8/10
·162 syf.··
Beğendi
·
2024 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2024 22:21
(arkakapakyazısından) “Kendi kendini eğiten insanın hikâyesi olan Hayy bin Yakzân, Ortaçağ’ın en önemli dinî-felsefî eserlerinden biri sayılmaktadır. İbranice, Latince, Flamanca, Fransızca, Almanca, İngilizce çevirileriyle XVII. Ve XVIII. Yüzyıl Avrupası’nın en popüler eserlerinden biri olmuş, Avrupa edebiyatında azımsanmayacak bir iz bırakmıştır.” İbn Tufeyl, 1106 – 1186 yılları arasında Endülüs’te yaşamış, ünlü bir hekim, filozof, matematikçi ve şair. On parmağında on marifet taşıyan yazarın, yaşadığı dönem olan 12. Yüzyılda yazdığı bu eserin, yazılmasından yüzyıllar sonrasında, 17 ve 18. Yüzyıl Avrupa’sında pek çok dile çevrilmesi, bir de üstüne, epeyce de ses getirmiş olması ilgimi çekti ilk etapta. Arapçadan dilimize çevrilen kitabın giriş bölümünde, 20 – 25 sayfalık bir içerik incelemesine yer verilmişti. Ana metine geldiğimizde ise, bir ceylanın annelik edip büyüttüğü Hayy adında bir kahramanın aşama aşama kendini ve içinde yaşadığı dünyayı keşfetme ve anlamlandırma süreci anlatılıyordu. Bu anlatımda: İnsanın kökeni, Ruh, Canlıların ortak ve birbirinden ayrılan özellikleri, Doğum, Ölüm, Doğanın unsurları, Doğa – insan ve doğa – diğer canlılar ile ilgili gözlemlerinden bahsediliyordu derinlemesine. Hayy, bu gözlemleri yaparken, kendi türünün diğer canlılardan farkının üstün aklı ve fikri sayesinde sadece yaşamını sürdürme ile sınırlı kalmadığını, duyguları, düşünceleri, en önemlisi de aklı ile yaşamını zaman içinde yavaş yavaş şekillendirdiğini belirtmisti. Bunu yaparken de, fen bilimleri, sosyoloji, felsefe konularının temel kavramlarını, o alanda sözü gecen Aristoteles, İbni Sina, Gazali gibi duayenlerin değerli fikirleriyle destekleyerek sunuyordu. Bana en ilginç geleni ise (belki de bilgi eksikligim olabilir ama), insan ihtiyaçlarını Maslow’un
Hayy Bin Yakzânİbn Tufeyl · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,219 okunma
İnsanlar davranışlarınla yargılar Tanrı ise kalbinle. (Muhammed Ali)
Puan vermedi·159 syf.··
2024 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2024 01:18
Medeniyetlerin gelişmişliğini değerlendirmek subjektif bir konudur ve birçok faktöre bağlıdır. Ancak tarih boyunca birkaç medeniyet büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Örneğin, antik Yunan, Roma, Çin, İslam ve Orta Çağ İslam dünyası gibi medeniyetler geniş bilim, sanat ve kültürel katkılarda bulunmuştur. Bu nedenle, en gelişmiş medeniyetin belirlenmesi kişisel görüşlere ve ölçütlere dayanır. Her bir medeniyetin kendi alanında önemli katkıları olmuştur. Önemli olan, farklı medeniyetlerin tarih boyunca birbirleriyle etkileşimde bulunarak insanlık tarihine zenginlik kattığı gerçeğidir. İmam Gazali 1058 yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğdu. İlk öğrenimini Ahmed bin Muhammed er-Razikani’den almıştır. Buradaki eğitiminin ardından Cürcan şehrine giderek Ebu Nasr el-İsmaili'den dersler almıştır. Daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüştür. Bu dönemde itikadi düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'ari’den, ameli görüş olarak ise Şafii'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveyni 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gitti. Bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin Baş Müderrisliği’ne tayin edildi. Burada kısa sürede büyük bir saygınlık kazanan Gazzali Sufizm'e yönelerek bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki görevini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a Şam'da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında Hac'a gitti. Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet (toplum yaşamından kaçarak tek başına yaşama) yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye
Müslümanca Bir Hayatİmam Gazali · Semerkand Yayıncılık · 20142,192 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·168 syf.··
2021 4. kitabı
9. yüzyılda Yunanca’dan Arapça’ya çevrilen 'Salaman ve Absal' öyküsü, başta İbn Sina'nın 'Hay bin Yakzan'ı olmak üzere birçok İslam düşünürünün yapıtlarına kaynaklık etti. Hay Bin Yakzan 12. yüzyılda Endülüslü filozof ve bilim adamı İbn Tufeyl (1106-1186) tarafından yazılan felsefi romandır. Kitabın diğer adı Esrarü’l Hikmeti’l Meşrikiye’dir. Hay bin Yakzan ilk felsefi roman ve ilk robinsonad. Tanpınar'ın deyişiyle “Müslüman âleminin tek romanı”. 14. yüzyıldan başlayarak bellibaşlı Avrupa dillerine çevrildi; Defoe, Bacon, Spinoza ve More gibi pek çok düşünür ve sanatçı üzerinde etkili oldu. “Uyanığın Oğlu Diri” anlamına gelen Hay Bin Yakzan’da ıssız bir adada tek başına büyüyen Hay’ın kendi imkânlarıyla gerçeği arama çabası ele alınır. Hay, tabiatla baş başa her türlü dış etkiden uzak bir ortamda varlığın sırlarını keşfeder. İnsanlardan ve dinden habersiz bir şekilde bu adada kâinatı, yaratılışı, hakikati özümseyerek Mutlak Varlık’a ulaşır. İbn Tufeyl bu eserde şu üç temel sorunu çözümlemeyi amaçlar: 1. İnsan kendi başına, hiçbir eğitim ve öğretim görmeksizin, doğayı inceleyerek düşünme yoluyla “insan-ı kâmil” aşamasına ulaşabilir. 2.Gözlem, deney ve düşünme yoluyla elde edilen bilgiler, vahiy yoluyla gelen bilgilerle çelişmez, yani felsefe ile din arasında tam bir uygunluk vardır. 3.Mutlak bilgilere ulaşmak, bütün insanların üstesinden gelebileceği bir şey değildir. Yüce gerçekliklere ulaşmak, bireysel bir olaydır. Kısaca ifade edecek olursak İbn Tufeyl’in felsefesi, rasyonel düşünceden yola çıkarak keşif ve ilhama ulaşan ve bu nedenle son noktada tasavvufla buluşan bir mutluluk yoludur. Hay Bin Yakzan bu yolculuğun somutlaşmış öyküsüdür.
1000Kitap
Hay bin Yakzanİbn-i Sina · Yapı Kredi Yayınları · 20246,3bin okunma
İmâm Gazâlî’nin İhyâ Hareketi
Puan vermedi·264 syf.··
2021 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2021 10:58
İmâm Gazâlî’nin İhyâ Hareketi ✿ ✿ ✿ İslâm âlimi, filozof, mutasavvıf, müderris, Hüccetü'l İslâm ve Zeynüddin lakaplarıyla Ebû Hâmid Gazâlî (1058-1111), İslâm düşüncesi ve imanın bütünlüğünü koruma görevini yüklenmiş bir düşünür olarak karşımıza çıkar. Din araştırmaları dersleri veren Kenneth Garden, on ikinci ve on üçüncü yüzyıllarda Kuzey Afrika ve Endülüs’te tasavvufun gelişimi konularına yoğunlaşan bir çalışma yapmaktadır. Bu çalışmalarından bir örneği: “İslâm’ın İlk Müceddidi - Gazâlî ve İhyâu ulûmi'd-dîn’i” adlı kitabıdır. Kenneth Garden, 1998’de Endülüs tarihi hakkında bir tez konusu bulmak için