Melek Sustu

Heinrich Böll
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 13 dk.
Sayfa Sayısı:
184
Basım Tarihi:
Haziran 2024
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Der Engel schwieg
ISBN:
9789750762888
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

bu kitap önemli
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2024 85. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2024 00:00
“Sadece Böll’ün Melek Sustu romanı, yıkıntıların arasında dolaşıp etrafına gören gözlerle bakan herkesi pençesine alan dehşetin derinliğini biraz olsun aktarabilir.” #havasavaşıveedebiyat #sebald Sebald, II. Dünya Savaşı’nda Alman kentlerinin bombalanmasının dile getirilmediğinden, kolektif bir suskunluğa evrildiğinden bahsediyor Hava Savaşı ve Edebiyat kitabında. Bu yıkımı net bir şekilde dile getiren yazarın, Melek Sustu kitabıyla Heinrich Böll olduğunu yazıyor. Melek Sustu’nun kitabı okuduğum sırada baskısı yoktu, bu ay tekrar baskı yaptı. Savaşın sonlarında, asker kaçağı bir genç sahte belgelerle şehre dönüyor. Yıkılmış bir şehir, açlıktan kıvranan insanlar, hastalık, karaborsacılık… Sefalet ve dehşetin içinde yaşamak zorunda olan insanlar…Birçoğu ölümü lütuf olarak görüyor. Savaş-yıkım edebiyatı fazlasıyla okudum, artık etkilenmem diye düşünüyordum, yanılmışım. Böll ve Sebald başka bir açıdan bakmamı sağladılar. Bence mutlaka okunması gereken iki kitap Melek Sustu ve Hava Savaşı ve Edebiyat. Sebald’ın ve Böll’ün editörü sevgili @sebnemsunar birkaç yıl önce tavsiye etmişti Hava Savaşı ve Edebiyat’ı , ihmalkar davrandım bu yıl okuyabildim. Umarım siz benim gibi ihmalkar davranmazsınız. Hava Savaşı ve Edebiyat
Edebiyat & Roman
Melek SustuHeinrich Böll · Can Yayınları · 202461 okunma
8/10
·184 syf.··
2025 49. kitabı
İki dünya savaşı arasında yaşayan #heınrıchböll eserlerinde de genelde bu konuyu işlerken #melesksustu kitabında savaşı değil savaştan sonra hayatta kalanların açlık mücadelesini ve tertemiz bir aşk hikayesini kurgulamış… Kitabın başından ortasına kadar durağan giden kurguda ön plana “açlık”teması çıkarken ortasından sonuna doğru bu açlığın içinde yeşeren tertemiz bir aşk hikayesi okuyucuyu bekliyor… Kitabı beğenmeme rağmen yazarın çok daha güzel kitaplarını okuduğum için beklentimin altında kalan bu kitabı Her Ay Nobel Edebiyat Ödülünü Alan Bir Yazardan Eser Okuyoruz kanalımın üyeleri ile okuduk…#kitapsenfonisii
Edebiyat
Melek SustuHeinrich Böll · Can Yayınları · 202461 okunma
Melek Sustu İncelemesi
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2025 22:51
Okuduğum 4. Heinrich Böll kitabı ve açık ara en beğendiğim kitabı da bu. 2.Dünya Savaşı sonrası yıkılmış Almanya’nın molozları arasında filizlenen bir aşk öyküsünü anlatıyor. Neden yaşadıklarını kendilernin de bilmediği, adeta yaşamaya utanan iki kişinin hayata tekrar sarılmaya çalışması kitabın konusunu teşkil etmektedir. Hans savaştan dönmüştür. Gerçek adının Hans olup olmadığı da meçhuldur. Zira üstünde sadece sahte bir pasaport vardır. Kendisinin hayatını kurtaran Çavuş Wille’nin eşini (Elisabeth) aramaktadır. Zira Hans’da Elisabeth’e ait bir emanet bulunmatadır. Hans memleketinde daha doğrusu memleketinden geriye kalanlar arasında dolaşırken Regina ile tanışır. Regina da bir savaş kurbanıdır. Yeni doğmuş bebeğini bir saldırıda kaybetmiştir. Bu ikili beraber yaşamaya başlar. Ancak yaşamaya mecalleri yoktur. Ne enerjileri vardır ne de umutları. Hans’ın günlerce evden çıkmadığı olur. Evden çıktığı zaman da amacı yiyecek bişeyler bulmaktır. Bir parça ekmek, biraz sigara yıkıntı içindeki Almanya’da hazine değerindedir. Bir de bu durumdan faydalanan karaborsacılar vardır. 