Semra Ok

Semra Ok
@1280_
Ilgaz'ın annesi
Emekli
Lise
Edirne
instagram @karabulut_ok
113 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·320 syf.··
2021 44. kitabı
"...Her uzvum tamamdı fakat ben eksiktim. Kimsenin omzuna dokunmamıştı elim. Omuz vermeden, gözyaşı silmeden, kalp ısıtmadan, el uzatmadan, dünyaya da içindekilere de zerrece dokunmadan, çoktan sönmüş bir ruh gibi yaşayıp gitmiştim... Hiçbir çığlığa yankı vermemiş, ne vakit bir yaraya denk gelsem, kabuk sandığım sessizliğin ardına gizlemişim. Sessizlik, susanların yükselttiği derin bir uçurumdu. Kıyısına geldiğimde, gücümü toplayıp da buradayım diye bile seslenememiştim. Bu yüzden suçlu, bu yüzden yenik, bu yüzden zayiydim. İlk günahımın kıymeti yoktu. Ben, en sık işlediğim günahla, suskunluğumla mimlenmiş, kolumdaki uyuşuklukla mühürlenmiştim..." Yaşı henüz 29 olan Adalet ölümcül bir hastalığa yakalanır. Düşünmeye başlar işlediği ilk günahları, kırdığı kalpleri, söylediği yalanları, çevirdiği dolapları... Ve Mahsun gelir aklına. Kapıcı Rüstem amcanın oğlu. Her zaman elindeki tek gözlü oyuncak ayıyla apartmanın merdivenlerine oturup etrafına donuk donuk bakan, söylenenleri anlamakta zorluk çeken, mahallenin çocuklarının oyunlarına almadıkları Mahsun. Ve Mahsun'un direnmesine rağmen, ayısı Muhlise'yi bir gün zorla alır Adalet. Bir daha da geri vermez. Evet, ilk gerçek suçu 4 yaşındayken oyuncak ayıya el koymaktır. Yıllar sonra, Mahsun'a bir özür borcu vardır Adalet'in. Macera da böylece başlar. Mahsun'u aramaya koyulur Adalet. O il bu il derken, hayli meşakkatli yolculuklardan geçer. Tek sırdaşı, yolculuğuna eşlik eden Hülya'dır. Adalet'in bir de gazetelerden kestiği haberleri yapıştırdığı defteri vardır. Hatta birçok ili de o gazete kupürlerinden bilir. Sadi Seber adında bir genç, adeta "Hızır" gibi dahil olur yolculuk macerasına. Birlikte yerler, birlikte içerler, birlikte iz sürerler Mahsun'a ulaşmak için. Adalet, kendini yıllarca yalnızlığın içine hapsetmiş,
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Semra Ok

, bir kitap okudu
Puan vermedi·320 syf.··
2021 44. kitabı
Nermin Yıldırım
8.5/10 · 11,5bin okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2021 43. kitabı
"Otuz yıl mı oldu? Buraya gelip Elif'in mezarını bulduğunda onun yan tarafındaki boşluğu kendisine ayırmış, biraz toprak yığmış, başına da yazısız, çıplak bir taş dikmişti. Daha o gece hayatını burada sürdüreceğini ve burada öleceğini anlamıştı. Kendisine ayırdığı boş mezarın yanından geçenler o toprakta bir ölünün cesedi var sanırken aslında bir dirinin ruhunun yattığını bilmiyorlardı... Her sabah Elif'in mezartaşının gölgesi servi gibi uzayıp beyaz mermerin üzerine düşerdi ve Avdo'ya o gölge yeterdi." Doğduğu yeri ve yılı bilmeyen, annesini en son bir pazar yerinde hatırlayan, o günden sonra annesini bulmak için şehir şehir dolaşan Avdo, Mardin'e geldiğinde tarihler 1939 yılını göstermektedir. Mezarcı Josef Usta ile tanışır. Ustadan el alır. Mezartaşı yontmayı öğrenir. Her gittiği şehirde birçok dil öğrenen Avdo zaman içinde hünerli bir usta olur. Hayat onu Mardin'den Haymana Ovası'nın Konak Görmez köyüne savurur. Elif'e tutulur. Elif ağanın oğluyla nişanlıdır. Gönül ferman dinler mi? Kaçacakken Elif'le pusuya düşürülür. Cezaevi günleri başlar. İdamını beklerken af çıkar, Merkez Efendi Mezarlığı'nda hem işliği hem de tek göz odası olan evinde, ustasının yadigârı köpeği Toteve'yle yeni bir yaşam sürmeye başlar. Sisli puslu bir günde Reyhan hayatına girer. Reyhan'la Avdo'nun karşılaşması kader midir, kaderse eğer, Avdo'nun "mülteci" yüreği "yaşlı taşların, ot bürümüş mezarların arasında" nelere gebedir, bundan sonrası karışık bir hikâye. Burhan Sönmez, bizi öyle bir gezintiye çıkarıyor, öyle bir bellek tazeletiyor ki, diline hayran kalmamak elde değil. Dersim tertelesi, Osmanlı Devleti'nin Alevilere yaptıkları katliamlar, Deniz Gezmiş'lerin idamı, üniversite gençliğinin sisteme, emperyalizme karşı verdikleri mücadeleler ve tarihsel süreçteki birçok olay satırlar
Taş ve GölgeBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 2021946 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2021 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2021 10:21
Hem kişisel hem de toplumsal olarak utanç duyacağımız birçok öğe/ler vardır hayatımızda. Kimimiz umursamazken, kimimiz altında eziliriz, kişiye özel bir duygu desem doğru mu ifade etmiş olurum, bilemiyorum... Ama kitaptaki yaşanan olaylar karşısındaki tutum ve davranışlara baktığımızda, utanma sözcüğünü bilgi dağarcığımda hiç bu kadar detaylandırmamıştım. Sanırım yüz kızartıcı şeyler karşısında herkesin aynı duyguyu taşıyacağı perspektifinden baktığımdan olsa gerek... Kitap, Cape Town'da iyi bir üniversitede profesör olan David Lurie'nin sıradışı öyküsüyle girizgâh yapıyor. 52 yaşındaki kahramanımız 2 kez evlenip boşanmış, klasik müzikten hoşlanan, Byron hayranı ve üzerine çalışmalar yapan, karşı cinsiyle olan ilişkilerini cinsellik üzerine kuran entelektüel bir adam. Ve günün birinde öğrencisi olan Melanie'yle ilişki yaşamaya başlar. Oldukça karmaşık olan bu ilişki kızın babasının şikâyeti üzerine okul yönetimine sirayet eder. Aslında bu şikâyet aynı zamanda David'in idam fermanıdır. Savunma bile yapmadan, kendine yöneltilen suçlamaların yer aldığı belgeleri imzalar ve kenti terk eder. Salem kasabasında, çiftlikte hayat kuran kızı Lucy'nin yanına gider. Şehir hayatından oldukça farklı bir ortamdır burası. Hiç de kolay olmayan yeni yaşam biçimine ayak uydurmaya çalışırken bir saldırı gerçekleşir. Lucy'ye 3 saldırgan tecavüz eder, David yaralanır, köpekleri katledilir. "Kendini toparlamak, gücünü yeniden elde etmek" için kızının yanına gelen David, "günden güne kendini yitirir". Kafasından silemediği, yarım kalan Byron projesi, onu tekrar Cape Town'a sürükler. Döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir. Evi harabeye dönmüş, iletişim binasındaki odasının kapısındaki levha el değiştirmiş, arkadaşları, komşuları ardından konuşur olmuş bir ortamla karşılaşır. Devamında
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20183,529 okunma