Ademoğlu Neredeydin?

Heinrich Böll

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·164 syf.··
Beğendi
·
2017 94. kitabı
·
173 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2017 10:34
Kitabımı alıp sahile indim. Evde temizlik olunca buraya inmek güzel oluyor. Deniz kenarında küçük bir cafedeyim. Daha önceden de defalarca geldim, kediler yanımda dolaşırken kitabımı okudum bir yandan, bir yandan hiç bir zaman çok sevemediğim denize baktım. Bugün hava yine boğucu, soğuk, kara gri bulutlarla üstümüz dolu, gök denize değiyor nerdeyse ve adalar bile sislerin ardında kalmış, martılar var ve sandallar, cafe de tıka basa dolu, kediler yine içeri alınmamış, alıngan alıngan camlardan bakıyorlar..bir parça yiyecek yok mu? Heinrich Böll'ün Âdemoğlu Nerdeydin? adlı kitabını okuyorum..belki yarın bitiririm. Çok da hızlı okumuyorum; çünkü tadının hemen bitmesini istemiyorum, çok beğendim ve beni etkileyen yine üslubu ve kitaptan yayılan o aşina edebiyat kokusu oldu. Yine aynı şey oluyor: olayların akışı ve neler olup bittiği değil ama o his, satır satır bana aşina gelen ve birçok şey düşündüren o üslup etkiliyor beni. Her bölümde tek başına hikâye veya roman olabilecek olayları okurken 60 sene önce gerçek ya da hayal yaşanmış bu hayatlar, ölümler bana yirmi sene öncesini hatırlattı. Zihnim ve hayâl gücüm içimde bunca sene beklemiş o görüntüleri ve anıları kaleme dökmek için iteliyor beni..hiç unutmadığım için çünkü. Ne çabuk geçmiş tabii..ama evet tabii ki hızlandı zaman ve itirazım yok buna asla..sadece şaşkınım bir yandan, bir yandan da kabulleniyorum. Kendime bakınca gördüklerim ve bu muydu diye düşününce , evet hayatın buydu senin. Böll'ün hayat sevgisiyle dolu ve anlara sıkışıp kalmış ama öldürmeye ve ölmeye yazgılı karakterleri gibi, elimde silahla tuttuğum nöbetlerde , yirmi sene öncesi, hayâl ve ümitlerle dolu ve bir yandan da kör, tecrübesiz, bir heybetli adamın gölgesinde küçük, faydasız, hayâl kurardım, gece yarıları silahlık nöbetinde elimde
Ademoğlu Neredeydin?Heinrich Böll · Can Yayınları · 2006409 okunma
Puan vermedi·184 syf.·
2022 109. kitabı
DİPÇE : Theodor Haecker’ın "Gün ve Gece Defteri 'nde geçer bu pasaj:  "âdemoğlu, neredeydin?" «dünya savaşındaydım.»” Kitap adını bu epigraftan alıyor. Böll, savaş sonrası kuşağın yaşam öykücüsü. Savaşın içinde bizzat yer alması da bu mutsuz kuşağı, heyecansız ve ritimsiz anlatmasına yol açmış. Ademoğlu Neredeydin?de  2. Dünya Savaşı'nda Almanların Macaristan'dan geri çekilme sürecinde yaşanan olayları anlatır yazar. Her bölümde bir karakteri savaş sahnesinde gözlemler diyebiliriz. Ana karakter Feinhals ve diğerlerinin öykülerini birbirinden bağımsız fakat savaşın ortak absürd paydasında birleştirir. Kitaptaki isyan savaşın dehşetinden çok savaşı çıkaranlara, savaştan beslenen üst akıla yöneliktir. Böll, karakterlerine ironik kaderler çizmiş bu eserinde. Her karakteri leitmotiflerle var etmeye çalışıyor adeta.