Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı:
152
Basım Tarihi:
Ocak 2024
İlk Yayın Tarihi:
1988
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750762826
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2024 00:00
Almanca DersiAlmanca Dersi romanını bitirdikten sonra Utz’a başladım. Almanca Dersi’nde resimleri korumak için çalan bir karakter vardı. Utz romanında ise porselenleri koruduğunu düşünen Meissen porseleni
UtzBruce Chatwin · Can Yayınları · 2024150 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2024 43. kitabı
Prag’dayım… O mistik, melankolik kaprisiyle beni büyüleyen, gerçekle hayal arasındaki puslu manzarasının içerisinde kollarını bana açmış şehrin tam ortasındayım… (Utz’u beğenmiş olmam için bir sebep daha.) İkinci Dünya Savaşı’nın yankısı bitmemişken ardından gelen Stalin dönemi Avrupa’yı kasıp kavurur. Ve benim yaşlı paranoyağım böyle bir ortamda büyük bir tutkuyla, taparcasına sevdiği Meissen porselenlerinin esiri olur. Onun gerçek dünyasını minik figürler oluşturur, onlarla dans eder, yani bağımlıdır ve hayatı bu minvalde ilerler. Utz, bir edebi şölen, mutlak doyumdur ben gibi usul usul akan metinleri sevenler için. Ancak kısa olmasına rağmen dikkat gerektirir. #tavsiye
UtzBruce Chatwin · Can Yayınları · 2024150 okunma
8/10
·152 syf.··
2024 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2024 23:28
Kendi çapında bazı koleksiyonlara sahip bir okur olarak benim epey içselleştirebildiğim bir karaktere sahip eserimiz. Meissen porselenleri koleksiyoncusu Bay Utz. Bu bin parçadan geniş koleksiyonu yüzünden İkinci Dünya Savaşı sonrasında yer değiştirememiş, kitlelerin tersine doğru hareket etmiş, eninde sonunda koleksiyonunun tutsağı olmuş bir hayat Utz'unki. Oldukça trajik aslında. Elindeki her bir parça altın kadar değerli ama hiçbirini satmak gibi bir düşüncesi bile yok. Derdi para değil zaten. Soylu ve varlıklı bir aileden geliyor yoksa. İhtiyacı var da diyemeyiz. Tüm bu ikilemin içinde Utz'un yüreğinde sevgiye de yer var halâ. Tıpkı bir porselendeki sanatı görmekteki ustalığı gibi, insanların da değerini bilen biri bana göre. Gerçi kitabın sonunda bazı ilginç gerçeklerle karşılaşıyoruz ama o zamana kadar böyle bilsek de olur. :) Eserdeki en büyük eksik, Utz'u yeterince tanıyamamak bence. Böylesine ilginç bir karakter olmasına rağmen dikkat sürekli dağılıyor. Gerek anlatıcıların farklı kişiler olması, gerek onların da Utz hakkında bildiklerinin sınırlı olması sebebiyle Utz karakteri bence yeterince detaylandırılamamış. Kitabın en büyük eksiği de buydu bana göre. Can Yayınları bu gölgede kalmış esere yıllar sonra yeni kapakla ikinci baskı yaptı ve güzel iş oldu eyvallah da, tekrar basmadan bir okusa mıydık acaba, zira o kadar çok yazım hatası var ki, Can Yayınları gibi bir yayınevinin standartlarına bakacak olursam, hiç tekrar incelememiş gibiler diyebilirim.
Edebiyat
UtzBruce Chatwin · Can Yayınları · 2024150 okunma
5/10
·152 syf.··
2025 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2025 14:22
Utz, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Prag’a kaçan bir Meissen koleksiyoncusudur. Devlet, bu kıymetli koleksiyonu müzesinde sergilenmek isterken Utz kabul etmeyerek ancak ölümünden sonra buna izin verebileceği konusunda yetkililerle anlaşır. Tüm hikayeyi bir araştırmacı tarafından aktarıldığı üzere okuyoruz ancak metin bana çok hitap etmedi açıkçası. Benim beklentim daha farklı olduğu için de olabilir bilmiyorum. Daha çok Utz ile ilgili doğrudan hissettiklerini, koleksiyonuyla ilgili detayları öğrenmek okumak isterdim ancak kitabın anlatımı bu yönde değildi o yüzden de ben umduğumu bulamadım kitapta. Önerebileceğim bir kitap olmadı ne yazık ki. “Eşya, diye düşündüm, insanlardan daha kalıcı. Eşya, bakıp da kendi eriyişimizi seyrettiğimiz değişmeyen bir ayna.”
