Yusuf Kaymaz

Yusuf Kaymaz
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim... Nazım Hikmet
Sizler anne kökenlisiniz. Kısır yaşamaların uzağındasınız. Sevme gücü, yaşama gücü armağan edilmiştir size. Her ne kadar çoğunlukla size yol göstermeye çalışıyor, sizi yönetiyor görünsek de, bolluk ve bereket içinde bir yaşam sürdüğümüz yok bizim, kıtlıklar içinde yasayıp gidiyoruz. Hayatın zenginliği sizin, meyvelerdeki özsu sizindir, sevgi bahçesi size bağışlanmış, güzelim sanat beldesi size sunulmuştur. Sizin yurdunuz bu yeryüzü, bizimkisi ise düşüncelerdir. Sizi bekleyen tehlike duyular dünyasında, bizi bekleyen ise havasız bir mekânda boğulup gitmektir. Sen sanatçısın, ben düşünürüm. Sen annenin koynunda uyuyorsun, ben çöllerde uyanık dolaşıyorum.
Sayfa 45 - YKY yayınları, Çeviri: Kâmuran Şipal
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Benim yalnızca seni ciddiye almama alışmalısın, sevgili dostum. Inan bana, sesinin her tonuna, her jestine, her gülümsemene değer veriyorum. Ama düşüncelerin için bunu pek yaptığımı söyleyemem.
Sayfa 43 - YKY yayınları, Çeviri: Kâmuran Şipal
Güneşle ay, denizle kara gibi, biz de birbirimize yaklaşmakla görevlendirilmiş değiliz. Bizler, sevgili dostum, güneş ve ay gibiyiz, deniz ve kara gibi. Amacımız iç içe geçmek, birbirimize dönüşmek değil, birbirimizi tanımak, birbirimizi gerçekte nasılsak öyle görüp buna saygı duymak, yani birimizin Ötekinin karşıt ve bütünleyici parçası olduğunu bilmektir.
Sayfa 43 - YKY yayınları, Çeviri: Kâmuran Şipal
Çekmeceyi kapattıktan sonra, paranın koktuğunu anımsadı, para o bilinen atasözünün aksine kokuyordu: Hatta çok daha kesif kokuyordu, ne zaman kasayı açsa, hep bu kokuyu duyuyordu: Tatlımsı ve zayıf bir koku, tatlımsı ve kirli, soğuk, düzenli, zayıf ve şaşırtıcı bir etki bırakan bir koku. Kapıyı açınca, kesif bir koku bulutu karşıladı onu, içinde genelev kavramının canlanmasına neden olan tatlımsı bir pislik kokusu - fakat onun bir kan kokusu olduğunu anımsadı, inceltilmiş ve sulandırılmış bir kan kokusu...
Sayfa 118 - Can yayınları, Çeviri: Kasım Yiğit - Yadigar Yiğit
Nefret ya da öfke ya da acı; ama hiçbir şey hissetmiyordu. Belki de ölüyüm ben, diye düşündü. Fakat o ölü değildi, kapıya doğru yürürken ve vurduğu ayakucunun neden olduğu acıyı hissederken, yeniden dirilmişti, yaşıyordu. Fakat ne nefreti keşfetti ne de öfkeyi, yalnızca acı duyuyordu.
Sayfa 95 - Can yayınları, Çeviri: Kasım Yiğit - Yadigar Yiğit