerle uğraşmak, yoğun olmak ya da üretmek geliyor. Oysa Fromm'un sözünü ettiği canlılık çok farklı bir şeydir. Canlılık; insanın
1000Kitap
Yaşamı Hala Seviyor muyuz?Erich Fromm · Say Yayınları · 202485 okunma
Puan vermedi·162 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 05:09
2060’ların Türkiye’sinde, ıssız bir dağ motelinde geçen hikayede, farklı coğrafyalardan savrulup gelmiş insanların kesişen hayatları konu ediliyor. Makedon bir patron, Afgan bir müdür, Suriyeli bir aşçı, Özbek bir temizlik görevlisi, Afrikalı dilsiz bir genç ve Diyarbakırlı bir bulaşıkçı… Hepsinin farklı bir hikayesi, farklı bir yarası var. Bu motel, sadece bir konaklama yeri değil; değişen bir ülkenin, iç içe geçmiş kimliklerin ve ortak bir yalnızlığın aynası. Gelecekte geçen bir hikâye olmasına rağmen anlattıkları fazlasıyla bugüne dokunuyor aslında.. Farklı karakterlerin ve gizemli bir atmosferin içinde ilerlerken, asıl meselenin insanın kendi toplumuna yabancılaşması olduğunu hissettiriyor. Distopya ile siyasi eleştiriyi başarılı bir şekilde harmanlayan, bu türleri seven okurları derin düşüncelere sevk eden bir eser.
1000Kitap
Ovidius MüzakeresiDadal Ugan · Ange Yayınları · 20256 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İman etmek cesur adamların işidir.
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
Mehmet Salim Öztoksoy’un, İslamiyet’i kabul etme sürecinde yaşadığı tecrübelerden ve hatıralardan oluşan bu eser, yazarın kendi anlatılarına dayanmaktadır. Müslüman bir ülkede, sözde Müslüman bir anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Öztoksoy, tamamen Batı kültürüyle yetişmiştir. Türkiye’deki Batı hayranı pek çok insan gibi, İslam’a karşı önyargılı bir tavır benimsemiş; onu araştırmayı dahi gerekli görmemiştir. Ancak bir gün, mürtet olmuş eski bir müftünün (Turan Dursun) İslamiyet’i çürüttüğüne dair duyduğu bilgiler üzerine, İslam aleyhine kaleme alınmış bir kitabını okumaya karar verir. Başlangıçta amacı, İslamiyet’in yanlışlığını öğrenmek ve çevresini de bu düşünceden uzaklaştırmaktır. Fakat okudukça, eserde yer alan iddiaların ve iftiraların boyutunun tahmin ettiğinden çok daha ileri seviyede olduğunu fark eder. İslam’a karşı son derece olumsuz duygular besleyen Öztoksoy bile, yazılanların önemli bir kısmının gerçekle bağdaşmadığını kısa sürede anlar. Bununla birlikte, kitapta yer alan bir iddia özellikle dikkatini çeker: Kur’an’ın kendi ayetleriyle çeliştiği ve bu nedenle tutarsız olduğu ileri sürülmektedir. Yazar, bu iddiasını sure ve ayet numaralarıyla desteklemeye çalışmaktadır. Kur’an’a uzun yıllar boyunca mesafeli duran Öztoksoy, ailesini İslamiyet gibi bir düşünceden uzaklaştırmak amacıyla söz konusu ayetleri bizzat incelemeye karar verir. Ancak yaptığı araştırma sonucunda, adı geçen yazarın açıkça çarpıtma ve iftiraya başvurduğunu görür. Daha da dikkat çekici olan ise, bu yazarı referans gösteren pek çok kişinin, Kur’an’da gerçekten böyle bir ifade olup olmadığını araştırma ihtiyacı dahi duymamasıdır. Bu durumun farkına varan Öztoksoy, kendi ifadesiyle, sorgulamadan başkalarının düşüncelerini tekrar edenlerden biri olmak istemez ve okumaya, araştırmaya
1000Kitap
"Ol" Dedi OldumMehmet Salim Öztoksoy · Tin Yayınları · 2025172 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 123. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 17:45
Evet bu soru insanın zihnindeki sinirleri hem uyuşturup hem de elektrik çarpmış döndürebilir. Antik çağın usta filozofunun fikir dünyasındaki aksaklıklar mı yoksa #nietzsche nin yaşadığı dönemde insanlık için bir önerme olabilecek kadar kifayetsiz kaldığında in mı bilinmez kahramanımuzın yarattığı hatta öldürdüğü putlaşan tanrıların divanında yaşamın insan ve insanın da toplumdaki avamlığına yeni bir bakış getirmiş olan #nıetzsche #sokrates 'in yarattığı patları teker teker kırıyor. Eserde bunun adım adım fikren nasıl hayata geçtiği lirik bir dil ile anlatılmış.
1000Kitap
Nietzsche Sokrates’i Neden Öldürdü?Adnan Esenyel · Fol Kitap Yayınları · 202033 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 00:00
Şermin Yaşar’dan ilk kitabım .(Söyleme bilmesinler de okunacaklar listeme eklendi)Akıp gidiyorrr.Olayları çocukların bakış açısından da dinlemek isterdim.Altı harfli detayına da kalbimi bıraktım:))
1000Kitap
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,8bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 105. kitabı
Gerçek bir hayat hikayesinden beslenen, Kuveytli güçlü yazar Taleb Alrefai’nin kaleme aldığı ve kıymetli çevirmen Zafer Ceylan’ın ödüllü çevirisiyle dilimize kazandırdığı Kaptan’ı bir solukta okudum. Kitap, Kuveyt’in petrol öncesi dönemine, halkın geçimini balıkçılıkla ve o zorlu inci avcılığıyla sağladığı yıllara götürüyor bizi. Dönemin ünlü denizcilerinden Kaptan Ali Nasır’ın biyografisinden yola çıkan gerçek bir hikaye bu. Bir fırtına anında, denizin ortasında sıkışıp kalan bir kaptanın o gerilim dolu anlarını, geçmişiyle hesaplaşmasını, "keşke"lerini, özlemlerini ve varoluştan yok oluşa geçeceğini hissettiği o kırılma anındaki çaresizliğini anlatıyor. Yazar, o son saniyelerdeki gerilimi ve çaresizliği okura öyle kuvvetli hissettiriyor ki... Kısa ama sarsıcı, çok etkileyici bir metin. Aslında aldığı çeviri ödülünden beri merak ediyordum Kaptan’ı. Yazar Taleb Alrefai'nin Kuveyt hükümeti tarafından vatandaşlıktan çıkarıldığını öğrenince bu haberi derin bir üzüntüyle karşıladım. Kendisi hakkında daha fazla şey okudukça, onun romancı kimliğinin ötesinde gerçek bir aydın, düşünür ve kültür elçisi olduğunu gördüm. Bir okur olarak yanında olduğumu göstermek, sesine ses katmak ve dayanışmamı onun kalemine tutunarak ifade etmek için hemen kitabına, Kaptan’a koştum. Dilerim bu sarsıcı hesaplaşma sizin de rotanıza denk düşer. Edebiyat dolu bir hafta olsun.
1000Kitap
KaptanTaleb Alrefai · Ayrıntı Yayınları · 2022150 okunma