Edebiyat
UtzBruce Chatwin · Can Yayınları · 2024150 okunma
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 29. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mart 2024 00:00
7 Mart 1974’te Kaspar Joachim Utz hayata gözlerini yumar. Hayatına birkaç saatliğine girmiş biri ise onun hayatını anlatmaya başlar. Varlıklı ailesini, gittiği ülkeleri ve hayatını şekillendiren en büyük tutkusunu: Meissen porselenlerini. Utz bir koleksiyonerdir evet bunu anlayabiliriz. Koleksiyonu için tüm yaşamını biçimlendirmek mi? İşte onu anlamlandırmak pek kolay değil.. . Bruce Chatwin anlattığı şeyler kadar gölgede bıraktıklarıyla da merak unsurunu koruyan bir hikayeye çekiyor okuru. Utz’un porselenlerini anlatırken porselen tarihine de götürüyor, İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş etkilerine de değiniyor.. Kısa ama oldukça keyifli bir okumaydı~ . Çiğdem Erkal çevirisi, Utku Lomlu kapak tasarımıyla ~
UtzBruce Chatwin · Can Yayınları · 2024150 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2025 15. kitabı
Utz, bir Meissen porseleni koleksiyoncusudur. İkinci Dünya savaşı sonrasında Prag'a kaçar ve orada iki odalı bir dairede binlerce parçadan oluşan koleksiyonunu ile yaşamaya başlar. Savaş sonrası karışıklığında ve hemen arkasından gelen Stalin döneminde oldukça sıkıntılı zamanlar yaşanır. Bu karmaşa içinde porselenleri yönetimin dikkatini çeker ve el koymak isterler. Utz onlarla bir anlaşma yapar ve ancak o öldükten sonra müzeye yerleştirilmelerine karar verilir. İsimsiz bir anlatıcı; Marta ve Utz'nin ilişkisine, porselenlerle Utz'nin bağına, Utz'nin yakın dostu Dr. Orlik ile arkadaşlığına ışık tutuyor. Ben kitabın dilini, akıcılığını ve konusunu çok beğendim. İyi okumalar. Kitapla kalın.
1000k
UtzBruce Chatwin · Can Yayınları · 2024150 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2024 72. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2024 00:00
“Dünyada fazla akşam yemeği yok: sen bilirsin bunu; en lezzetli tavuklar da porselen tabaklarda, kalın cam kapaklar altında korunurlar,” der #carlosdrummonddeandrade İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Prag’a kaçan bir esir Utz. Ama onu farklı kılan da bu esareti zaten. Varlıklı bir aileden gelir Alman asıllı Kaspar Joachim Utz. Meissen porseleni koleksiyoncusudur ve iki odalı dairesinde binden fazla parçadan oluşan değerli hazinesiyle ikamet eder. Stalin döneminde koruyup genişlettiği koleksiyonu, rejim tarafından devlet müzelerine aktarılmak istenir. Ölümüne dek hazinesine dokunulmaması konusunda yetkililerle uzlaşmasına ve her yıl ülkeden bir kez ayrılmasına müsaade edilmesine ve dahi her seferinde kaçıp gitmeyi düşünmesine rağmen, porselenlerini yanında götürmesine izin verilmediği için bumerang gibi geri döner gözü gibi baktığı porselenlerine. Bu yüzden de ömrünün sonuna dek hem komünist devletin hem de koleksiyonunun tutsağı olarak yaşar. Ana fikir : “Bağlan ama bağımlı olma.” Ana fikrin baba fikri : “Her çeşit bağımlılık, ruhsal kölelik getirir.” / Grigory Petrov UtzUtz
UtzBruce Chatwin · Can Yayınları · 2024150 okunma
7/10
·152 syf.·
2024 16. kitabı
"1974 yılının Mart ayının 7'sinde, tan ağarmadan yarım saat kadar önce Kaspar Joachim Utz, Prag'daki Eski Yahudi Mezarlığı'na nazır, Široká Caddesi, No. 5 adresli apartman dairesinde zaten uzun zamandır beklenmekte olan ikinci bir krizle hayata gözlerini yumdu." Bu paragrafla başlıyor kitap, kitaba da adını veren baş kahraman Utz'un cenazesi ile, en başından ilginç bir hikâye olacağını ilan ederek. Her birimizin koleksiyonu olmuştur yaşadığımız süre içinde - misal benim peçete koleksiyonum vardı ve kimseye dokundurtmazdım. Meissen porselenleri koleksiyonu yapıyor ve İkinci Dünya Savaşı ile Çekoslavakya'daki Stalinizm yıllarından koruyor porselenlerini. Ve fakat baş kahramanımız Utz kitabın başında vefat ettiği için biz şehirde dolaşan hikâyelerin ışığında takip ediyoruz bu macerayı. Apolitik bir karakter olarak savaş dönemini bile yeni porselenler için açık bir kapı olarak gören ve kaçabilecekken kalabilmeyi seçip porselenlerini korumayı başaran yarı Alman yarı Yahudi olan Kaspar Joachim Utz'un hikâyesi ilgi çekici olsa da asla derinleşemedi kitapta anlatılanlar. Benim için kopuk ve takip etmesi kolay olmayan bir kitap oldu. Konusu itibariyle aklımda kalacak fakat anlatılış şekliyle bir miktar hayal kırıklığına uğradığım Utz'un muhteşem kapak tasarımı ise bizi hiç şaşırtmayacak bir isim: Utlu Lomlu.