Çünkü savaş aldığı her canı anlamsız kılıyor. Bir albayın sayıklamalarında "şampanya, şampanya ve bir de kadın " tekrarlarında savaşın ikiye böldüğü yaşam süreçlerinin yabancılığına dikkat çeker. Örneğin şarap uzmanı Finck'in trajik sonundaki ironi önemli bir sahnedir. Bİr patlama esnasında şaraplarla dolu bavulunu korurken Finck ölür,  şarapların çoğu ise sağlamdır. Yine bir çavuş, karargahını kurduğu yerde aylardır saklı duran mayına basarak ölür, en trajik olanlardan biri ise Filskeit ve Ilona arasında yaşanır. Filskeit, Feinhals'in tezatı bir karakterdir. O savaşa isteği dışında değil Nazizmden beslenerek katılır. Yazar, Filskeit'ten intikamını  yaşamı boyunca idealize ettiği bir kadını karşısına çıkararak alır. Ilola hem güzel hem sarışın hem de harika bir müzik yeteneğine sahiptir. O sevebileceği bir kadındır. Ne var ki Yahudi'dir. İtaat kavramının, cinayete dönüştüğü bu bölümde savaş gerçeğinin altını çizer yazar. Karmakarışık bir kader döngüsüdür kitaptaki
Ademoğlu Neredeydin?Heinrich Böll · Can Yayınları · 2006409 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2025 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2025 17:17
II. Dünya Savaşı sırasında cephede ve cephe gerisinde yaşanan olayları, bir Alman askeri olan Feinhals üzerinden anlatır. Roman, kesintili bölümler hâlinde ilerler; bu bölümler bazen doğrudan Feinhals’in gözünden, bazen de çevresindekilerin perspektifinden sunulur. Hikâyeler kronolojik bir düzene sahip değildir; bu da savaşın kaotik yapısını ve zaman algısındaki bozulmayı yansıtır. Böll'ün anlatımı sade ama derinliklidir. Cümleleri kısa, dolaysız ve vurucudur. Olayları dramatize etmez ama okuyucunun içine işler. Duygusal yoğunluk yüksektir, özellikle savaşın bireysel etkilerini göstermekte çok başarılıdır. Sonuç olarak; Âdemoğlu Neredeydin?, savaşa dair klasik anlatıların dışında, insanın savaşta nasıl bir varlığa dönüştüğünü sorgulayan bir eserdir. Heinrich Böll, savaşta kaybedilen tek şeyin can olmadığını; insanlık, vicdan ve umut gibi değerlerin de kurban edildiğini çarpıcı bir şekilde gösterir.
1000Kitap
Ademoğlu Neredeydin?Heinrich Böll · Can Yayınları · 2006409 okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2023 26. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2023 22:32
"Ama insanları bir şeye zorlamak olmazdı; insanlar öldürülürdü ancak, biricik zorlama buydu onlara uygulanacak. Yaşamaya hiç kimse zorlanamazdı, sevdaya da; saçmaydı bu. İnsanlar üzerinde gücü olan tek şey ölümdü." "Kampta sessizlik vardı, hiçbir şey kımıldamıyordu, yalnız krematoryumun bacalarından duman çıkıyordu bol bol." " Belki de savaş denen şey, erkeklerin hiçbir şey yapmamasından ortaya çıkıyordu; bunu da kimse görmesin diye tutup başka ülkelere gidiyorlardı. " Heinrich Böll, Ademoğlu Neredeydin? kitabında bizi, insanoğlunun en korkunç yüzü ve aynı zamanda yaşatabileceği, yaşayabileceği en büyük acıyla yüzleştiriyor, SAVAŞ... Ne garip acıyı yaşatan da İNSAN, yaşayan da İNSAN... Savaşın ağırlığı altında ezilen, yitip giden hayatlar, küçücük umut kırıntılarına tutunanlar, onca zorluğun, acının içinde yeşeren aşklar.... Ve ölüm, değişmeyen tek gerçek Ölüm, hep Ölüm...
