Kakuyiler Üzerine
Kakuyîler, Büveyhiler'le akrabalık bağı olan Deylemli mahalli hanedandır. Muhammed b. Rüstem yani ibn Kakuye'nin 1008 de İsfahan'da özerklik ilan etmesi ve ardından Büveyhiler'in zayıflamasından oluşan boşluğa yayılmasıyla kurulmuştur. 1051 yılında Tuğrul Bey'in İsfahan'ı fethetmesi üzerine hanedan yerel beylikler olarak Selçuklu içerisinde bulunsada varlığını kaybetmiştir. Samanî sarayında bulunan İbn Sina'nın yolu, iç karışıklıklar yüzünden İsfahan'da düşmüştür. Kakuye Emîrî Alaüddevle(1008-1041) himayesinde;El-Hidaye, Danişname-i Ala ve çeşitli tıp risalelerini yazmıştır.
Tarih
Hürmüz
İran körfezi (Persian Gulf) girişinin kapısı olan Hürmüz Boğazı’nın adının kökeni, Hürmüz Adası’na ve 11. ile 15. yüzyıllar arasında bölgeye hâkim olan Müslüman Arap Hürmüz Krallığı’na dayanır. Bu krallık, Türkmen bir karakter taşımakta olup, Türkmen Emir Kutbeddin Yımtehen’in, Hûle Arapları ve Maskat kıyılarındaki Araplarla kurduğu ittifakla şekillenmiştir. Krallığın temelleri, Emir Yımtehen’den önce, 1041 yılında atılmıştır. Selçuklu Sultanı Alp Arslan’ın kardeşi İmadüddin Kara Arslan Kavurd Bey, kendisini Kirman, Mekran, Umman, Ahsa, Katif ve tüm Bahreyn bölgesinin hükümdarı ilan ederek Kirman Selçukluları kolunu kurmuştur. Daha sonra Emir Kutbeddin Yımtehen, 1355 yılında Hürmüz’ü Moğollardan kurtarmış; Hürmüz, Kiş, Katif, Bahreyn kıyıları, Kalhat, Kuriyat, Sohar, Horfakkan, Maskat, Ras el-Hadd, Ahsa ve Katif üzerinde hâkimiyet kurarak bağımsızlığını ilan etmiştir. Krallığa, başkenti olan adaya nispetle “Hürmüz Şahîliği” adı verilmiştir. Hürmüz Adası’nın ismi yaklaşık 25 asırdır değişmeden varlığını sürdürmektedir. İsmin kökenine dair en güçlü görüşlerden biri, Dr. Kurbanali İbrahimi’ye aittir. Ona göre bu ad, eski Arap-Irakî dillerine dayanır ve “hurma yetiştirilen yer” anlamına gelir. Buna göre “hur / hür” kelimesi “yer, şehir”; “muz / moz” ise “hurma” anlamını taşır. Adanın Arap sakinleri, hurma ağacına “hormug” (örmuk) adını vermekteydi. Bu isim, bölgede hurma ağaçlarının bolluğuna işaret eder. Dolayısıyla Hürmüz, yerel lehçede “hurma adası” ve boğaz da “hurma geçidi” anlamlarını taşır. Sonuç olarak bu isimlendirme yerel ve Arap kökenlidir…
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İsmail Ankaravî (Rûsuhî) Dede
Mevleviler Şeyhi İsmail Efendi vefat etdi. Ramazan'ın 20'sinde sene 1041 Nazif Arıman İstanbul'un Bilezik Yazıları
Alıntı
1041
Din; İnsanın kendisini inşa sürecidir, İlahi bir plan ve zaman çerçevesinde yapacağı. Ve ahlâk ile yoğrulduğunda, Mimari bir mükemmelik sağlayacağı. Derda Yuşa Fotoğraf Derda Yuşa
Merhaba, uzun zamandır açmayı planladığım instagram kitap sayfamı açmış bulunmaktayım. Buradaki birçok kişi gibi ben de okuduğum, beğendiğim kitapları ve yorumlarımı paylaşmak istiyorum . Takip ederek destek verirseniz sevinirim. instagram.com/kitabatutunanla...
Selçuklular'ın İran Coğrafyasını fetih Süreci
Aslında Selçuklular, Anadolu akınlarının ve fethinin hızlı süreci ile bilinselerde kendileri İran'ı da aynı şekilde oldukça kısa sürede fethetmiştir. Devletin yeni kurulmasına rağmen bölgedeki güçlü Gazne ve Büveyhioğulları'na karşı mücadelesi oldukça hızlı ve planlı gerçekleşmiştir. Fetihleri incelersek; 1. Tuğrul Bey'in 1041-1043 yılları arasında Rey ve Taberistan hakimiyetini sağlaması. Ayrıca İsfahan emîrinin vasal olması. 2.Melik Kavurd'un 1048'e kadar Kirman'ı ele geçirmesi 3. İbrahim Yınal, Kutalmış ve Yakutî'nin Curcan,Damgan, Kûmis başta olmak üzere Büveyhioğulları Devleti üzerine fetihleri 4.Melik Alparslan'ın Fars bölgesini fethetmesi 5. İbrahim Yınal'ın Hemedan ve Cibal'i 1046'ya kadar fethi ve Annâzî emirliğini hakimiyet altına alması. Kısacası Dandanakan veya Merv kurultayı üzerinden tarih alırsak; Selçuklular İran coğrafyasını en dağınık olduğu dönemlerden birinde tek parça haline getirmesi yaklaşık 8-9 yıl sürmüştür. Bu süre de süreç için oldukça başarılı diyebiliriz.
Tarih