Semra Ok

Semra Ok
@1280_
Ilgaz'ın annesi
Emekli
Lise
Edirne
instagram @karabulut_ok
113 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·124 syf.··
2021 47. kitabı
"Yolda yürürken, tanıdık, eş, dost, akraba, bir sürü insana rastlıyorsunuz. Kimine Ermenice "pariluys", kimine Arapça "selamünaleyküm" diyorsunuz; akşam, kireç, harç, badana, boya karışımı elbisenizle işten dönerken de, yine kimine Ermenice "parirgun", bazılarına Türkçe "iyi akşamlar", başkalarına da Kürtçe "evarete ğher" diyip, omzunuzda taşıdığınız kocaman karpuzunuzla eve giriyorsunuz..." Mıgırdiç Margosyan, 1940.lı yılların Diyarbakır'ında, Kürtlerin, Türklerin, Ermenilerin, Keldanilerin, Süryanilerin, yani birçok etnisitiyenin bir arada kardeşçe yaşadığı günlerin öyküleriyle buluşturuyor 1988 Eliz Kavukçuyan Ödülü'nü almış kitabıyla. Ermenilerin yaşadığı mahalle olan Hançepek yani Gâvur Mahallesi yazarımızın da çocukluğunun geçtiği yerdir. Günlük yaşam telaşlarından gelenek göreneklerine, bayramlarına, doğumlarına, cenazelerine, küçelerde yaşanan aşklara sevdalara dair öyle zenginlikler sunuyor ki, hayıflanıyorsunuz, derin bir iç çekiyorsunuz, gözleriniz doluyor, tarihe lanet okuyorsunuz Kilisenin çan sesiyle ezan sesinin birbirine karıştığı, dillerin birbirine kaynaştığı, bayramın seyranın birlikte kutlandığı, toplanan buğdayların Kürt-Türk-Ermeni demeden birlikte ayıklandığı, Halil İbrahim bereketiyle yenmesi için hep birlikte dualar edildiği, ayrılığın gayrılığın olmadığı yerdir Gâvur Mahallesi. Bizim Oralar der yazar Diyarbakır için. Vatanım der. Gün gelmiş evinin direklerini Türkçe saymış 1, 2, 3, 4, 5, 6; kimi zaman Ermenice meg, yergu, yerek, çors, hink, vets; kimi zaman da Kürtçe yek, dü, se, car, penç, şeş... diyerekten. Kimi zaman dama oynarken iki Ermeni, dillerini unutup Zazaca konuşmuş, kimi zaman da Kürtçe... Kardeşlik, dirlik, birlik olmuşlar yüzyıllarca Mezopotamya'da... Güneş eşit ısıtmış damlarını, yağmur eşit yağmış bahçelerine; birlikte
Gavur MahallesiMıgırdiç Margosyan · Aras Yayıncılık · 20001,058 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Semra Ok

, bir kitap okudu
Puan vermedi·124 syf.··
2021 47. kitabı
Mıgırdiç Margosyan
8.5/10 · 1.058 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2021 46. kitabı
"Benim hayatım, dedi, doğumumdan yarım asır önce, Boğaz kıyısında, hiç görmediğim bir odada başladı. Bir felaket yaşandı, bir çığlık koptu, delilik dalga dalga yayıldı ve bir daha da durmadı. Öyle ki ben dünyaya geldiğimde, çürüme çoktan hayatımı sarmıştı." Tarihe meraklı bir genç, 1976 Haziranı'nda, Paris'te metroyla yolculuk ederken, tarih kitaplarında gördüğü ve belleğinde yer eden fotoğraf karesindeki kişiyle karşılaşır: Bu kişi, 2. Dünya Savaşı'nda Kadim Topraklar'dan gelip, Avrupa'da Direniş saflarında savaşıp, ülkesinde kahraman gibi karşılanan İsyan Kitabdar'dır. 4 günlüğüne Paris'e gelmiştir. Gençle arasındaki diyalog geçmişe götürür O'nu. Ve başlar hüzün dolu hikâyesini anlatmaya... Doğu'ya hükmetmiş bir ailenin parçasıdır. Tahttan indirilen