Edebiyat & Roman
Ademoğlu Neredeydin?Heinrich Böll · Can Yayınları · 2006409 okunma
Puan vermedi·183 syf.··
Beğendi
·
2017 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2017 14:35
Yine edebi bir keyif veren Böll kitabı. Böll deyince akıllara savaş dışında böyle bir keyfin gelmesi de ayrı bir güzellik kendi adıma. Kitabın ismi “Theodor Haecker’ın yazdığı bir kitabında geçen şu cümlenin içinden alınmış. “Büyük bir dünya felaketi bazı kimselerin bazı işlerine de yarayabilir. Hatta Tanrı karşısında bir mazeret aranınca da, onu öne sürebiliriz. <Sen nerelerdeydin ademoğlu> diye sorulunca, rahatça ve pervasızca <Dünya Savaşındaydım> der ve işin sorumluluğundan sıyrılabiliriz.” Burada savaşta olmanın mazeretini, savaş çıkmadan önce neredeydin, neden önlemedin anlamında “Ademoğlu Neredeydin?” olarak kullanıyor. Savaş çığırtkanlığı yapanlar, savaşın çıkmasında kendine fayda sağlayanlar, kendi çıkarları uğruna insanları ateşe atanlar… Böll savaşı ve savaş sonrasını birebir yaşamış biri olarak ele alıyor bu kitabını. Kitapta savaşın görüntüsünden ziyade insanoğlunun bu savaş karşısındaki durumunu anlatıyor. Kitabın önsözünde de “Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” kitabına atıfta bulunuyor Tahir Alangu. Çoğu kişi de bu kitapla karşılaştırıyor. Tahir Alangu; “E. M. Remarque’in anlattığı savaş, H.Böll’ün bize anlattığı savaş yanında bir piknik tasviri kadar mutlu görünüyor.” diyor. Diğer kitabı okumadığım için bu konuda yorum yapamayacağım. İkisini de okuyan arkadaşlar değerlendirebilir. Kitabın bir bölümünde ölümden çok yaşamın değerli olduğu gibi bir söz vardı. İyi bir eğitim almış birinin savaşa gitmek istememesi üzerine kurulmuş bir sözdü. Tam olarak hatırlayamıyorum ama buna benzer bir şeylerdi. Aklıma okullarda çocuklara “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusu sorulduğunda “Şehit olacağım.” cevabı alınması geldi. Burada Şehitlik mertebesini sorguladığım anlamı çıkmasın. Ancak Celine’nin dediği gibi “Tek değerli şey yaşamdır. Bahse girerim ki on bin yıl
Eğitim
Ademoğlu Neredeydin?Heinrich Böll · Can Yayınları · 2006409 okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2021 22:54
Heinrich Böll, Ademoğlu Nerdeydin? adlı kitabında, bizi insanoğlunun karşılaşabileceği en büyük acıyla yüz yüze bırakıyor. Savaşın acımasızlığı altında ezilen, yitip giden genç insanlar, küçücük umut kırıntılarına tutunanlar, onca olumsuzluğun içinde yeşeren küçük sevdalar ve ölüm, hep ölüm. Kitap, ırkçı, ölümsever ve takıntılı Nazi yanlısı askerlerin ve istemeyerek sürüklendiği savaşta, istemese de savaşmak zorunda kalmış gönülsüzlerin hikâyelerini er Feinhalls’ın etrafında birbirinden kopuk bölümler de anlatıyor. Farklı askerlerin hikâyelerinde savaşın sebep olduğu absürt ölümlere ya da sıyırmış, psikopat askerlere tanık oluyoruz. Askerin, göğsündeki nişan sayısıyla yani ne kadar katil olduğuyla ölçüp itaat ettiği bir komutan sizce ne kadar saçmalayabilir? Ne kadar canileşebilir? Sınırsız bir öldürebilme ortamında, ölümü hangi fantezilerle sıra dışı kılabilirim diye mi düşünür? Kitabın sonunda, savaşın ardından eski yaşantısına, en azından eski huzuruna dönme hayalini kuran, hala hayatta kalabilmiş askerlerin bu hayale bile sahip olamayabileceğini görürüz. Savaşta mutlu sonun olmadığını son bir kez daha hatırlarız.