3 kuruşluk ekmeği 30 kuruşa satan simsarlar. İnsanların bu müşgül durumundan azami fayda sağlamak isteyen insan müsveddeleri. Tabi herşey zıddıyla kaimdir. Fisher gibi karaborsacılara karşı varını yoğunu yoksul-aç insanlar için feda etmeye uğraşan Elisabeth gibi melekler de vardır. Zira kitabın ismi de bu meleklere ithaf olunmuştur. İlk başta da belirtiğim gibi kitabın merkezinde Hans-Regina aşkı bulunmakta. Böll’ün aklımıza takmak istediği sorulardan biri şu: Aşk, acı içinde yaşarken bile hayata tutunmanıza sebep olur mu? Zira gelecek için umudu yoktur kimsenin. Yaşıyorlardır ama neden yaşıyorlardır? Hangi amaç için yaşamaktadırlar? Geriye yaşamaya değer bir şey kalmış mıdır? Kitabın başında Hans asker
Alman Edebiyatı
Melek SustuHeinrich Böll · Can Yayınları · 202461 okunma
Melek Sustu | Heinrich Böll
8/10
·184 syf.··
2026 2. kitabı
Sinema izler gibi okudum bu kitabı. Özellikle Hans ve Regina’nın birlikte yaşadığı odadaki anlatımlar kesinlikle bir filme yakışır şekildeydi. Ayrı bir yeri var bende Böll’ ün kitaplarının. Hangisini okusam önceliği her zaman insan oluşunun hissiyatını derinden hissediyorum. Melek Sustu kitabı da böyle oldu benim için. Savaşın, çaresizliğin, kötü şartların insan ruhunda bıraktığı acıların bir hafızası gibi. • Melek sustu savaş sonrası Almanya’da insanların hayata tutunma çabalarını anlatıyor. Savaş sonrasında verilen mücadele de gerçek bir savaştır aslında. Açlığa, barınmaya, paraya karşı verilen savaş… Dürüstlük, güven, dostluk, sevgi ve aşk gibi duygular insana yabancıdır artık. • Hans bir asker kaçağıdır. ölüm cezasına çarptırılır. Katip olan Wili, Hans tutsakken ona yaşayıp yaşamak istemediğini sorar. Aslında Wili tercihini çoktan yapmıştır. Barış sonrası hayatında savaştan farklı olmayacağını düşündüğünden ölümü seçer. Bunu da, yaşamak isteyen bir insanı kurtararak yapar. Hans ‘ın yaşamak istediğini söylemesi üzerine Hans’ın kıyafetleri ni giyer ve onun yerine geçer. Hans kurtulmuş ancak Wili kurşuna dizilmiştir.  • Hans yaşadığı şehre dönmüştür ancak yıllarca savaşta sahte kimlik kullandığı için gerçek ismini unutmuştur. Kendi, kendisine de bir yabancıdır aslında. Regina ile tanışır. O da savaşta bebeğini kaybetmiştir. Hans kendine barınacak bir yer arar, Regina’ın evine sığınır. Regina yalnızlığından ve acısından Hans’ın evine girmesine, onunla yaşamasına ses çıkarmaz.Hatta onunla her gün bir parça ekmeğini de paylaşır.Zamanla birbirlerine karşı hissettikleri sorumluluk bir sevgi ve bağlılığa dönüşür. İnsani duyguların insana yabancılaştığı bir ortamda Hans ve Regina’nın duydukları sevgiyi bir mucize gibi hissettiriyor Böll.  • Kitabın sonunda melek gibi bir
Melek SustuHeinrich Böll · Can Yayınları · 202461 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2024 110. kitabı
