“Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünce ve tefekküre karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyoruz, kasta ve fiile dayanan bağnaz hareketlerden sakınıyoruz.”
“Ben, manevi miras olarak hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum.
Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar.
Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse
bilimi seçin.”
Ayaklarımızdaki zincirler esirliğin ağır ve cefalı şarkılarını söyleyecektir. Bize hakaret eden, bize utangaçlık yükleyen bu zincir şarkıları, düşmanın kulağına keyif verecektir. Buna hangi Türk dayanır!
Onun içindir ki kimsenin rahatını kaçırmak istemeyen fakat bilakis kendi rahatlığı kaçırılan Türkler, yeni bir fikir, bir istiklal ordusu halinde, vatandaki her karış toprakta bin harika gösteriyor.