Madrid'e gitmesiyle burada ki İspanya Bilimsel Araştırmalar Yüksek Konseyi üyesi Maribel Fierro, Kurtuba'da 1109 yılında yakılan Dinî İlimlerin İhyâsı hakkında çalışma yapmasını tavsiye eder. Yazar, bu bilgileri aktarırken İmâm Gazâlî hakkında bu güne kadar sadece onun ruhî bir buhran sonucunda sûfî olduğunu, İhyâ'nın tasavvuf hakkında ansiklopedik bir eser olduğunu, bu bilgilere sahip olduğunu belirtir. Yazarın asıl merak ettiği konu Murâbıtların hâkimiyeti altındaki Endülüs’ün din adamları tarafından İhyâ kitabı neden yakıldı, yakıldıysa bu durum kendine has dinî dinamiklerinin ne olduğunu gösteren büyük bir sıradışılık olmalıydı. Bu konu yazarın çevresinde ki uzmanlardan destek almasıyla bir çalışma haline geldi. Kitap Hakkında Kenneth Garden, “İslâm’ın İlk Müceddidi” kitabı üç kısımdan oluşur. Bunlar: “İhyâ'dan Önceki Gazâlî”, “Dinî İlimlerin İhyâsı” ve “İhyâ’yı Dünyaya Tanıtmak”. Birinci kısım, Ebû Hâmid Gazâlî hakkında biyografisi, dönemin toplumsal yapısı, devlet yönetimi konuları inceler. Garden, kitabın anlaşılması bağlamında Gazâlî’nin devlet, toplum olgularına karşı görev ve etkisi hakkında tarihsel bir okuma sunar. Gazâlî’nin çağının siyasi
Felsefe-Düşünce
İslam’ın İlk MüceddidiKenneth Garden · Klasik Yayınları · 20204 okunma
9/10
·128 syf.··
2020 136. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2020 11:15
Merhaba değerli arkadaşlar.Alegorik ve felsefik bir kitapla geldim. Dolu doluydu. Öyle ki 170 sayfanın her sayfasını çize çize okudum desem yeridir. Geniş bir tahlil yapacağım, koltukları geriye yaslayın . Hay bin Yakzan'nın (Ruhun Uyanışı) kapağından gördüğünüz üzere kitapta iki düşünür var:biri İbn Sina,diğeri İbn Tufeyl.İbn Sina'nın öyküsü çok kısa, ibn Tufeyl'in öyküsü uzun ve bir roman formatında(yazılmış ilk felsefik, alegorik ve robinsonad roman).İki öykü de yunan antik geleneğinde rastlanan Salaman ve Absal öyküsünden yola çıkarak yazılmış. . İslam dünyasının en önemli filozoflarından, İşraki (aydınlanma)felsefesini Endülüs'te temsil eden İbn Tufey 1106-1186 yılları arasında yaşamıştır.Dönemin sultanının danışmanlığını ve hekimliğini yapan düşünürün kütüphaneler dolusu kitap okuduğu;gökbilimleri,felsefe ve tasavvuf alanında uzmanlaştığı bilinmektedir. . Eserde,dönemin filozoflarını derinden meşgul eden,üç konu irdelenmiştir: 1.insan nefsi ile faal akıl birleşebilir; hiçbir eğitim olmasaydı bile yaratıcıya ulaşılabilirdi.2.Gözlem,deney ve düşünme yoluyla elde edilen bilgiler vahiyle çelişmez, yani din ile felsefe arasında uygunluk vardır.3.Mutlak bilgilere ulaşmak tüm insanların başarabileceği bir şey değidir;İnsan-ı Kâmil'e ulaşmak bireyseldir. . Issız bir adada insanlardan soyut bir şekilde tabiatın kucağında yetişen Hay bin Yakzan,aklının yetkinliğini kullanarak,doğayı müşahede ederek,nesnelerin niteliğinden, varlığın ötesinde bir metafizik varlık bulunduğu düşüncesine ulaşır.Nihayet aklî meleklerle ve manevi bir takım tecrübeler sayesinde Yaradan'a ulaşır. . Çıktığı dönemde ortalığı kasıp kavurmuştur.14.yüzyıldan beri Avrupa dillerine çevirilmiş;Bacon,Spinoza ve More gibi pek çok düşünür ve sanatçının üzerinde etkisi olmuştur.Türkçe'ye çevrilmesi ise ne
Hay Bin Yakzanİbn Tufeyl · Palto Yayınevi · 20142,219 okunma