Genç bir asker savaşın sonunda elinde sahte belgelerle doğduğu şehre gelir. Ve yıkıntıların arasında harap olmuş bir şehir ile karşılaşır.Evsizler, mülteciler, savaşın yıkıntılarına umutlarını gömmüş insanlar da şehrin yarasına tuz basmaktadır. Savaşı cepheden değil yıkıntıların arasındaki kentlerin gri atmosferi arasından anlatıyor bize.Ölüden farkı olmayan, savaşla yürekleri de kentleri gibi paramparça olmuş insanların hazin dünyasına ayna tutuyor. Savaştan sonra fırsatçılar türüyor, birçok şey karaborsaya düşüyor, yolunu bulan iyice zenginleşiyor, yoksulun ise vay hâline. Açlığı, yoksunluğu iliklerimize kadar işletiyor kitap bize. Tüm bu ahlaki ve fiziki yıkıntıların arasından ise bir aşk filizleniveriyor, sisli puslu ama yine de umudu adres gösteriyor. Kitabın varlığını Hava Savaşı ve Edebiyat adlı çok beğendiğim kitaptan öğrendim. 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya'nın bombalanıp yerle yeksan olan şehirleri ve sonrasında bu kentleri teslim alan bir suskunluk... Edebiyatta nadir işlenen bir konu ... Savaşın ayrı bir yüzü, boyutu... Böll, daha önce de beğenerek okuduğum bir yazardı. Bu eseri ise çok anlamlı, hüzünlü,vurucu okunası... #kitaptavsiyesi #kitapönerisi #okudumokuyun #okudumbitti #meleksustu
Melek SustuHeinrich Böll · Can Yayınları · 202461 okunma
MELEK DEĞİL, İNSANLIK SUSTU
7/10
·202 syf.··
2022 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2022 12:42
“Melek Sustu” yıkıntı edebiyatının en güzel örneklerinden biri. Almanca ismiyle Trümmerliteratür, Almanya’da 2. Dünya Savaşı’ndan sonra başlamış ve 1950’lere kadar süren bir edebiyat akımıdır. Bu akımın temsilcileri savaşın toplum üzerindeki yıkıcı etkilerini eserlerinde işlemişlerdir. 1950’lerden sonra etkisini kaybeden bu akımı Böll uzun süre eserlerinde canlı tutmaya çalıştı. O tarihten sonra kaleme aldığı kısa öyküler ve “İlk Yılların Ekmeği” ya da “Ve O Hiçbir Demedi” gibi romanlar bunun en önemli ispatı sayılabilir. Her ne kadar savaş sonrası Almanya’da ekonomik ve toplumsal bir iyileşme ivme kazansa da insanların zihinlerinde ve yüreklerindeki enkaz öyle kolay kolay kaldırılabilecek ya da unutulabilecek türden değildi. Savaşın Alman halkında yarattığı o tahribat uzun süre daha kalacaktı. Böll, o romanlarda Batı Almanya’daki açlığı, işsizliği, babasız kalmış pek çok çocuğu ve yalnız dulları tasvir etti. Sadece bunları değil insanların ruhlarındaki ve kişiler arasındaki yıkıntıyı da ele aldı. Bu yıkıntı aile içindeki sorunların ya da şiddetin asıl kaynağını oluşturuyordu her zaman. Böll’ün eserlerinin tamamına yayılan temalar az çok bu konularla ilgili oldu hep. Bu kitap 1950’lerde yazılmasına rağmen 1992’ye kadar uykuda kaldı. Hatta yazar öldükten yedi yıl sonra basıldı. Bazı kaynaklarda göre bu kitap yazarın ilk romanı, bazılarında ise ikinci romanı olarak geçiyor. Dünyanın uzun bir süre varlığından haberdar olmadığı bu savaş karşıtı roman o yıllarda neden basılmadı bilmiyorum. Aslında Almanya’nın o yıllarda içinde bulunduğu durumu göz önüne alırsak bir yayıncı olsaydım belki ben de basmak istemezdim bu kitabı. Bu roman içerik olarak yıkıntı edebiyatının tüm özelliklerini karşılıyor. Nedir bu özellikler? Eserlerin savaştan hemen sonra yazılmaları, Yazarların
Edebiyat
Melek SustuHeinrich Böll · Can Yayınları · 200461 okunma
Puan vermedi·202 syf.··
2017 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2017 13:12
Bolca betimlemelere yer verilen bu kitapta 2. Dünya Savaşı sonrası yurtsuz kalmış, bir ekmeğe bile muhtaç olan, acılar içinde yaşayan insanların hayatlarına kısa bir süreliğine uğruyorsunuz.Bu kadar acı içinde yine de ufak mutluluklar ve aşk da var tabi.. Mutlaka okumalısınız diyemesem de elinizde varsa okumak birsey kaybettirmez diyebilirim. Her kitap gibi size birseyler katacaktır :)