1000Kitap
Ademoğlu Neredeydin?Heinrich Böll · Can Yayınları · 2006409 okunma
10/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2019 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2019 11:09
İnsanlığın görüp görebileceği en büyük acıya belki de savaştır diyebiliriz. Dünya şu ana dek birçok küçük büyük savaş atlatmış, bu savaşlarda milyonlarca, savaşın ne için yapıldığından bile bihaber olan savaşla ve askerlikle uzaktan yakından alakası olmayan insanlar boş yere can vermiştir. Bu açıdan, dünya üzerinde gerçekleşen büyük savaşlar beni her zaman dehşete düşürmüştür. İnsanların savaşta bilmedikleri bir değeri, başkaları istediği için (ya da başkalarının rahatı için) savunurken sebepsiz yere can vermiş olmaları bana her zaman son derece trajik bir durum olarak gelmiştir. Savaş dünyayı sömürdüğü kadar insanları da o denli sömürmüştür ki, uzun yıllar boyunca insanlık, tıpkı uzun süreli bir hastalığı yeni atlatmış olan birinin huzursuzluğu gibi bu kötü etkiyi üstünden atamamıştır. Bir askerin gözünden bakmaya çalışırsak şayet, dünya devletlerinin birbiriyle sebepsizce çarpıştığı bir savaşta o askerin aklından geçen tek şey hayatta kalma içgüdüsü olacaktır. O sırada kendisine bir grup üst rütbeye sahip insanlar tarafından savaşa gitmeden önce formalite icabı ona aktarılmaya çalışılan, cesurluk, korkusuzluk hikayeleri değildir şüphesiz aklında olan. "Ben cesurum, düşmanlarımı yerle bir edeceğim" gibi şişirilmiş düşünceler bir savaş meydanındaki psikolojik soğukluk ile tamamen hatırlanamaz hale gelir. Zaten o pozisyonda bu gibi düşünceler hatırlansa dahi bunların hepsinin birer saçmalık olduğu bir anlığına anlaşılabilir olacaktır. Birilerini öldürme zorunluluğu, baskısı hisseden bir grup insan, aynı şekilde, başkalarını öldürme zorunluluğu içinde olan başka birilerini öldürmeye çalışıyor, bunun adına da birileri tarafından savaş deniyor. Hayır, bu cesaret ya da korkusuzluk işi değildir, bu vahşettir. Zorunlu tutulmuş bir vahşet. Bu zorunlu tutulmuş vahşetin soğuk
Ademoğlu Neredeydin?Heinrich Böll · Can Yayınları · 2006409 okunma
#HeinrichBöllKülliyatı~~~
9/10
·184 syf.··
2021 32. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 10:43
Nobel Ödüllü Heinrich Böll den okuduğum 3.kitap, "Ademoğlu Neredeydin?". Genel itibariyle savaşın acılarına, acımasızlığına, saçmalığına, belli 1sureden sonra artık duyarsızlığına varan durumları anlatan kitapta sonuna kadar nerdeyse belgeleri okuyorum hissi yaşadıktan sonra en sonunda vurucu cümleleriyle içimi sızlattı resmen... Yitip giden gençler, küçücük umut kırıntılarına tutunan insanlar, 1çok yaşanan olumsuzluğa rağmen insanın içini okşayan küçücük sevdalar ve savaşın en gerçek hâli ölüm, ölüm, ölüm... Dua edeceğim ama ne için derken, eve varış yolundaki ufacık yaşam hayalleri kurarken yaşadıkları ya da yaşayamadıklarını düşününce, tüm mücadele bunun için miydi diyor insan??? Damağımda acı tad birakan bu kitap savaşa dair tüm saçma durum ve kabullenişlerin anlatıldığı, ölüm hayattan kurtuluş mu yoksa hayatın acımasızlığı mı diye düşündüren en güzel savaş edebiyatı kitaplarından 1i bence özellikle son bölüm beni benden alarak, kesinlikle tavsiyemdir...
Edebiyat
Ademoğlu Neredeydin?Heinrich Böll · Can Yayınları · 2006409 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2021 00:21
Savaşın insan üzerindeki psikolojik etkilerini okuduğum şahane bir roman ile geldim. Daha önce de benzer eserler okudum ama kendine özgü anlatımı ve yazarın bizzat savaş dönemini yaşaması, acıları, acımasızlıkları, yıkımı derinlemesine aktardığı bir eser olmuş. Savaş ve savaş ardında da hayat devam etmeye çalışıyor umutla; fakat göğsündeki nişanla başarının ölçülmesi, bir anlamda öldürdüğün kadar kahramansın ya da acı çektiğin, yaralandığın kadar başarılısına çıkan bir ortamda, ırkçılığın ve iğrençliklerin, kendi çıkarları uğruna ya da zevkine savaşın tam anlamıyla gerçek yüzünü göstermiş. “Ademoğlu neredeydin?” sorusu bu gidişle hala cevapsız kalacak gibi. Ve savaşların sonu kimler için mutlu sondur? İlk kez tanıştığım bu yazarın anlatımını, tarzını beğendim ve kesinlikle diğer eserlerine bakacağım.
