"İnsan beyni onu anlayabileceğimiz kadar basit olsaydı, o zaman da biz onu yine anlayamayacak kadar aptal olurduk."
Yine bir inceleme yazmadan diğer okurların yazdığı güzel incelemelere göz gezdirdim. Dolayısıyla kitabın içeriğini, konusunu ve kahramanlarını bu incelemeden öğrenemezsiniz çünkü yazmadım. Bunun için diğer incelemelere göz atabilirsiniz. Bu inceleme daha çok kitaptaki fikirler ve verilen mesajlar üzerine. Yani, bu kitabı neden okumanız gerektiği üzerine...
Ben, okuyucunun bir bakış açısı sağlamasını ve kitabı bu şekilde okumasını istiyorum. Dolayısıyla bu kitabı okuyun veya okumayın, bu incelemeye denk gelen herkese minikte olsa bir katkı sağlayacağı bir yazı yazdım. Sonuna kadar okuyabilen sabırlı okurları yorumlara bekliyorum.
BAŞLAMADAN KÜÇÜK BİR NOT: Felsefeye ilgi duymayanlar bu kitaptan sıkılabilir. Yani roman okumak niyetiyle alırsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Fakat ilgi duyanların elinden düşüremeyeceğini garanti ederim.
• •
Kitabın kapağında "Felsefe tarihi üzerine bir roman" yazması felsefe okuyucusunu meraklandırmak için yeterlidir diye düşünüyorum. Roman ve felsefe? Sizce de çok nadir görünen bir kitap değil mi?
Roman demişken; bazı okuyucular vardır, sadece roman okurlar. Ben onlara "Romanist" diyorum. Polisiye, aşk, fantastik, bilim kurgu, yeraltı edebiyatı... Ama sadece roman. Düşünce kitapları, tarih kitapları, kişisel gelişim kitapları okumak onlara ağır ve boğucu gelmiştir her zaman.
Nerden biliyorum?
İlk zamanlar bende romancıydım. Felsefe dediler mi, "aman Allah, müslümanım ben." derdim. Nasıl oldu, ne vesile oldu hatırlamıyorum ama bir şekilde felsefeye ilgi duymaya başladım ve hayata bakış açımın (şuanlık) aman aman olmasada, temel ve kritik anlarda değişiklik gösterdiğini farkettim. Tabii bu vesileyle romanlarımın