UtzBruce Chatwin · Can Yayınları · 2024150 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2025 193. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2025 17:39
Utz Utz; tutkulu bir porselen koleksiyoneri olup 20’yy Çekoslavakya’sının sanat dünyasını anlatan bir kitap kahramanı. Aristokrat bir aileden gelen Utz’un babası Alman, annesi ise Yahudi’dir. Anneannesinin porselenleriyle tanışmasıyla birlikte porselenler hayatının amacı olan bir tutku haline gelir. Küçücük bir evde yaşarken bile bu tutkusundan vazgeçmez ve dünyanın sayılı koleksiyonlarından birinin sahibi olur. 1820-1970 yılları Çekoslavakyasını bir koleksiyonerin gözünden okuyoruz. Çekoslovakya‘nın siyasi baskı altındaki yıllarında bireyin özgürlüğünü, tutkusunu ve varoluşunu nasıl koruduğunu anlatan bir roman. Utz’un porselenleri, onun dış dini burçluğuna karşı kurulmuş bir özgürlük ülkesi gibi düşünülebilir. Romanın geçtiği dönem, Çekoslovakya’nın komünist rejim altında olduğu yıllar. Devletin kontrol ettiği bir dünyada,Utz’un bize verdiği mesaj; sistem bedenimi sınırlayabilir ama ruhumu değil. Kısa ve yoğun bir kitap olup; sanatın, koleksiyonculuğu ve bireysel özgürlüğün politik baskı altındaki bir ülkede nasıl değer kazandığını anlatıyor. Utz; insanın dış koşullar ne kadar zor olursa olsun iç dünyasını bir özgürlük yaratabileceğini bize fark ettiriyor.
UtzBruce Chatwin · Can Yayınları · 2024150 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2024 29. kitabı
Utz / Bruce Chatwin İkinci Dünya Savaşının başlarında doğan Bruce Chatwin’in gazetecilik, yazarlık, empresyonist resim uzmanlığı ve hatta gezginlik gibi birçok mesleği var. Hatta edebiyat çevreleri
UtzBruce Chatwin · Can Yayınları · 2024150 okunma

Yazar Hakkında

Bruce ChatwinYazar · 4 kitap
Charles Bruce Chatwin (d. 13 Mayıs 1940, Sheffield – ö. 18 Ocak 1989, Nice), İngiliz romancı ve gezi yazarıdır. On the Black Hill (1982) isimli romanı James Tait Black Hatıra Ödülü ile ödüllendirilmiştir. Chatwin, HIV ile ilişkilendirilmiş AIDS nedeniyle ortaya çıkan rahatsızlıklar sonucu hayatını kaybeden ilk ünlü Britanyalı erkeklerden birisidir. İlk yıllar Bruce Chatwin 1940 yılında Sheffield, İngiltere'de bulunan bir ebe evinde dünyaya geldi ve Sheffield yakınlarındaki Dronfield kasabasında bulunan, annesinin ebeveynlerinin evinde büyüdü. Annesi Margharita (kızlık soyadı Turnell), Chatwin'in babası, Charles Chatwin, Royal Naval Reserve'de görev yapmaya başlayıp ülke dışına gönderildikten sonra söz konusu eve taşınmıştı. Babası kendileri ile kalırken Barnt Green, Worcestershire'de yaşamaktaydılar. Chatwin'in ilk çocukluk yıllarında (annesi ve Chatwin) yeniden, bir avukat olarak görev yapan babası ile West Heath, Birmingham'da yaşamaya başladılar. Bruce Chatwin, Wiltshire'da bulunan Marlborough College isimli okulda eğitim gördü. Sanat ve arkeoloji 1958 yılında Marlborough College isimli okuldan ayrıldıktan sonra Chatwin, isteksizce Londra'ya taşındı ve Sotheby's'in müzayede evinin sanat departmanında bir hademe olarak çalışmaya başladı. Görsel sanatlardaki becerileri sayesinde kısa sürede sivrildi, Sotheby's'in izlenimci sanat eksperi oldu. İlerleyen yıllarda şirketin yöneticisi konumuna da geldi. 