hükümdar cinayet mi, intihar mı bilinmez odasında ölü bulunur. Üzerine titrediği kızı İffet bu manzara karşısında aklını yitirir. Acem ailesinden hekim Kitabdar çağırılır. Kitabdar İffet'i önceden görmüş ve meziyetleri karşısında çok etkilenmiştir. Tedavisi yıllarca sürecektir. Adana'ya götürür, evinde tedavisine devam eder, üzerine titrer İffet'in, evlenir de. Çocukları olur. Doğacak çocuk kahramanımız İsyan'ın babasıdır. Lalalarla, özel hocalarla eğitim verilir, üzerine titrenir Kitabdarların konağında babasına. Babası, fotoğraf kulübünde tanıştığı Nubar adlı Ermeniyle çok sıkı dost olur. O yıllar ki, Türkle Ermeni arasındaki bağlar alışılmışın dışındadır. Ama onlar kararlıdır, hep dost kalacaklardır. Adana'da ayaklanmalar baş gösterir. Ermeni mahallesi talan edilir. 6 yıl sonra olacak büyük katliamın habercisidir bu talan. Nubar ve ailesi kaçmayı başarır ve babasının evine sığınır. Kaçamayanlar ya ölür ya da sürgüne yollanır. Nubar'ın kızıyla evlenen babanın 3 çocuğu olur. Çocuklardan ortancasının adını İSYAN
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,1bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2021 45. kitabı
"Bir kadın olarak yeryüzünde rahat edemediğim için buradayım ve dibine kadar feministim. Bunun anlamını öyle aman aman bilmesem, üzerine kitaplar, bildiriler yutmadan bile öyleyim. Öyle olmalı yani. Arkadaşlarım küfrediyorlardı çünkü bu dünyayla başka türlü nasıl baş edilir onlar da bilmiyorlardı. Ama ben burada kendime geleceğim. Onların böyle bir şansı olmadı..." Rant uğruna dikilen ruhsuz binaların çepeçevre kuşattığı Cihangir semtinde gözünü açar Ağaçtaki Kız... Tıpkı, kendinden 3 kuşak önceki büyükleri gibi. İlgisiz bir baba, babasının psikolojik şiddetinden mustarip mutsuz bir annenin çocuğu olarak, çoğunluk babaannenin ve halanın yanında kişiliği gelişir. Okul döneminde Derin ve Pembe adında iki kız arkadaşıyla olan sıkı dostluk bağları, onları mücadele ekseninde de bir araya getirir. Gezi isyanında gencecik pırıl pırıl gençlerin kurdukları çadırlarda 3 arkadaş da vardır. Herkes gibi onlar da nasibini alırlar, gaz fişeklerinden, tomalardan sıkılan zehirli sulardan vd... Sonrasında savaş mağduru Kürt çocuklarına oyuncak ve kitap götürecek kafilenin içinde yer alırlar. Eğer gidecekleri gün annesi sinir krizi geçirmeseydi, Deniz, yani Ağaçtaki Kız da canlı bomba tarafından paramparça edilen yoldaşlarıyla aynı kaderi yaşayacaktır. Günlerce kendine gelemez. Derin ve Pembe'nin katledilişinden sonra iyice yalnızlaşan Deniz'e yeryüzündeki hayat o kadar kırıcı gelir ki, okaliptüs, defne, çam, çınar gibi ağaçların tepesine çıkıp, orada yeni bir hayat kurmak isteyecek kadar... Ve Gülhane Parkı'nda bir ağacın tepesine bulunan leylek yuvasını evi belleyip yeryüzüne bakarken, parktaki çeşit çeşit ağaçlar "anne şefkatiyle" sarıp sarmalamışken, kendi gibi yaralı bir gençle, Yunus'la yolları kesişir... O kadar argo kelime ve küfre rağmen hüzün barındıran bir kitap Ağaçtaki
Ağaçtaki KızŞebnem İşigüzel · Can Yayınları · 2016338 okunma