Şahsen bilmiyordum, duyduysam da unutmuşum.
Toplamda dokuz Haçlı Seferi olduğunu, ilkinin 1096-1099'da, sonuncusunun 1271-1272'de gerçekleştiğini de hatırlayalım. Bu arada I. Haçlı Seferi'nin ana nedeninin, çeyrek yüzyıl evvel Sultan Alparslan'ın Bizans'ı ağır bir yenilgiye uğrattığı 1071 Malazgirt Zaferi olduğunu muhtemelen biliyorsunuz.
Sayfa 235 - Timaş Tarih
1071 yılında Bizans ile Selçuklular arasında cereyan eden Malazgirt Savaşı'nda Bizans ordusunda yer alan Peçenekler ve Uzlar, savaş esnasında rakiplerinin aslında soydaşları olduğunu fark edip onların safına geçtiler. Tarihin ilginç bir tesadüfüdür ki, bu tarihe kadar İslam ile hiç tanışmamış olan Peçenekler ve Uzlar, büyük bir savaşın ortasında kendileri gibi giyinen, kendileri gibi savaş naraları atan Müslüman kan akrabalarının safını seçip, âdeta savaşın seyrini değiştirdiler.
Sayfa 148
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Anadolu Müslümanlığının başlangıç tarihini 1071 ola­rak kabul edelim . Bu tarihten 1923 tarihine kadar geçen süre tam sekiz yüz elli iki yıldır. Bu kadar yıl içinde Anadolu'da On İki Bin Cami inşa edilmiştir. Evet , kos­koca Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluklarının yaptır­dıkları cami sayısı on iki bindir. Osmanlı'dan Cumhuriyete yüklü bir borç , harabe hali­ne gelmiş bir ülke ve genç nüfustan yoksun, savaşa savaşa bitkin düşmüş bir halk kalmıştır. Bu tür olumsuzluklarla işe başlayan Cumhuriyet Hükümetleri zamanında yetmiş üç yılda, yetmiş iki bin cami yapılmıştır. Ama, bu ra­kamsal gerçeklere karşın , İslam adına konuşanlar tarafın­dan Cumhuriyetimizin yöneticileri dinsizlikle suçlanmaktan kurtulamamıştır... Kur'an'da ilk emir olarak "oku " denilmektedir. Kur'an Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Hattatlar ta­rafından elle yazılıyordu. Hattat sayısının azlığı, elle Kur'an yazmanın zahmetli ve uzun zamana mal olması nedenleri ile , elde bulunan Kur'an sayısı çok sınırlı idi . Bu nedenle Kur'an-ı Kerim sıradan insanın edinemeyeceği kadar pahalı idi. Anadolu'da yaşayan geniş halk yığınlarının ona elini bi­le sürmesi nerdeyse olanaksızdı . 15. yüzyılın ortalarında icat edilen matbaa, icadından iki yüz elli yıl kadar sonra , Lale Devri'nde İstanbul'a geti­rilmiştir. Matbaa 18. yüzyılın başında Osmanlı topraklarına girmiş ama, Şeriatçı, Kur'an'ın matbaada basılmasına şid­detle karşı çıkmıştır. Şeriatın bu direnişi, 19. yüzyılın ikinci yarısına , hatta fiilen, Cumhuriyete kadar sürmüştür. Cum­huriyetin getirdiği aydınlanma sayesinde Anadolu insanı Kur'an-ı Kerim'i tanımak olanağına kavuşmuştur.
Şakir Keçeli, Şeriat Nedir? Demokrasi ile Bağdaşır mı?, 1997, s. 31, 35.·Kitabı okuyor
O hâlde, Türkiye'nin başlangıcı olarak hangi tarihi kabul edeceğiz? 1040 yılını mı, yoksa 1071'i mi?
Sayfa 25 - Ötüken Neşriyat
Birçoklarının fikrine göre, tarihimiz, 1071 Malazgirt Savaşı ile başlamaktadır. Fakat bu fikirde kesin bir isabet olduğu söylenemez. Çünkü Malazgirt Savaşı, kurulmuş bir devletin, yani Selçukluların, komşuları Bizans ile yaptıkları bir savaştır ve bu çarpışmadan sonra yeni bir devlet kurulmuş değil, zaten var olan bir devlete Küçük Asya'nın kapıları açılmıştır.
Sayfa 24 - Ötüken Neşriyat
çivi çiviyi söker
Çivi çiviyi söker, tahta delik deşik olunca çivi tutmaz olur. İkinci Mahmut Bektaşi Türk kültürü tekkelerine el koyar ve yerine sünni bir mezhebin tarikat şeyhlerini kayyum olarak atar. Devleti Ali'yeyi ayakta tutan bektaşi Türk kültürü itilip kalkılınca o güne kadar devleti ayakta tutan Türkler dışlanmaya başlar. Sonrası Sultan Abdülhamit otuz üç yıl hukuksuz dayatmacı zulmü başlar.. Sultan Vahdettin haçlı batıya hicret eder ve tarih sahnesine Mustafa Kemal ile yeniden Türk çıkar. Mason faaliyetleri ile Cumhuriyet devrimlerine karşı fitne ve bozgunculuk üreten tekke ve zaviyeler kapatılınca 1938 sonrası misyoner niyetler bunun intikamını almak için harekete geçerler. Her mahallede bir misyoner milyoner ve bölücü misyoner siyaset anlayışı din düzeyine düşürülen anlayış ile din ile ilgisi olmayan bir anlayış ile ahlakını kaybetmiş bir toplum ortaya çıkarmak için haçlı batının düzeni yeniden 1946 sonrası kurulur. 2002 sonrası 12 Eylül 1980 askeri darbenin sivil darbesi özelleştirme talanı doğal kaynak talanı yaşam pahalılığı dayatması ile demografik yapı değişikliği ile Cumhuriyet devrimlerine son vermek adına dini siyasete alet ederek temsil yetkisi alır ve hukuksuz sivil darbe dönemi aynı Sultan Abdülhamit döneminde olduğu gibi ona öykünerek yeni bir kötülük daha üretir. Bu sefer Müslüman görünümlü niyet başka bir din adına elbise değiştirir bin yıllık kin yüz yıl önce ki kuyruk acısı hınç içinde yönetim ve ekonomide yıkım üretir. Haç yine ortaya çıkar. Keşke yunan kazansaydı diyenleri tarih bilinci olarak görenler 2071 hedefi ile Sultan Alparslan'dan Anadolu'nun yeniden 1071'de Türk yurdu olmasının intikamını almaya kalkarlar.. Bir taraftan sünni mezhep yıprandığı için yerine bektaşi Türk kültürü ile ilgisi olmayan yine arap ve acem coğrafyası bağlantılı