Korkmayın kimse ölmez benimgibi bir daha
Birkaç yüzyıl geçince taklidim elbet çıkar
Sırtıma yüklenen bu küstah pişmanlıklar
Radyoda yayın olur
Belki bir gün.
Ortanca olmak makus talihin bir tezahürü müydü?Yoksa aşılması güç bir sınav mı?
Ortanca olmak uzayda bağırmaya çalışıp sesini kimseye duyuramamanın vücut bulmuş hali miydi?Yoksa sükuta bürünmüş buhranlarin kalesi miydi?
Yanağımdan inen özlem kokulu damlalar temas ettiği zeminde Ah" diyen pişmanlıklara dönüyordu.Artık geç kalmıştım.
Sen nasıl da narin ve kırılgandın ruh aleminde.Seni hissediyor ama dokunamıyordum.Ben aslında seni hiç hissetmemişim.Gerçek seni fark ettimde ise... Artık çok geç.
Sen olmana izin vermemiş çevrende sınırlarla kuşatıldığında bir sınırda ben eklemiş,kendimce sana iyilik yapmıştım.Bilmiyordum hayatımın en büyük hatasıymış.Silinmez faber castelllerle çiziktirdiğim sınırlara çarpa çarpa büyümüş ve çokça nefessiz kalmışsın.Nefes alamayınca ne yaptın? Bunu sormaya hakkım yok değil mi?özür dilerim.
Ben kimliğime o kadar dalmışım ki biz diyebilmek aklımın ucundan bile geçmedi.Şaka gibiyim.Nasıl da kaybolmuşum bencilliğin gölgesinde tek başına verdiğin mücadeleden bihaber.
Sen hep gözden kaçan bir detaymışsın.Ortanca olmak hep gözden kaçmakmış.Hep kuytu bir yerlerde hep ikinci planda...
Kurduğun tamamlanmamış her cümlende saklı bir yaran varmış.Susmalarının alttan almalarının ruhunda açtığı girdaplari bilememişim.Artık biliyorum.Seni bu hale sokan tüm nedenlerden nefret ediyorum.
Başta kendimden... İnsanın kendinden nefret etmesi çaresizliğin zirvesi değil de nedir?Zirvede çökmüşüm, elimde pişmanlıklarım.
Özür dilerim.
Makus talih falan değil,hepsi benim eserim.
Gözlerini kapattın diye hicbir şey silinip gitmez.Bu bir yana ,gözlerini bir sonraki açışinda her şey daha da kötüleşir.Biz işte böyle bir dünyada yaşıyoruz Nakata.
Adam gibi gözlerini aç! Göz kapamak korkaklarin işidir!