1964 yılının sonlarında başlayan ve işini bütünüyle yapmasına engel olan görme sorunları baş gösterdi. Göz uzmanı Patrick Trevor-Roper, kendisine gizli şaşılık teşhisi koydu ve Sotheby's'de yaptığı işe en az altı ay ara vermesini önerdi. Trevor-Roper, o sıralarda henüz inşa edilmekte olan bir göz hastanesinin tasarımı için Addis Ababa'da yaşamakta idi, Chatwin'i de Doğu Afrika'ya davet etti. 1965 yılının Şubat ayında Chatwin, Sudan'ı ziyaret etti; geri döndükten sonra sanat dünyası ile ilişkisi sona erdi ve tüm ilgisiniarkeolojiye çevirdi. 1966 yılının yazında Sotheby's'den ayrıldı. 1966 yılının Ekim ayında Edinburgh Üniversitesi'nde arkeoloji okumaya başladı. İlk yılının sonunda, üstün çalışmaları sonucunda, Wardrop Ödülü'nü kazanmasına rağmen akademik arkeolojinin titizliğini yorucu bulduğunu ifade ederek ikinci yılının sonunda henüz bir lisans almadan okulu bıraktı. Edebi kariyeri [Bu alt başlık Temmuz 2014 tarihinden beri geliştirilmeye ihtiyaç duyuyor.] Bu alt başlığın geliştirilmesigerekiyor. Tarzı ve etkilendikleri Çoğunlukla, Chatwin'in doğuştan gelen tok ve özlü hikâye anlatma biçimi övülmektedir. O, eserlerinde; gerçek kişi, yer ve olayları kurgusal yer ve anekdotlar içerisinde eleştirmektedir. Hakkında yazdığı insanlar bazen kendilerini tanıdı ve kendi kültür ile davranış kalıplarının yazar tarafından eleştirilmesini onaylamadılar. Chatwin, neleri kaçınılmaz ikilemler olarak gördüğü konusunda felsefi bir düşünce tarzına sahipti, tasvirlerinin gerçekliğin sadık temsilcileri olmasını amaçlamadığını savunmakta idi. Biyografi yazarı Nicholas Shakespeare'e göre, Chatwin, "gerçekliğin yarısını değil, bir gerçeklik ve bir yarıyı anlatmaktadır." Kişisel yaşamı Bruce Chatwin'in 26 Ağustos 1965 tarihinde, (John Jacob Astor'un soyundan gelen) Elizabeth Chanler ile evlenmesini pek çok arkadaşı şaşkınlıkla karşılamıştı. Chatwin, o sıralar bir sekreter olan Chanler ile Sotheby's'de çalışırken tanışmıştı. Bir biseksüel olan Chatwin'in cinsel yönelimi karısı tarafından biliniyor ve kabul ediliyordu. Bir çocuk sahibi olmayan çift, evliliklerinin on beşinci yılında Chanler'in isteği üzerine boşandı ve Ozleworth, Gloucestershire'de bulunan çiftlik evini sattı. Nitekim, yaşamının son yıllarında yeniden bir araya geldiler. Biyografi yazarı Nicholas Shakespeare'e göre Chatwin'in evliliği bekârlıktan farksız idi. Shakespeare Chatwin'i, biseksüel bir erkekten daha çok homoseksüel bir erkek olarak tanımlamaktadır, buna rağmen biyografisinde az sayıda kadınla aralarında yaşanan cinsel ilişkilerden de söz edilmektedir. Chatwin, gezi yazarı kimliğinin yanı sıra bir sosyete mensubu olarak da bilinmekteydi. Arkadaş çevresi oldukça geniş idi, arkadaş çevresi ile söz konusu arkadaş çevresinin tanıdıkları arasında misafirperverliği ve korumacılığıyla tanınıyordu. Penelope Betjeman —ödüllü şair John Betjeman'ın karısı—, kendisine Galler'da rehberlik yaptı; rehberliği sayesinde, 1982 yılında yayınlanacak On the Black Hill isimli kitabın temelleri atılmış oldu. Tom Maschler, o sıralar yazara finansal kaynak sağlayan yayıncı, kitabını tamamlaması üzere Chatwin'e evini ödünç verdi. Burada yaşarken Chatwin, Mora Yarımadası, Yunanistan'da bulunan Kardamili yakınlarındaki Patrick Leigh Fermor'un evini de ziyaret etmeye başladı. Jasper Conran, öne çıkan sevgilileri arasındaydı. Çoğunlukla (kendi ismiyle de üretilen) ünlü Fransız Moleskine not defterlerini kullanmaktaydı. 