Edebiyat
Ademoğlu Neredeydin?Heinrich Böll · Can Yayınları · 2006409 okunma
Savaş Ve Soğuk Bir Anlatım
9/10
·184 syf.··
2021 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2021 01:28
Yazmak, bir daha adım atamayacağın bir yolun yine yeniden, düzensizce, akıp gittiği sanısına kapıldığımız zamanın dışından anlık tadışlarla kurumu, bir ikinciye yaşamayacağımızı sıradışı bir tazelikle, kimi zaman yıkmak isteyeceğimiz, devamlı kurduğumuz, dinlemek istemeyip devamlı dinlediğimiz, uzak durdukça yakınlaştığımız, yakınlaştıkça uzaklaştığımız, sonunda, kelimelerce yakın kaldığımız, ama hareketli, benimsendikçe devamlılıkla yenilenecek bir yoldur. Uyarıcı bir düşünceyken henüz kelimeler, bu mevsimde dahil üşümesin diye üzerine örtü çekilir, kim bilir ne yaratıp da canlandıracağını harflerin dünyasında... Belki de, anlatımın söz söyleme yolundan daha acılı kalmasının sebebi, tüm tasavvurlarını da yaşananla, işte o karmaşanın ucuna ekleyerek yeniden adlandıracak, yaratacak denli düşünme fırsatına sahip olabilmenin güçlü ikramıdır. Kelimeleri, kendi yaşadıklarıyla acı bir özsuyu yoğunluğuna döndürenlerin arasına, bir savaşın içinde doğan başka kıyımların nedensizliğinin, mağduriyetin içinde madur kalanların anlattıkları, genellikle katılmaya pek müsaittir. Yıkıntılar ardında yıkılmış umutları, haksız yere azaltılmış hayalleri, küçülen hevesleri anlayan kelimelerin sayfadan attıkları çığlığın duyumsanacağı o yazmak eyleminin içinde, belki de suni cesaretle atılarak kahraman ön adını alanların kazandığı, formalite bir kaosun içinde bulunan H. Böll'den öğrenilebilecekler vardır. Matarasını, komut kadarınca kısa bir zamanda doldurmak üzere o zengin, devamlı akıcı kaynağa yaklaştırdığında, onlarca boş diğer mataraların yanında kayboluyor olanakları. Belirsizlikte yaşamlarının tehlikesi hırslarına hüküm verirken de, saniye başı ağırlığı artan şişesiyle kenara itildiğinde suyla dolu haznenin ağzını yere doğru bastırdığı vakit yükselen bu hayati, bu umutlu, bu güvenli
Edebiyat
Ademoğlu Neredeydin?Heinrich Böll · Can Yayınları · 2006409 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Heinrich BöllYazar · 28 kitap
1972 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi. 1917'de Köln'de doğdu. 1924 yılında okula gitmeye başladı. 1937'de liseyi bitirdi. 17 yaşında şiir yazmaya başladı. 1938 yılının sonbaharında çalışma kampına, bir yıl sonra da askere alındı. Piyade olarak, doğu ve batı cephesine gönderildi. 1945 yılının nisan ayından eylül ayına kadar, İngilizlerin ve Amerikalıların elinde savaş esiri oldu. Savaş bitip Köln'e döndükten sonra, hem üniversite öğrenimini sürdürdü hem çalıştı. 1947 yılında ilk kısa öyküsü Haberci, sonra ilk romanı Ademoğlu Neredeydin?, Ve O Hiç Bir Şey Demedi yayınlandı. Yapıtlarında İkinci Dünya Savaşı'nı, özellikle de insanların nasıl savaştıklarını, savaşın yıkıntılarını ve acılarını anlattı. "Ve O Hiçbir Şey Demedi" adlı en ünlü romanını yazarken aklında tek bir gerçek vardı. Savaş yanında yoksulluk ve zor koşullar getirmiş, hayatını değiştirmişti. Mayına bastığı için yaralanan dizini iyileştirebilmek için para gerekliydi. O yüzden Böll, 5 gün evden çıkmadan bu eseri yazdı. Yayınevinden aldığı para ile de dizini eski hale getirmeyi başardı ve yazar olarak kariyeri devam etti. Daha sonra yazdığı Babasız Evler adlı romanını, kendi babasını yitirmesinin ardından değil; ama çevresinde savaş yılları sonrasında acı çeken onlarca çocuğu gördükten sonra yazmıştır. Kendisi, savaş sonrası koşullardan, yoksulluk, açlık ve hastalık gibi sıkıntılardan hem kendi geçtiği, hem de çevresinde bu durumlardan acı çeken birçok insan gördüğünden, hiçbir zaman çocuk sahibi olmak istememiş, kendi deyimiyle "Böyle bir dünyaya çocuk getirmek" istememiştir. 16 Temmuz 1985 tarihinde, çalan kapı ziline koşarken merdivenden yuvarlanarak hayatını kaybetmiştir.