Evet, dedi, dans tatlı şey, fakat bilir misin azizim, bütün bu davetlileri bu derece neşelendiren şey nedir? Birlikte yaşamak, cemiyet ihtiyacı, ister kadın erkek bir arada, ister ayrı olsun, insanın ruhunda toplu yaşamaya karşı çılgın bir ihtiyaç var. Fakat zavallı bizler... Bu ihtiyacı ne kadar az tatmin ederiz. Hayatımızda dostlarla, hele kadınlarla
yan yana gelmek ne kadar sayılı günlere münhasır... Bu memlekette herkes bir kurbağa hayatı yaşıyor. Kurbağalar, belki bizden daha muntazam cemiyet hayatı içindedir. Hâlbuki cemiyet haricinde yaşamak ne demektir? Dikkat et! Biz beş on kişi yan yana geldik mi, neşemiz hemen coşuyor. Adeta kendimizden geçeriz. Çünkü ruhlarımızdaki topluluk iştiyakı uzun günlerden beri birikir.
Böyle müstesna firsatlarda hemen taşar. İşte bizim cemiyetlerimizdeki, meclislerimizdeki ifratın mühim bir sebebi de budur.