1986 yılında Bruce Chatwin serisinin üretimi durdurulduğunda alışveriş yaptığı kırtasiyede bulunan bu seriye özgü tüm defterleri kendisi satın almıştı. Alman yönetmen Werner Herzog, 1984 yılında yayınlanan filmi Yeşil Karıncaların Düş Gördüğü Yer için Avustralya'da çalışırken Bruce Chatwin ile tanışmıştır. Chatwin'in The Songlines isimli kitabı için Avustralya'da bulunduğunu öğrendiğinde Herzog, kendisini aradı. Herzog, Chatwin'in kendisine duyduğu hayranlığı dile getirmekte, Chatwin'in buluşmaya Herzog'un Vom Gehen im Eis isimli kitabının İngilizce çevirisi ile geldiğini ifade etmektedir. İkisinin de macera ve hikâyeler olmaya yatkın olmaları sonucunda kısa sürede kaynaştılar. Herzog'a göre iki gün boyunca hiç durmadan konuştular ve birbirleri ile hikâyelerini paylaştılar. Herzog, Chatwin için "tıpkı benim gibi her şeyi en az üç defa anlattı," dedi. Ölümüne yakın iken Chatwin, Herzog'a deri sırt çantasını verdi ve "Şimdi buna ihtiyacı olan kişi sensin çünkü hala yürüyebiliyorsun," dedi. 1987 yılında Herzog, Chatwin'in Ouidah Naibi (1980) isimli romanından uyarlanan Yeşil Kobra isimli filmi yayınladı. Film, Batı Afrika'da çalışan kurgusal Brezilyalı bir köle tüccarının, Francisco Manoel da Silva, yaşamını konu almaktaydı. Filmin çekimleri Brezilya, Kolombiya ve Gana'da yapıldı. Ölümü 1980 yılında Chatwin'e HIV teşhisi konuldu. Virüsün kendisine nasıl bulaştığına dair çeşitli tahminleri vardı: Dahomey'de toplu tecavüze uğramıştı; fotoğrafçı Robert Mapplethorpe'un finansör ve sevgilisi Sam Wagstaff da virüsü kendisine bulaştırmış olabilirdi. Chatwin, Britanya'da bu hastalığa yakalanan ilk ünlü insanlardan birisi idi fakat hastalığını tipik egzotik bir yalan ile —rahatsızlığının nadir belirtilerini Çin'de kendisini ısıran bir yarasadan kapmış olabileceği mantar hastalığı olarak niteledi— gizlemeye çalıştı. AZTtedavileri hastalığı iyileştirmemekle birlikte psikoz nöbetlerine sebep oldu. Durumu hızlı bir şekilde ağırlaşan Chatwin, karısı Elizabeth Chanler ile birlikte eski sevgilisi Jasper Conran'ın annesi Shirley Conran'ın Güney Fransa'daki evine taşındı. Son aylarında karısı ve Shirley Conran kendisinin bakımı ile ilgilendiler. Chatwin 18 Ocak 1989 tarihinde, kırk sekiz yaşındayken Nice'de öldü. Cenaze töreni Batı Londra'da bulunan Saint Sophia Rum Ortodoks Kilisesi'nde gerçekleştirildi. Tören katılımcıları arasında bulunan Chatwin'in yakın arkadaşlarından Salman Rüşdi için fetva, törenin gerçekleştirildiği gün çıkarılmıştı. Amerikalı gezi yazarı Paul Thereoux da törene katıldı, bir konuşma yaptı ve Granta isimli dergide Chatwin hakkında bir yazı yayınladı. Romancı Martin Amis de Visiting Mrs. Nabokov isimli antolojisinde bulunan "Salman Rüşdi" isimli makalede cenaze töreninden söz etmiştir. Chatwin'in külleri Kardamili, Mora Yarımadası yakınlarında bulunan bir Bizans şapelinden saçılmıştır. Söz konusu yer, kendisinin akıl hocalarından biri olan Patrick Leigh Fermor'un evine oldukça yakın idi. Eserleri Patagonya'da (1977) Ouidah Naibi (1980) On the Black Hill (1982) The Song Lines (1986) Porselen Delisi Utz (1988) What Am I Doing Here (1988) Photographs and Notebooks (1993) Anatomy of Restlessness (1997) Winding Paths (1998)