Melek SustuHeinrich Böll · Can Yayınları · 200461 okunma
Heinrich Böll Külliyatı
7/10
·202 syf.·
2023 53. kitabı
"""Melek sustu; her iki adamın ağırlığı altında gittikçe aşağıya doğru çöküyordu; lule lüle saçlan gluk gluk diye sesler çıkararak kabaran çamurlu suyun içinde savruluyordu, kopan kollarıysa toprağı kucaklıyor gibiydi.""" Savaş ya da afet durumları nekadar benzer tanıdık durumlar... Nobel Edebiyat Ödüllü Heinrich Böll'ün 33 yaşında yazdığı ilk romanı olup, ölümünden sonrasına kadar yayımlanmadı. İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda yazılan kitap, savaşın harap ettiği bir şehrin halkının karşı karşıya kaldığı ölüm ve yıkımı anlatıyor, gençlik duygusu olmayan olgun bir eser olan "Melek Sustu" II. Dünya Savaşı'nın bitiminden sadece birkaç gün sonra, Alman askeri Hans Schnitzler bombalanmış bir Alman şehrine döner ve ölü bir yoldaşın ceketini dul eşine taşır - ceketin bir vasiyet içerdiğini bilmeden. Kısa süre sonra Hans, irade gerektiren tehlikeli bir entrikanın içine girer ve harap olmuş şehirde birlikte bir kimlik ve gelecek ararken, başka bir kederli kadınla geçici bir romantizm başlatır. Açlık, soğuk, din bağlantıları içinde savaş sonrası yaşanan durumların gerçek ifadesi olan Böll yine o durumları irdeleyerek yazdığı ilk kitap olduğu düşünülürse diğer kitaplara göre hafif kalmıştır. Hala başlangıç için en uygun kitabın Ademoğlu Neredeydin? kitabı olduğunu düşünüyorum ki yazarın da kendi eserleri içinde de en sevdiğidir*** """...Duyduğu yorgunluk, çektiği ağrılardan daha büyükmüş gibi geliyordu şimdi ona..."""
Edebiyat
Melek SustuHeinrich Böll · Can Yayınları · 200461 okunma

Yazar Hakkında

Heinrich BöllYazar · 28 kitap
1972 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi. 1917'de Köln'de doğdu. 1924 yılında okula gitmeye başladı. 1937'de liseyi bitirdi. 17 yaşında şiir yazmaya başladı. 1938 yılının sonbaharında çalışma kampına, bir yıl sonra da askere alındı. Piyade olarak, doğu ve batı cephesine gönderildi. 1945 yılının nisan ayından eylül ayına kadar, İngilizlerin ve Amerikalıların elinde savaş esiri oldu. Savaş bitip Köln'e döndükten sonra, hem üniversite öğrenimini sürdürdü hem çalıştı. 1947 yılında ilk kısa öyküsü Haberci, sonra ilk romanı Ademoğlu Neredeydin?, Ve O Hiç Bir Şey Demedi yayınlandı. Yapıtlarında İkinci Dünya Savaşı'nı, özellikle de insanların nasıl savaştıklarını, savaşın yıkıntılarını ve acılarını anlattı. "Ve O Hiçbir Şey Demedi" adlı en ünlü romanını yazarken aklında tek bir gerçek vardı. Savaş yanında yoksulluk ve zor koşullar getirmiş, hayatını değiştirmişti. Mayına bastığı için yaralanan dizini iyileştirebilmek için para gerekliydi. O yüzden Böll, 5 gün evden çıkmadan bu eseri yazdı. Yayınevinden aldığı para ile de dizini eski hale getirmeyi başardı ve yazar olarak kariyeri devam etti. Daha sonra yazdığı Babasız Evler adlı romanını, kendi babasını yitirmesinin ardından değil; ama çevresinde savaş yılları sonrasında acı çeken onlarca çocuğu gördükten sonra yazmıştır. Kendisi, savaş sonrası koşullardan, yoksulluk, açlık ve hastalık gibi sıkıntılardan hem kendi geçtiği, hem de çevresinde bu durumlardan acı çeken birçok insan gördüğünden, hiçbir zaman çocuk sahibi olmak istememiş, kendi deyimiyle "Böyle bir dünyaya çocuk getirmek" istememiştir. 16 Temmuz 1985 tarihinde, çalan kapı ziline koşarken merdivenden yuvarlanarak hayatını kaybetmiştir.